1920'lilerde itilaf kuvvetlerini hep birlikte Anadolu'dan çıkarttık, hata yaptık; özür dileriz...

“Yüce Türk devletine”, Türk Kürdü olmayan bir Kürdün özrü Mehmet Sönmez/Aidiyet duygusundan yoksun, biz vefasız Kürtler, yüce Türk devletine ve aziz Türk halkına verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz...Ne 1839'da,ne 1843'te,ne 1878'de,ne 1921'de,ne 1925'te,ne 1926'da,ne 1927'de,ne 1930'da,ne 1937'de ve ne......'de öl ölbitemedik...Öldükçe çoğaldık ve cellatlarımızdan çok yaşadık,hâlâ 20 milyonuz,özür dileriz...Tarihte Selahaddin-i Eyyubi’ler,Ebu Hanife Ahmet Dineveri’ler,Abdülkadir Geylani’ler,Meleye Ciziri’ler,Feqiye Teyran’lar,Molla Gorani’ler,Ebu Suud’lar,İdris-i Bitlisi’ler,Ehmede Xani’ler,Mewlana Halid’ler,Said Nursi’ler,Cemal Süreyya’lar,Ahmed Arif’ler,Orhan Asena’lar,Yılmaz Güney’ler yetiştirdik.Kültür,bilim,sanat,din ve edebiyatta bu coğrafyaya ruh kattık,hala da iflah olmadık,özür dileriz.... 1071'de aynı dindeniz diye size kucak açtık; omuz omuza Malazgirt'te Bizans'a karşı savaştık, yanlış yaptık özür dileriz... 1514'te bizim olmayan savaşta Çaldıran'da düşmanınız olan İranlılara binlerce kayıp verdik, yanlış yaptık özür dileriz... Çanakkale'de yedi düvele karşı imparatorluk güneşi batmasın diye oluk oluk kan akıttık, Çanakkale’yi geçirtmedik, yanlış yaptık, özür dileriz... 1920'lilerde itilaf kuvvetlerini hep birlikte Anadolu'dan çıkarttık, hata yaptık; özür dileriz... Lozan'da iki devlete ne gerek var, birlikte kardeş kardeşe gül gibi geçinip gideriz dedik, özür dileriz... Ne asıl kuruculuğun nimetlerinden yararlandık ne de azınlıklar kadar hak sahibi olabildik; bu şarkı böyle olmamalıydı diye itiraz ederek de ukalalılık yaptık, özür dileriz... "Vatandaş Türkçe Konuş "kampanyasına karşın biz onurumuz olan, varoluşumuzun nedenlerinden olan Şam şekerinden daha tatlı olan anadilimizle konuştuk, her kelime için" bedel" ödedik, yanlış yaptık özür dileriz... "kuyruklu Kürt, dağ Türkü" küfürlerini lügatinize soktuk, analarınızın ak sütü gibi temiz olan dilinizi kirlettik, insanlarınızın edebini bozduk; özür dileriz... Varlıklarımızı Türk varlığına tamamen armağan edemedik,Giritlere, Mekkelere, Balkanlara, Kafkaslara ve Ortadoğu'ya sürüldük,özür dileriz... Şehirlerimizin, ilçelerimizin, köylerimizin, dağlarımızın, ovalarımızın isimlerini medenileştirmek adına değiştirdiniz, biz ısrarla ve inatla eski isimlerini kullandık, özür dileriz... Alfabenizde olmayan x,w,q harflerini çocuklarımızın isimlerinde kullandık, alfabenizin huzurunu kaçırdık özür dileriz... İçlerimizden birileri sadece fikrilerini açıkladığı için gece yarıları jitem'in kurşunlarına hedef oldu, gündemi fail-i meçhul cinayetlerle meşgul ettik; özür dileriz... Kutsal bayramımız Newrozlarda "yaşasın halkların kardeşliği "dedik, görüntü ve gürültü kirliliği yarattık, özür dileriz... Her rengin tıpkı ebruli sanatında olduğu gibi kardeşçe,uyum ve barış içinde birbirini yok etmeden yaşayabileceklerini düşündük,yanılmışız meğer;özür dileriz.....Çok özür dileriz....Ama çok özür dileriz....

Panzerlerle abluka altına alınan mahalleye çok sayıda çevik kuvvet polisi gönderildi.

Gazi Mahallesi polis ablukasında 21:07-Gazi Mahallesi'ni ablukaya alıp gösteri yapan gruba müdahale eden polis, 9 kişiyi gözaltına aldı. Gazi Mahallesi'nde bir grup gencin 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasını protesto etmek amacıyla yaptığı yürüyüşe müdahale eden polis, 9 kişiyi gözaltına aldı. Panzerlerle abluka altına alınan mahalleye çok sayıda çevik kuvvet polisi gönderildi. Gazi Mahallesi'ndeki gösteriye müdahale. 18:20-Gazi Mahallesi'nde 'Êdî Bes e' sloganları atarak yürüyüş yapan gruba polis müdahale etti. İstanbul Valiliği'nin bugün Çağlayan Meydanı'nda yapılması planlanan mitingi yasaklamasına dönük protestolar sürüyor. Gün böyu gösterilen yaşandığı İstanbul'da bir grup genç, Gazi Mahallesi'nde yürüyüş yaptı. Slogan atıp bir süre yürüyüş yapan gençlere polis panzerler ve gazla müdahale etti. Polise molotofkokteyli ile karşılık veren grup, İsmetpaşa Caddesi'nde bulunan elektrik direğini ateşe verdi. Grup ile polis arasındaki çatışma devam ediyor. İSTANBUL (DİHA)

FKB Başkanı Mesut Barzani’nin bizzat katılacağı konferansın bu hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

‘’DÜNYA YÜKSEK ÖĞRENİM KONFERANSI BU HAFTA HEWLER’DE GERÇEKLEŞİYOR’’ 10-Dec-07 [12:35]PNA-Federal Kürdistan Bölgesi (FKB) Yüksek Öğrenim ve Bilimsel Araştırmalar Bakanı Dr.İdris Hadi, FKB Başkanlığı Divanı Başkanı Dr. Fuad Hüseyin ve beraberindeki Hollandalı bir heyeti kabul etti. Dün yapılan görüşmede, Kürdistan Bölgesi’ndeki yüksek öğrenimin durumu tartışıldı. Görüşmede, Kürdistan Bölgesi’ndeki üniversitelerdeki gelişmelerin yanısıra Hewler’de bu hafta gerçekleşmesi beklenen Dünya Yüksek Öğrenim Konferansının öneminden bahsedildi. FKB Başkanı Mesut Barzani’nin bizzat katılacağı konferansın bu hafta gerçekleşmesi bekleniyor. Konferansa dünyanın en iyi üniversitelerinin yanında çok sayıda ünversitenin temsilcilerinin katılması bekleniyor.

Almanya’nın Offenbach kenti Kreisliga A’da mücadele eden Munzurspor hafta sonu kendi sahasında karşılaştığı Türkgücü’nü darmadağan etti: 4-0. Offenbach kentinde oturan futbolseverlerin derbi olarak gördüğü karşılaşmada kendi saha ve seyirci avantajını iyi kullanan Munzurspor farklı galip geldi. Munzurspor sahaya çubuklu yeşil sarı kırmızı formayla çıkarken, Türgücü de kırmız beyaz formayla sahaya çıktı. Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan olaylar iki takımın taraftarları arasında da hafif psikolojik bir gerginliğe neden oldu. Özellikle üç hilal sembolleri ve Türk bayraği ile karşılaşmaya gelen Türk taraftarlar, zaman zaman Munzursporlu futbolcularla sataşmak istese de, Munzurspor saha görevlileri herhangi bir provakasyonun meydana gelmemesi için yogun çaba sarf ettiler. Karşılaşma bu gergin ortamda başlarken, Munzurspor maçın henüz başlarında 1-0 öne geçti. Zaman zaman gergin anların yaşandığı maçta ilk yarıda girdiği birçok net gol pozisyonundan faydalanamayan Munzurspor ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. İkinci yarıya fırtına gibi giren Munzurspor bu yarının hemen başında durumu 2-0’a getiren golü buldu. Bu golden sonra maçta oyun kontrolünü eline alana Munzurspor sayısız gol fırsatından yararlanamadı. Maçın son bölümlerine girilirkengeliştirdiği ataklar sonucunda üst üste iki gol daha atarak maçın skorunu belirledi Orta hakemin bitiş düdüğü ile birlikte büyük bir coşku yaşayan Munzurspor taraftarları, Munzursporlu futbolcularla birlikte galibiyet sevinci yaşadı. Bu sonuçla Munzurspor ligde puanını 15’e yükselterek 10. sırada yer aldı. YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ OFFENBACH

Newroz TV Kuruluş Gecesini Oslo'da kutluyacak Doğu Kürdistan’a hitap edecek olan Newroz TV, Kürtçe yanısıra Fars dilinde de yayın yapacak. Newroz TV yetkilileri tarafından yapılan yazılı açıklamada, Doğu Kürdistan ve İran'daki tüm halkların barış, demokrasi ve özgürlük sesi olmayı amaçladıkları belirtildi. Newroz TV 72 ülkeden izlenebilecek. Newroz TV FREKANSLARI : Uydu (Sat): Hot Bird 8 at 13.0°E Frekans:12476 Symbol-Rate: 27500 Fec:3/4 Polarision:Horisontal Sid:10606 Audio: 703 Nid - Tid:318-8900 Yapılacak bu Geceye Armanc, Bilal Ercan, Dilsad, Ezed Rezazi, Gule ve Koma Roj Sahne Alacak.

Türkiye Kürdistanı'nın bir gün hür olacağını umuyoruz Tarih: 09.12.2007 Saat: 11:05 Rizgarî Online*/1998 Yılında Irak Kürdistan’ında Kurulan Mahmur Mülteci Kampında Türkiyeli Kürdler Bulunuyor. PKK Yüzünden Irak Kürdleri ile Türk Hükümeti Arasında bir anlaşmazlık söz konusu."Türkiye bizi sınırı geçmeye zorladı, şimdi de bizi terörist olarak kabul ediyor." 14 yıl önce buraya göç eden Rahime, hala başına gelenlere bir anlam vermeye çalışıyor. Irak sınırına yakın olan köyü, 1993 ve 1995 yılları arasında PKK ile savaş halinde olan Türk ordusunun boşalttığı 3000 köyden biri. "Askerler köyün erkeklerine korucu olmalarını önerdi. Kocam reddetti. Bu nedenle buraya geldik" diye konuşuyor. Olağanüstü hal döneminde hükümet yanlısı 57 bin Kürd milis Türk ordusuna yardım etti. Bunların çoğunun korucu olmasının nedeni ise yurtseverlikten çok, sanayi yatırımlarının unuttuğu bu bölgede aylık gelir kaynağı sağlayabilmek. Erbil'in 100 km güney batısındaki Mahmur mülteci kampı surlarla çevrili. Resmi olarak BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin himayesindeki bu mülteci kampına gitmek için birkaç aydır Irak Kürdistan Demokratik Partisi KDP'den izin almak gerekiyor. Silahlı Kürd örgütünün eğitim kampını barındırdığı şüphesi ile kampın çevresindeki denetimler iyice arttırıldı. Bu şüphe Mahmur'un ABD ordusu tarafından denetlenmesine neden oldu. Ancak burada hiçbir silah bulunamadı. Irak Hükümeti böylece kampın PKK ya da başka bir örgüt tarafından üs olarak kullanılmadığının garantisini aldı. Erbil'deki BM görevlilerinden Ferhat Abdülkadir, hiçbir kanıtın olmamasını eleştiriyor."Bu mülteci kampının PKK'ya yardım ettiğine dair hiç delil yok. İfade özgürlüğü konusunda büyük tartışmalar var ancak bu başka bir konu" diyor. 1998 yılında Saddam Hüseyin rejimi sırasında kurulan bu kamp, PKK ile mücadele halinde olan Türkiye ile her zaman bir anlaşmazlık konusu oldu. Bugün bu konu Kürd yetkilileri rahatsız ediyor. Sadece Mahmur'da 11 bin Türkiyeli Kürd bulunuyor. Başlı başına bir kent. 4 okul, 2 internet kafe, 4 bilardo salonu, bakkallar, kafeler... Özellikle de bir belediye idaresini aratmayacak yönetim. Her yıl, dışarı ile irtibatı sağlayan bir belediye başkanı ve 32 kişiden oluşan bir meclis seçiliyor. Doğum oranı o kadar yüksek ki, kamp nüfusunun yarısını çocuklar oluşturuyor. Mahmur kadınlar derneği sorumlusu Beritan Doğan, doğum kontrolünün toplumlarında hala bir tabu oluşturduğunu belirtiyor. "Her ailenin en az 4 çocuğu var. Hatta bazılarının 12-13 çocuğu var. Kürtajı bir yana bırakın, çoğu doğum kontrolünü günah olarak görüyor." Öğle saatinde öğrenciler sokaklara dökülüyorlar. Lise müdürü Kadri Kara, bizi okula davet ediyor. Her yerde Abdullah Öcalan'ın portresi var. Müdür, "Her halkın bir lidere ihtiyacı vardır" diyor. Silahları bırakan savaşçıların uğrak noktası olan Mahmur, ideolojik etkisini kullanmasına izin verilen PKK ile sıkı ilişkiler içinde bulunuyor. Kadri devam ediyor: "Burada hiç kimse PKK ile bağlantı olmadan yaşayamaz." Okulun fizik ve kimya öğretmeni Mehmet Nuri Balat ise, "Doğal olarak hepimiz bir gün evimize dönmeyi hayal ediyoruz. Ancak, bunu ne pahasına olursa olsun yapmayız. Bu kadar acı çektikten sonra, Türkiye Kürdistanı’nın bir gün hür olacağını umuyoruz" diyor. * La Libre Belgique gazetesi/ Fatma Kızılboğa /30 Kasım 2007 Hazırlayan:Kaya Vural

İstanbul'da 17 kişi gözaltına alındı 'Êdî Bese' mitinginin yasaklanmasına yönelik Sultanbeyli, Beyoğlu ve Kanarya'da yapılan gösterilerde toplam 17 kişi gözaltına alındı. 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasına yönelik yapılan protesto gösterisinde Sultanbeyli'de 10, Beyoğlu'nda 3 ve Kanarya'da 4 kişi gözaltına alındı. İSTANBUL (DİHA) İstanbul yasağa 'Êdî Bes e' dedi 15:10'Êdî Bes e' mitinginin Valilik tarafından yasaklanması İstanbul'un birçok ilçe ve semtinde protesto edildi. Yüzlerce kişinin katıldığı protesto gösterilerinde, polis ve eylemciler arasında sık sık çatışma çıktı. Polisin gaz bombası kullandığı protesto gösterilerinde eylemciler, taşlarla cevap verdi. Kağıthane'de park halinde bulunan 12 araç, Okmeydanı'nda ise bir İETT otobüsü göstericiler tarafından ateşe verilirken, Kartal, Zeytinburnu ve Sultanbeyli'de de mitingin yasaklanması açıklamalarla protesto edildi. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı İstanbul'da, onlarca kişinin gözaltına alındığı bildirildi. 'Êdî Bes e' Mitingi Tertip Komitesi de yaptığı basın toplantısında, 'Olacaklardan AKP, Genelkurmay ve medya sorumludur' dedi. 'Olacaklardan AKP sorumlu' Birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun yapmak istediği ancak valilik tarafından izin verilmeyen 'Êdî Bes e Mitingi' İstanbul'da birçok yerde yürüyüş ve açıklamalarla protesto edilirken, Miting Tertip Komitesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde basın açıklaması yaptı. Tertip Komitesi adına açıklamayı okuyan Çiçek Arıç, mitingin yasaklanmasını devletin Kürt sorunu karşısındaki inkar ve imha politikalarındaki ısrarı ve çözümsüzlüğünün geldiği aşamayı gösterdiğini söyledi. Bunun ibret verici olduğunu kaydeden Arıç, Türk ve Kürt annelerinin artık ağlamamasını istediklerinin ifade etti. Egemen savaş kurmaylarının savaşta ve imhada ısrar ettiklerini savunan Arıç, Kürtlerin demokratik taleplerini görmezden gelen siyasi iktidarın kardeşlik buluşmasına karşı düşmanca bir tutum aldığını ve mitingi yasakladığını söyledi. Toplumun en basit demokratik haklarından biri olan miting yapma hakkının engellenerek bir sorunun yok edileceği hesaplarının yapıldığını ifade eden Arıç, şöyle devam etti: 'Kirli savaş politikalarının on yıllardır gelip dayandığı nokta bu zamana kadar ölüm, kan ve katliamdır. Şovenist linççi histeriyle Türk halkının bilincini bulandırmaya çalışanlar mitingi yasaklayarak, hedef göstererek, kardeşleşmesinin önünde barikat kurmaya çalışıyorlar. Kürt halkı bölgede gerçekleştirdiği mitinglerle yıllardır sürdürülen baskı imha politikalarına karşı Türkçe 'Artık yeter' Kürtçe 'Êdî Bes e' diyerek sesini Türk halkına, emekçilere duyurmaya çalıştı. Demokratik hakların, kardeşlik çağrısının önündeki siyasi ve hukuki engellerin kaldırılmasını istedi. Devlet bu yürüyüşlere yine pervasızca saldırdı, gözaltı ve tutuklamalara devam etti. Bundan sonra olacaklardan AKP, Genelkurmay ve savaş çığırtkanlığı yapan medya sorumludur.' 'Yasaklar ne Kürt halkı ne de bizlerin mücadelesi önünde engel olmaz, olmayacaktır' diyen Arıç, devletin yasakçı zihniyetine son vermesi gerektiğini söyledi. Arıç'ın ardından söz alan SDP İstanbul İl Başkanı Yaman Yıldız, PKK'nin yayınladığı 7 maddelik çözüm deklarasyonuna dikkat çekti. Yıldız, deklarasyonun 7. maddesinin silah bırakma olduğunu belirterek, 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasını bu çözüm deklarasyonuna verilen bir cevap olduğunu söyledi. Diğer siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de yaptıkları açıklamalarda, barış, kardeşlik ve birliktelik taleplerine devam edeceklerini söyledi. 8 kişi gözaltına alındı DTP Gaziosmanpaşa İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Ece ve Hevi Gençlik Kültür Merkezi Dönem Sözcüsü Emrah Değirmenci'nin de aralarında bulunduğu 8 kişi gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, Ece ilçe binası önünde, Değirmenci ise iş yeri önünde polisler tarafından gözaltına alındı. Bağcılar, Bahçelievler, Gazi Mahallesi ve İkitelli'de yapılan ev baskınlarında ise 6 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Kağıthane'de 12 otomabil ateşe verildi Kağıthane'de park halindeki bulunan 12 otomobil ateşe verildi. Bir çok arabanın kullanılamaz hale geldiği olayda üç kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre Ortabayır Mahallesi Talatpaşa Caddesi ve Çevik Caddesi'nde park halinde bulunan 12 otomobil, üzerlerine yanıcı madde dökülerek yakıldı. Yangın, itfaiye ve polis ekibi tarafından söndürülürken, arabaların bir çoğu kullanılamaz hale geldi. Polis, olayla ilgili 3 kişiyi gözaltına aldı. Gazi Mahallesi'nde yürüyüş Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) üyeleri, 'Özgürlük, Adalet, Yaşasın Hakların Kardeşliği' pankartı altında Gazi Mahallesi'ne yürüyüş düzenledi. ESP aktivisti, 'Êdî Bes e' ve Yaşasın Hakların Kardeşliği' sloganlarını attı. Bu arada Gazi Mahallesi'nin İsmet Paşa Caddesi ve bütün ara sokakları panzerler, akrepler ve özel hareket timleri tarafından tutuldu. Mahallede bulunan DTP ilçe lokali ise polis ablukasına alındı. Sarıgazi'de jandarma müdahalesi 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasının ardından Gazi Mahallesi ve Okmeydanı'nda yapılan protesto gösterilerinin ardından çıkan çatışmalar sürerken, Sarıgazi'de yapılmak istenen yürüyüşe jandarma müdahale etti. Sarıgazi'de Garnizon Mahallesi'nde toplanan 200'ü aşkın kişi 'Biji Serok Apo', 'Gençlik Apo'nun fedaisidir' ve 'Yaşasın halkların kardeşliği' sloganları ile yürüyüşe geçti. Cadde boyunca yürüyen grup AK Parti İlçe Binası önünde barikatlar kurarak slogan atmaya devam etti. Jandarmanın olaya müdahale etmesinin ardından çatışma çıktı. 6 kişinin gözalıtan alındığı bildirildi. Kanarya'da gaz bombalı müdahale Kanarya'da toplanan bir grup genç sarı, kırmızı ve yeşil renkli pankart üzerine 'Êdî Bes e' yazarak yürüyüş düzenledi. Polis, yürüyüşe gaz bombalarıyla müdahale etti. Müdahaleye molotof kokteyli atarak karşılık veren grup ara sokaklara dağıldı. Bu arada yürüyüş esnasında Kanarya'da uçaklar alçaktan uçuş yaptı. Kanarya Şahin Caddesi'nde bir araya gelen bir grup gencin 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanması üzerine yaptığı eylemin ardından alçak uçuş yapan uçaklar, yurttaşlarda paniğe neden oldu. Okmeydanı'nda İETT otobüsü yakıldı Okmeydanı'nda 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasını protesto eden bir grup genç, İETT otobüsünü ateşe verdi. Fatih Caddesi'nde bir araya gelen bir grup genç 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasını protesto ederek, İETT otobüsünü ateşe verdi. Polisin geniş güvenlik önlemi aldığı Okmeydanı'nda bulunan Sağlık Ocağı önünde toplanan ve yürüyüş yapmak isteyen gruba polis müdahele etti. Polisin müdahalesine taşlarla karşılık veren eylemcilerle polis arasında çatışma çıktı. Kartal, Zeytinburnu ve Sultanbeyli'de protesto 'Êdî Bes e' mitingine İstanbul Valiliği tarafından izin verilmemesi, DTP Kartal, Sultanbeyli ve Zeytinburnu ilçe örgütleri tarafından protesto edildi. Sultanbeyli'de İlçe binası önünde yapılan basın açıklamasında gergin anlar yaşandı. Polis slogan atılmayacağı yönünde uyarı yaparken, açıklama yapan Sultanbeyli İlçe Başkanı Fuat Ayırkan, 'Bütün baskı ve sömürüye karşı Kürtler olarak uzatılan barış elini yine tutacağımızı söylüyoruz' dedi. 'Êdî Bes e' mitinginin yasaklanmasını kınadıklarını belirten Ayırkan, Kürtler üzerindeki baskıların son bulmasını istedi. Zeytinburnu Kaymakamlığı önünde yapılan açıklamada ise DTP'liler, Kürtlerin barış taleplerinin dikkate alınmadığını belirtti. Kartal'da ilçe binası önünde yapılan açıklamada da, Kürtlerin uzattığı barış elinin uzatılması gerektiği ifade edildi. Beyoğlu'nda 3 kişi gözaltına alındı Beyoğlu Sakızağacı Sokak'ta bir araya gelen bir grup genç 'Biji serok Apo' ve 'Êdî Bes e' sloganları atarak gösteri yaptı. Gruba gaz bombalarıyla müdahale eden grup 1'i kadın 3 kişiyi gözaltına aldı. İSTANBUL

Demirtaş:  “Umarım proje dedikleri, bu bayatlamış, sonuç vermeyen yaklaşım değildir” ANF-HAMBURG(08.12.2007)- Hamburg Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansta konuşan DTP Eşbaşkanı Nurettin Demirtaş, 17 aralıktan sonra Türkiye’ye geri döneceğini söyledi. DTP Eşbaşkanı Demirtaş, 17 Aralık’a kadar çeşitli projeler için Avrupa’da kalacağını, bu tarihten sonra ise kesinlikle Türkiye’ye dönmeyi düşündüğünü söyledi. DTP üzerindeki baskılara dikkat çeken Demirtaş Türkiye başbakanı Tayyıp Erdoğan için ‘’ “Başbakan ne zaman DTP’yi hedef gösterdiyse, mutlaka bir yerde DTP’ye yönelik bir saldırı olmuştur” dedi. Demirtaş, Başbakan Erdoğan’ın ‘anne ve babalarınızın yanına dönün’ sözleri ise “Umarım proje dedikleri, bu bayatlamış, sonuç vermeyen yaklaşım değildir” şeklinde yorumladı. Türkiye’de Kürtçe üzerindeki yasaklara da dikkat çeken Demirtaş, Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yurtdışında doğruları ifade etmediklerini belirtti. Türkiye’deki sorunların temelinde tek devlet, tek bayrak tek ırk, tek dil zihniyetinden yattığını söyleyen Demirtaş, merkezi yönetim anlayışının terk edilerek yetkilerin yerel yönetimlere devredilmesini istedi.