'Kürdistan yek e, Kurd biran e'

Silopi'de onbinler operasyona hayır dedi Özgür Gündem Silopi'de düzenlenen 'Barış ve Demokrasi' mitinginde sınır ötesi operasyona karşı tepkiler dile getirilerek, Kürt sorununun sınır ötesi operasyonlarla çözülemeyeceği sorunun PKK ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın muhatap alınması ile çözüleceği mesajı verildi. Silopi'de Süleyman Demirel İlköğretim Okulu'nun yanındaki boş alanda sınır ötesi operasyona karşı DTP öncülüğünde düzenlenen ve bazı sivil toplum örgütlerinin de destek verdiği 'Barış ve Demokrasi' mitingi sona erdi. Yaklaşık 30 bini aşkın kişinin katıldığı mitingte, sık sık 'Biji Serok Apo', 'Biji Aşiti', 'Öcalan', 'Sayın Öcalan', 'PKK halktır halk burada', 'Kürdistan yek e, Kurd biran e' ve 'Türkeşin itleri yıldıramaz bizleri' sloganları atılarak, 'Habur kapanmasın', 'Bekle Bursa HPG geliyor', 'Botan Omera'yı selamlıyor', 'Beritanla partileşelim, Zilanla özgürleşelim', 'Bekle HPG geliyor' dövizleri taşındı. 'Erdoğan Botan'a gelsin' Saygı duruşu ile başlayan mitingde ilk olarak söz alan DTP Şırnak İl Başkanı İzzet Belge, sınır ötesi operasyonla karşı karşıya olunduğunu hatırlatarak, 'Bu kararla kalmayıp bütün metropollerde şoven duygularla halkımızı ve halkımızın değerlerine saldırdılar. Bu zulme artık yeter. Köleliğe artık yeter diyoruz. İstanbul'da Irak'a komşu ülkelerle toplantı düzenleniyor. Bu toplantının asıl amacı Ortadoğu'nun kadim halkı olan Kürt halkının asimile etmeye dönüktür. Erdoğan Irak, İran ve Avrupa'da dolaşıyor. Kendisini Botan'a davet ediyoruz, halkın gerçekliğini burada görsün' şeklinde konuştu. Silopi Barış ve Demokrasi Mitingi fotoğrafları için tıklayınız 'Çözüm demokratik özerklik' 'Ya onurlu bir yaşam, ya da şerefli bir ölüm' diyen Belge, çözümün demokratik özerklik olduğunu söyledi. Ne ülkede ne de sınırın ötesinde operasyon istemediklerini dile getiren Belge, 'Basın mensupları savaşan güçlere mikrofon uzatıyor, gelin bu halka mikrofonları uzatın ve gerçekleri görün' dedi. Korucubaşı Hazım Babat'ın Şırnak'ta yaptığı konuşmasına değinen Belge, 'Her türlü pisliğe bulaşmış insanların halka ahlak dersi vermesi çok tehlikelidir. Bu bölgede hırsızlığın, fuhuş, esrar kaçakçılığını yapan kişidir' dedi. Qamişlo'da demokratik tepkiye tahammül edemeyen Suriye'nin Kürt yurttaşları katlettiğini ifade eden Belge, olayı kınadı. 'İç barışı sağlayan dinamiklerimiz var' DTP Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak'ta, 'Ya farklılıkları görerek, özgürlükleri tanıyacağız ya da yaşananlar böyle devam edecek' diyerek, İstanbul'da Irak'a komşu ülkeler toplantısına katılan temsilcilerin toplantı yaptığı sırada böylesi bir mitingin olmasının önemli olduğuna işaret etti. Gözyaşı ve savaş naraları istemediklerini dile getiren Ertak, 'Onurlu bir barıştır istemimiz. Barışın teminatı herkesin dili kültürü ile bu coğrafyada özgür olmasından geçer. Türkiye'yi ve Ortadoğu'yu yönetenlere sesleniyoruz; Türkiye'de iç barışı sağlayacak dinamiklerimiz var. Dünyanın öbür ucundan birilerinin bizi barıştırmak için gelmesine gerek yok. Biz barıştan yana, halkların kardeşliğinden yana olan herkese çağırıyoruz, gelin savaşın önüne geçelim' şeklinde konuştu. 'Doğudan güneş yükselir batıya yansır' DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'da Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne miras kalan Kürt sorunu nedeniyle 29 isyan yaşandığını hatırlatarak, '84 yıldır sesimizi dilimizi zorla bastırmaya çalıştılar buna muvafaf olamadılar. 24 yıldır yaşanan çatışmalar, Botan'dan tümtüm Türkiye'yi etkilemiştir. Bu çatışmayı yöneten generaller ve basına verdikleri demeçlerle, 'Kürt halkı olduğunu bilmiyorduk, onların bir dili olduğunu bilmiyorduk, baskı ve zulüm ediyorduk, yanlış yaptık' diyorlar. Bu itiraf karşısında gerçeği gördükleri için onlara saygı duyuyorum. Sınırdan batıya kardeşlik mesajı vermeliyiz. Doğudan güneş yükselir batıya yansır' dedi. 'Habur kardeşlik köprüsüdür' Konuşmasında annelere seslenen Kaplan, 'Savaşın bitmesini 8 askerin teslim edilmesini istiyor musunuz?' sorusuna kitle hep beraber 'Evet' yanıtını verdi. Bu meydanlarda verilen cevabın Türkiye'de bütün insanların cevabı olduğunu belirten Kaplan, şunları söyledi: 'Peki Başbakan'a bunun için ne yaptınız. Savaş isteyen milletvekillerine seslenmek istiyorum. Bin yıldır bir arada yaşayan halkları birbirine kırdırmak isteyenler hain ve bölücüdür. Burası Habur Sınır Kapısı sadece ekmek kapısı değil, kardeşlik köprüsüdür. Habur'un öbür yanındaki kardeşlerimize niye namlu uzatıyoruz niye savaş istiyorsunuz?' 'Kürt fobisinden kurtulmalıdır' Erdoğan'a sesleyen Kaplan, 'Gelin hep beraber Ortadoğu stratejisini birlikte oluşturalım. Habur barış ve kardeşliktir, bunun aksi yıkım ve savaştır' dedi. İstanbul'da Irak'a komşu ülkelerle yapılan toplantıya değinen Kaplan, 'Ortadoğu'nun devletsiz halkı olan Kürtlerle çıkacak savaş, yüzyıla yayılacak bir felakettir. Bu felaketin ötesi bir durumdur. ABD, AB ve dünyaya sesleniyorum. 3. Dünya Savaş kışkırtıcılığını bırakın. Başbakan herkesin meşru gördüğü Talabani'yi Kürt olduğu için kabul etmiyor. Türkiye Kürt fobisinden kurtulmalıdır. Orada bir Kürt statüsü var, bunu kimse inkar edemez' dedi. Kaplan, son olarak 'Uçaklarınız, F16'larınız kendi çocuklarınızı bombalamasın' mesajını verdi. 'Kardeşlik köprüsünü yıkmanıza izin vermeyeceğiz' DTP Eş Başkan Vekili Selma Irmak'ta, 'Yine ülkemize ve kardeşlerimize bomba yağdırıyorlar. Hep beraber savaşa zulme artık yeter diyoruz' diyerek başladığı konuşmasında, operasyonlarla Kürtlerin bitmeyeceğini vurguladı. Savaşlarla bu sorunun çözülemeyeceğine dikkat çeken Irmak, şunları kaydetti: '24 defa sınır ötesi operasyon yaptınız ama sonuç alamadınız. Çözüm demokrasi ve özgürlüklerin daha çok genişletilmesindedir. Silopi kardeşlik köprüsüdür. Bu köprüyü yıkmanıza izin vermeyeceğiz. Ve bu köprüden geçemeyeceksiniz. Hikayeleriniz bir ve çocuklarınız beraber oynadığı bir coğrafyada kimse bu halkları birbirinden ayıramaz. Buna yeltenenler haindirler. Kürtler ayrılık istemiyor. Kürtler ortak yaşam ve ortak vatan diyorlar.' Irmak, kitleye hitaben, 'Soruyorum size ne istiyorsunuz' sorusuna kitle de hep bir ağızdan 'Özgürlük' dedi. 'AKP Milletvekilleri ihanet ediyorlar' 'Yüreğimizi tek parça yapıp, insan bedenlerinden oluşturulan canlı kalkanlarla, savaşa hayır diyelim' diyen Irmak, Erdoğan, Gül'e ve Genelkurmay'a seslenerek, 'Bu yanlışlıktan vazgeçin. Kıyamet etkisi yaratacak bu girişimden vazgeçin. Çözüm operasyonda değil meclistedir. Kürtlerin meclisteki temsilcilerini dinleyin ve hep beraber Cumhuriyet'i demokratik bir öze kavuşturalım. Bugün Ankara'da savaşa ve tezkereye hayır diyen Silopi'den selam yolluyorum. Kürt artık eski Kürt değildir, Amerika, Türkiye ve Avrupa ve diğer zihniyetler, kendi Kürdünü yaratmak istiyor. Ancak bizim Kürt profilimiz onurlu ve özgür Kürttür' şeklinde konuştu. AKP'li Kürt milletvekillerine de seslenen Irmak, 'Onurunuza sahip çıkın. Şeyh Sait, Seyit Rıza ve Bedirhanilerin kendi kanlarında olanlar maalesef ihanet ediyorlar. Kürt halkının sembolleşmiş ihanetçisi İdrisi Bitlisi olmak istemiyorsanız, şerefinize ve onurunuza sahip çıkın' dedi. Anayasa'nın halkın gerçek ve somut taleplerine göre şekillenmesi gerektiğini de dile getiren Irmak, bu temelde halkın formülasyonun 'demokratik özerklik' olduğunu söyledi. 'Öcalan'ı selamlıyorum' 'Barış stratejisinin mimarı Öcalan'ı selamlıyorum' diyerek konuşmasına başlayan DEP eski Milletvekili Selim Sadak, 'Kendini Genelkurmay zannedenlerden hiç bir şey anlamıyoruz. Bu halkın taleplerini anlamayanlar pişman olacaktır. Bu halk namusundan, birlikteliğinden, onurundan vazgeçmeyecektir. Genelkurmay, Başbakan, Meclis ve DTP dışında ki siyasi partiler 'saldırın' diyor. Ancak onurlu halkımız barış diyor' dedi. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın 'Söz bitti' açıklamasına atıfta bulunan Sadak, 'Sözün bittiği yerde felaket başlar, insanlık dışı muamele başlar, onun için sözü bitirmeyin. Bu halkın sosyolojik yapısından habersiz, olan siyasi yapısından habersiz olan birilerinin sözleridir. Bu sözün altından kalkamazsınız. '20 yıllık mücadelede PKK saflarına katılımı durduramadık' bir itiraftır. Asker paşa artık bu yüzden vazgeç diyorum' şeklinde konuştu. 'Muhatap Öcalan'dır' HPG tarafından alı konulan 8 askerin sağ salim teslim edileceğini söyleyen Sadak, şunları belirtti: 'Çünkü onlar bu acının ne olduğunu biliyorlar. Bu dönem milletvekillerine saldıracaklar ama seçilmişler başlarını öne eğmeyecekler. Kürtlerin içinde hainler vardır, bunlar ajanlık işleri bittiği zaman, devletin tuvaletçisi bile olamazlar.' Savaşın yükünün çok ağır olduğunu belirten Sadak, sorunun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK'nin muhatap alınması ile çözülebileceğinin altını çizdi. Silopi Belediye Başkanı Muhsin Kunur'da barış ve özgürlük dileklerinde bulunarak, mitinge katılanlara teşekkür etti. ŞIRNAK (DİHA)

Ayak takımı Hüseyin İnan/Kurdistan-Post Ayak takımından Kürtlere kardeş olmaz. Onların kardeşleri Saddam’dı, Amedinejad ve B. Esad. Hayrını görsünler. Bütün varlığını Kürt halkının inkarı ve imhası üzerine inşa etmiş bir halk, bir devlet ile kardeşlik mümkün mü? Yazılı, sözlü ve görseli ile tüm Türk medyası Kürt halkına günlerdir hakaret yarışında. Bu hakaret, ırkçılık ve tehditler öyle bir noktaya vardı ki, artık aynı medyanın kimi mensupları bile bundan rahatsız olduklarını gizlemiyorlar. Bu ırkçılığın başını ise Hürriyet gazetesi ve onun yayın yönetmeni E. Özkök çekiyor. Öyle bir noktaya ulaştı ki bu saldırılar, Mesut Barzani bile Özkök’ün adını cebinde taşıyor. Adamlarda öyle bir ırkçılık var ki Naziler bile onları kıskanıyor... Sadece Türk medyasının mensupları değil ırkçılık yapanlar, aynı zamanda okuyucuları da ırkçı. Uzun zamandır takip ediyorum, Hürriyet gazetesi’nin İnternet sayfalarında Kürtlere yönelik bir saldırı olduğunda bu gazetenin sayfalarına yorumlarını gönderen okuyucuların hakaretlerinden geçilmiyor. Özellikle gerillalar öldürüldüğünde bir yerlerine kına yakan bu okuyucular, dün de Qamişlo’da, Türkiye’nin Güney Kürdistan’a olası işgaline karşı bir protesto düzenleyen Kürtlerin üzerine Suriye askerleri tarafından açılan ateş sonucu 3 kişinin öldürüldüğü haberine yoğun bir şekilde iğrenç yorumlarda bulundular. Şimdi Hürriyetin haberine bir bakın: “Suriye'nin Türkiye sınırındaki Kamışlı Kasabası'nda yapılan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a yönelik olası operasyonunu protesto gösterisinde güvenlik güçlerinin ateş açarak 3 kişinin ölümüne neden olduğu öne sürüldü” Ve bu habere gelen yorumlar, aynen yazıyorum: “Ayni protosto olaylari Türkiyede olursa polise vur emri verilmeli. Pisliklerin kökü kazinmali” “Vuranin eline saglık, üc pislik daha temizlendi” “İşte dostluk böyle olur. Bravo Suriye. Cesaretine kuvvet” “Türkiyenin yapamadığını yapıyorlar helal olsun” “İyi olmuş bizim bu başımıza gelenlerden sonra hala kalkıp böyle gösteriler yapıyorlarsa Suriye kolluk kuvvetleri keşke hepisini öldürseydi” “Oh çok iyi olmuş..bravo suriye polisi...” “Ellerin dert gormesin Suriye..yanliz biraz daha fazlasini oldurseydin mukemmel olurdu bu yaptigin” “Gebersin namussuzlar” “Darısı Türkiyede yasadışı gösteri yapanların basına” “Yuh yahu bir Suriye kadar olamadık” “Ellerine sağlık gomşiiii” “NE KADAR SAĞLAM KOMŞULARIMIZ VARYA İT İTİ ISIRMAZ AMA BÖYLE ÇOK İYİ OLMUŞ DEVAM ETSİNLER GERÇEKŞUKİ PKK YA SIKILAN KURŞUNA ACIYORUM ASLINDA GAZ KULLANMALI YADA AÇ BIRAKILIP ACI ÇEKSİNLER SÜRÜNSÜNLER MİLLİ GELİRİMİZİ KURŞUN OLARAK BU DEYYUSLARA HARCAMAYALIM” “Ortalarına bi bomba atsaydılar keşke...” “Yani zorla bizi ayağa kaldırtıp basraya dökülmek istiyorlar!!!ama bilinsinki hızımızı alamayabiliriz!!!” “İlahi adalet tecelli etmiş.türke, türklüğe düşman olanın sonu her zaman ölüm olur.sana ne ırak operasyonundan protesto ediyorsun suriye polisine alkış daha çoğunu öldürselerdi keşke” “Oh çok iyi olmuş ellerine sağlık.Öyle veya böyle geberecekler nasıl olsa” “SURİYE GÜVENLİK GÜÇLERİNİ KUTLAMAK GEREK. KEŞKE BU GÖSTERİYE KATILANLARIN HEPSİNİ İMHA ETSELERDİ. ZİRA BUNLAR DA BİZDEKİ VE IRAK'TAKİ BARZANİ VE TALABANİ'NİN DESTEKLEDİĞİ AYRILIKÇI TERÖRÖST GRUBUNUN DEVAMIDIRLAR. HEPSİNİN İHMA EDİLMELERİ KAÇINILMAZDIR” “Sevindim ama az gebermis biraz dah cok olsa idi” Müdahale dedigin böyle olur, peki biz ne zaman müdahale edecegiz terörist ve yandaslarina?” “GEREĞİ BU.İSTERDİMKİ ORADAKİLERİNİN TAMAMI GEBERTİLSİN. GÖSTERİCİ VE PROTOSTOCULAR” “Ellerine Sağlık. Bu millet bağlı bulunduğu her ülkenin başına beladır. Asalakça yaşamaya alışmışdır. Ermeniler gibi bunlarıda İran, Suriye, Irak birleşerek Çorak bir alana tehcir etmeliyiz” *** Mideniz bulandı değil mi? Bu kadar ırkçı olamazlar diyorsunuz? Yüz yıllardır birlikte yaşadığımız, et ve tırnak kardeşliğinin son durağı işte burası. Kürtler bu faşist güruhu iyi tanımalı. Ve bunlardan kardeş olunmayacağını artık anlamalı. Bunların “et ve tırnak” kardeşliği şöyle oluyor: Burada et Türkler, tırnak ise Kürtler. Tırnak uzadıkça kesilip atılır. Bunlardan Kürde kardeş olmaz, ama cellat olmaya hepsi dünden gönüllü. Daha öncesini unutalım! Şu 84 yıllık TC tarihinde kaç yüz bin, kaç milyon Kürt, devlet terörüyle öldürüldü? Bileniniz var mı? Yok. O kadar çok Kürt öldürdüler ki, istatistik tutmaya dahi değer bulmuyorlar. Niyetlerinde en ufak bir değişiklik yok. Kürt’ten nefret ediyorlar. Sanatçısından politikacısına, askerinden polisine, öğretmeninden öğrencisine, işçisinden işverenine, gazetecisinden okuyucusuna, aydınından cahiline, köylüsünden şehirlisine kadar hepsi Kürtlerden nefret ediyor. Bütün çapulculuklarına, barbarlıklarına, Aziz Nesin’in dediği gibi yüzde 60 aptallıklarına rağmen, kendilerini Nazi Almanya’sı gibi üstün ırktan sayıyorlar. Ve Kürtleri de aşağı ırktan gördükleri ve yenemedikleri için de nefret ediyorlar. Ne demişler zulmünüz ve nefretiniz artsın... Bunca zulme rağmen Kürtler Türklere düşmanlık beslemedi. Kardeşiz dediler. Ama artık yeter... Son 25 yıllık savaşta 30 bin TC vatandaşı öldürüldü deniyor. Bunlardan 20 bini PKK militanı, devlet tarafından öldürülen, cesetlerine işkence yapılan, kulakları ve parmakları Türk askerleri tarafından koleksiyon olarak kesilenler, toplu mezarlarda, çöplüklerde gömülenler, cesetleri köpeklere atılanlar. Bunların ailelerine de TC devleti 25 yıldır zulüm ediyor. Bu öldürülen 30 binden 5 bini faili devlet olan Kürt kökenli sivil vatandaşlar. Çocuk, gazeteci, politikacı, köylü, işçi, emekli vs. Geriye kalan 5 bini Türk ordusunda asker, polis, korucu... bunların içinde en azından 2 bin 500’ü yine Kürt. Devşirmesi ve ‘öztürk’ü ile topu topu 2 bin 500 Türk kalıyor geriye, bu kirli savaşta ölen. Durum böyle iken Kürtlerin Türklere düşman olması gerekmez mi? Ama “hem suçlu hem de güçlü” olmaya çalışanlar maalesef yine Türkler. Kimse bana Türkiye’de Türkler azınlıkta falan edebiyatı yapmasın. Kendisini Türk hissediyorsa gerisi önemli değil. Türkün ne Müslüman’ı, Kürdü kardeş olarak kabul ediyor, ne de sosyalist olanı. Örnek mi? Sosyalist Yalçın Küçük ile Müslüman Tayip Erdoğan. Laik Yaşar Büyükanıt ile liberal Ertuğrul Özkök. Ey bırakın artık Türkiye’deki 40 – 50 milyonluk Türk nüfus içinde İsmail Beşikçi, Akın Birdal ve Haluk Gerger gibi beş on tane namuslu Türk de çıksın. Durum böyle iken. Şimdi, şu yukarıda Kürtler hakkındaki yorumlarına yer verdiğimiz bu it sürüsü, ayak takımı, faşist güruh ile Kürtlerin kardeş olduğunu söyleyebilecek olan var mı? Bu sürüyü, ancak çakallar kendilerine kardeş kabul eder. Namuslu, onurlu kendisine güvenen biri, kendisinden zayıf olan bir diğerine karşı hoşgörülü olur. Ona zarar vermek istemez. Asaleti buna izin vermez. Ama korkak, iğrenç, adi, aşağılık, kişiliği zayıf olanlar ise kendisinden güçsüz olanlara en olmadık zulmü reva görürler. Kendisinden güçlü olana da boyun eğer, yalakalık yaparlar. Türkiye’de şu anda olan da tam budur. Kürtler söz konusu olduğunda acımasız faşist oluyorlar. ABD, İsrail ve diğer güçlü olanlar söz konusu olduğunda, yalakalık ve soytarılık yapıyorlar. Sizler Kürtlere karşı nefret ekerken, hoşgörü biçeceğinizi mi sanıyorsunuz?

IRAK’A KOMŞU ÜLKELER TOPLANTISI SONA ERDİ:  ‘’BÜTÜN TARAFLAR SONUÇ BİLDİRGESİNDEN MEMNUN’’ PNA-Genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı sona erdi. Tarafların toplantıdan tam mutabakatla ayrıldıkları belirtildi. Irak'a komşu ülkelerin yanı sıra BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri, AB Komisyonu, İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) ve Arap Birliği'nin İstanbul'da bir araya getiren Genişletilmiş Irak'a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı sona erdi. Irak Başbakanı Nuri el-Maliki ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan toplantının kapanışında birer konuşma yaptı. Sonuç bildirisinin üzerinde uzlaşıya erken varıldığı için toplantı planlandığından erken bitti. Toplantıya komşu ülkeler İran, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve Suriye'nin yanı sıra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri; ABD, Fransa, İngiltere, Çin ve Rusya, G-8 ülkelerinden Japonya, Almanya, İtalya ve Kanada ile Birleşmiş Milletler, İKT, Arap Birliği ve AB Komisyonu'ndan temsilciler katıldı. Bu çerçevede ev sahibi Türkiye, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Irak Başbakanı Nuri el-Maliki, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki gibi önemli isimleri ağırladı.

"Komşularımızdan istikrarın bozulmasına yol açacak şekilde hareket etmemelerini bekliyoruz"

ZEBARİ: ‘’IRAK’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VE EGEMENLİĞİNE BÜTÜN ÜLKELER SAYGI GÖSTERMELİ’’ PNA- ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ve Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan arasında yapılan üçlü görüşmenin ardından bir açıklama yapan Irak Dışişleri bakanı Hoşyar Zebari, Irak yönetiminin PKK ile mücadelede Türkiye'ye yardıma hazır olduğunu söyleyerek, bunun Türkiye, ABD ve Irak'ın yakın işbirliğiyle mümkün olduğunu kaydetti. PKK'yı engellemek, izole etmek ve etkisiz hale getirmek için elle tutulur bazı önlemler aldıklarını söyleyen Zebari, Irak'ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne bütün ülkelerin saygı duyması gerektiğini ifade etti. Zebari, bugünkü toplantının amacının Irak'ın istikrarının sağlanması olduğunu belirterek, "Komşularımızdan istikrarın bozulmasına yol açacak şekilde hareket etmemelerini bekliyoruz" diye konuştu.

Bu politika ancak halkları birbirine düşürüp, Kürt-Arap halkı arasında savaşa yol açacaktır.

Gerilla Suriye'yi uyardı HPG Anakarargah Komutanlığı, Qamişlo'da Kürt gösterisine saldırarak 1 kişinin ölümüne çok sayıda kişinin yaralanmasına yol açan Suriye rejimini sert uyardı. HPG, Beşar Esad hükümetini Kürt halkına yönelik saldırıları durdurmaya çağırdı. HPG Anakarargah Komutanlığı yaptığı açıklamada, “Kürt sorununun çözümünün yakıcı bir şekilde kendini dayattığı bir süreçte, Türk devletinin başını çektiği bir imha konsepti halkımıza dayatılmaktadır. Türk devleti bu imha konseptine Suriye ve İran devletlerini de katma uğraşındadır. Bu konsept çerçevesinde önderliğimize karşı baskı ve psikolojik işkence arttırılmakta, kuzey Kürdistan'daki halkımıza yönelik ırkçı-şoven saldırılar geliştirilmekte ve Türk ordusu tarafından gerillamıza yönelik kirli bir savaş yürütülmektedir. Bu konseptin bir parçası olarak meclisten tezkere geçmiş ve güney Kürdistan'a yönelik savaş gündeme oturtulmuştur” dedi. Bununla paralel İran devletinin Kürt halkına karşı baskılarını sürdürdüğünü belirten HPG, Suriye devletinin de Türk devletinin başını çektiği imha konseptine çanak tuttuğunu kaydetti. HPG, “Son dönemlerde Beşar Esad'ın Türkiye'yi ziyareti tesadüfü olmayıp, dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştur. Beşar Esad yaptığı son açıklamalarıyla, Kürtlere karşı bu konsepti kabul etmiştir” diye belirtti. Beşar Esad'ın Türkiye ziyaretinde, babasının politikasını sürdürdüğünü ifade eden HPG, Qamişlo'daki olaylara dikkat çekerek şöyle dedi: “Mevcut son olay gösteriyor ki, bu babasının politikası değildir. Hafız Esad her ne kadar Kürtlerin haklarını kabul etmemişse de, ama Kürtlere karşı hiçbir zaman savaş açmamıştır. Kürt hareketleriyle her zaman dostluk temelinde ilişkiler geliştirmiştir. Hafız Esad her zaman ilkeli ve tutarlı bir politika izlemiştir. Beşar Esad bu son tutumu ile Hafız Esad'ın politikasıyla çelişmektedir. Bu şekilde babasının çizgisinden uzaklaşıp Türk devleti politikalarının etkisine girmiştir. Bu politika ancak halkları birbirine düşürüp, Kürt-Arap halkı arasında savaşa yol açacaktır. Bu politika halklar arasındaki barışa ve kardeşliğe hizmet etmemektedir.

Kürt derneklerinden ortak açıklama Enstituya Çand û Zmana Kirmanci (Zazaki) IKK-Berlin Kürdistan Dernekleri Birliği-KOMKAR Kurdische Gemeinschaft Rhein-Sieg/Bonn e.V. Kurdische Gemeinde Fulda e.V. Kurdisch –Deutscher Freundschaftsverein e.V.-Duisburg Kurdistan Kultur- und Hilfsverein e.V-Berlin Hevkar e.V-Hamburg Kurdistan Kulturzentrum-Nürnberg Kürt Kadın Bürosu-Komjin-Wuppertal Verein zur Förderung ethnischer Minderheiten e.V.-München IKV-Internationaler Kulturverein Wuppertal e.V. Kultur Kreis Kurdistan e.V.-Karlsruhe Mala Kurda e.V- Mannheim Kurdisch–Deutsche Freundscaftverein-Hamburg Komela Kurdan e.V- Bremen Kurdisch-Deutscher Frundsaftverein e.V-Bottrop Kürdistan Gençler Birliği-KOMCIWAN-Almanya Pena Kurd-Elmanya Kurdisches Zentrum-Berlin SOZK-Soziales Organisation Zentrum für Kurden e.V. Kerkuk Solidarite-Berlin Gemeinde der Kurden aus Syrien-Berlin-Brandenburg Komela Pişgiriya HAK-PARê li Elmanya Komela Dostiya Kurd û Elmanan e.V-HEVALTI-Koln Destekleyen Kurumlar: GESELLSCHAFT FÜR BEDROHTE VÖLKER-Gfbv-Göttingen Komelên Kerkerên Kurdistan lı Avusturya Federasyona Kurd li Avusturya Komela Yekîtiya Karkerên Kurdistan e.V-Hollanda Komela Karkerên Kurdistan-Danimarka KOMKAR-Swiss KOMKAR-Swêd KOMKAR-Ingilizistan Son dönemlerde artan çatışmaları bahane eden Türk askeri birliklerinin Kuzey Kürdistan’daki operesyonları ve Türk devlet yetkililerinin özellikle Güney Kürdistan´a yönelik kullandıkları saldırgan dil, ortamı tehlikeli bir şekilde gerginleştirdi. Çeşitli devlet organlarının ve Türk basının önemli bir kesiminin yaptıkları düşmanca yayınların da etkisiyle, Kürt halkına yönelik saldırılar, giderek bir linç kampanyasına dönüştü. Türkiye`nin her yerinde Kürtlere karşı yüzlerce saldırı olayı meydana geldi. Kürtler dövüldüler, yaralandılar, öldürülmek istendiler; evler, işyerleri, otomobiller saldırıya uğradı. Ne var ki bütün bu eylemleri yapanlara karşı devlet hiç bir yasal işlem yapma gereği duymadı, bir tek kişi hakkında soruşturma açılmadı. Kürt halkının özgürlük taleplerine baskı ve terörle karşılık vermeyi alışkanlık haline getirmiş olan Türk devleti, PKK eylemlerini bir bahane olarak kullanıyor. Onun asıl amacı, hem kendi sınırları içerisindeki Kürtler üzerindeki baskıları arttırmak, hem de Kürdistan`ın Irak sınırları içerisinde kalan parçasını işgal etmek ve Kürt halkının orada elde ettiği kazanımları yok etmektir. Bu amaca ulaşmak için de, basında sınırsız bir yalan ve iftira kampanyası yürütülüyor. Türkiye, bugün her zamankinden daha çok Kürtlere karşı bir kin ve nefret denizine dönüşmüş bulunmaktadır. Basında sürdürülen bu kampanyanın başını ise, aynı zamanda Almanya`da yayınlanmakta olan ve baş sayfasında, 1915 Ermeni soykırımı dönemine ait olan"Türkiye Türklerindir" sloganı yazılı Hürriyet gazetesi çekmektedir. Bu gazete, son günlerde tümüyle bir savaş bültenine dönüşmüş bulunmaktadır. Bir örnek olmak üzere, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök`ün, 22 Ekim 2007 tarihli yazısından birkaç cümleyi vermek istiyoruz: "Bundan sonra silahlarımız Barzani`ye çevrilmiştir. Amacımız, oradaki "Kürt rüyasını", "Türk kabusuna" çevirmektir. ... Demeliyiz ki; Üç beş F-16, otuz kırk sorti, 10 yıl öncesinin Kuzey Irakı`dır." Yine birçok Türk televizyon kanalının yayınları da bu niteliktedir. Kuşkusuz, kin ve nefret üzerine kurulu bu ırkçı kampanya, Almanya ve öteki Avrupa ülkelerinde yaşamakta olan Kürtlerle Türkleri de etkilemekte, onları her gün biraz daha birbirlerinden uzaklaştırmakta, ortamı tehlikeli bir tarzda gerginleştirmektedir. Ama ne yazık ki Alman devleti yöneticileri ve ilgili öteki kurumları, bu tehlikeli gidişata karşı gerekli tepkiyi göstermiyorlar. Kürtlere "PKK teröründen uzak durun!" diyen Alman yöneticiler, kendi ortakları Türkiye`nin ırkçı-şoven terörünü, işgalci emellerini görmezden geliyor, hatta destekliyorlar. Kürt halkına karşı bizzat Türk devleti eliyle yürütülen düşmanca kampanyanın yarattığı tehlikeye onların gündeminde yer yok. Üstelik, Almanya`nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz bu şoven kampanyaya destek verir bir tutum içerisinde gözüküyor. Alman devleti, Türkiye`de yükselmiş bulunan ABD`ye karşı havadan yararlanarak, bölgede yeni mevziler kazanma peşinde koşarken, tehlikeli bir oyun oynamaya doğru gidiyor. Bu gidiş, 1. Dünya Savaşı`nda Ermeni ve Rum halklarının başına gelenlere benzer yeni faciaların yaşanmasına yol açabilir. Aşağıda imzası bulunan Kürt örgütleri: - Baskı ve şiddetin her türlüsünü redediyoruz. - PKK, silahları derhal susturmalı, Türk yönetimi askeri operasyonlara son vermelidir. - Türkiye, 84 yıldır, Kürt halkını sindirip yok etmek amacıyla katliamlar dahil her yola başvurdu ama başarılı olamadı. Bu politika koşulsuz terk edilmeli, Kürt halkının varlığı kabul edilmeli, sorununun barışçıl ve demokratik yollarla çözüme kavuşması için gerekli adımlar atılmalıdır. - Türkiye, Irak Kürdistanı´na karşı izlediği düşmanlık politikasına son vermeli, Federal Kürdistan Yönetimi´yle diyalog kurmalı, sorunları uzlaşma yoluyla çözmek için çaba harcamalıdır. - Türkiye`de ve Kuzey Kürdistan`da yaşamakta olan Kürt halkı, geleceğinden emin değil. Halkımız, her an Ruanda`daki gibi büyük bir soykırımla yüz yüze gelebileceği korkusu içerisinde yaşıyor. Aynı endişeyi Avrupa`da yaşamakta olan bizler de paylaşıyoruz. - BM Örgütü başta olmak üzere bütün uluslararası kuruluşlardan ve tek tek devlet yöneticilerinden, çifte standart politikasını terk etmelerini, zaman yitirmeden harekete geçmelerini istiyoruz. Yaşanmakta olan sorunun temel kaynağı, Türkiye`nin Kürt düşmanlığı üzerine kurulu ırkçı-şoven politikasıdır ve elbet çözümün de buna göre olması gerekir. Teröre karşı olmak da en başta bu politikaya karşı olmayı gerektirir. - İlgili kurumların ve kamuyonun dikkatini savaş kışkırtıcılığı yapan, kin ve düşmanlık saçan Türk basınının yarattığı tehlikeye çekmek istiyoruz. 2 Kasım 2007

''Türkiye’nin kaygılarını anladıklarını ve PKK ile mücadelesine destek verdiklerini''

KOUCHNER: ‘’TEK TARAFLI ASKERİ OPERASYONDAN ENDİŞELİYİZ’’ PNA-Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner, ‘’Türkiye’nin Federal Kürdistan Bölgesi (FKB)’ne tek taraflı bir askeri operasyon düzenlemesinden endişe duyduklarını’’ söyledi. Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Genişletilmiş Irak’a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları Toplantısı için İstanbul’da bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ile biraraya geldi. Görüşmede, Irak’taki gelişmeler ve PKK konusu ele alındı. Fransız diplomatik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Babacan, ‘’Türkiye’nin Federal Kürdistan Bölgesi (FKB)’ne askeri operasyon düzenlemeyi son seçenek olarak gördüğünü’’ söyledi. Kouhcner ise, ''Türkiye’nin kaygılarını anladıklarını ve PKK ile mücadelesine destek verdiklerini'' kaydetti. Kouchner, ''Bununla birlikte Irak’taki durumun da çok hassas olduğuna işaret etti ve Türkye’nin PKK bahanesi ile Kürdistan Bölgesi’ne olası bir askeri operasyonun Irak’ın istikrarına zarar vereceği yönündeki endişesini'' dile getirdi.

Bu, zor ve karmaşık bir problem

ABD BAŞKAN YARDIMCISI CHENEY:  ‘’PKK SORUNUNU ÇÖZECEĞİMİZİ SANIYORUM’’ PNA-Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Yardımcısı Dick Cheney,’’PKK sorununu çözeceklerini sandığını’’ söyledi. Dallas kentinde konuşma yapan Cheney, Türkiye'nin Federal Kürdistan Bölgesi’ne yönelik olası askeri müdahalesinin etkilerine ilişkin bir soru üzerine, ‘’ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'in, halen Türkiye'de bu konu üzerinde aktif şekilde çalıştığını’’ söyledi. Cheney, ‘Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, PKK sorunun çözümü için Başkan George Bush ile Pazartesi Washington'da görüşeceğini de hatırlatarak, "Bu, zor ve karmaşık bir problem, ancak üzerinde oldukça agresif şekilde çalışıyoruz. Bunu çözeceğimizi sanıyorum" dedi. "Türklerle Kürtler arasında tarihi bir çatışma olduğunu" ileri süren Cheney, "Bunun, olduğundan daha fazla alevlenmesinin önüne geçmek için çalışıyoruz" diye konuştu