Abhazya Milletvekili Soner Gogua: Gürcüleri Türkiye cesaretlendirdi

Rizgarî Online/ Türkiye'nin, Gürcü subaylarına eğitim  verdiğini ve silah yardımında bulunduğunu hatırlatan Gogua, Gürcistan'ın Güney Osetya'ya dönük harekatına Türkiye'den aldığı bu desteğin cesaret verdiğini belirtti. Gogua, Türkiye'nin gelinen süreçte Gürcistan'a baskı yaparak sorunun barışçıl yollarla çözülmesi için politika üretmesini istedi. Rusya'nın bölgeye "barış gücü" sıfatıyla operasyon düzenlemesinin doğal olduğunu ifade eden Abhazya Milletvekili Gogua, ABD'nin de tutumunu eleştirerek, Abhazya ve Osetya'nın da tanınması gerektiğini söyledi.

Güney Osetya bölgesinde çatışmalar tüm hızıyla sürerken, son olarak Abhazya da, Rus-Gürcü savaşına taraf oldu. Kafkaslar'da yaşanan gerilimi ANKA'ya değerlendiren Abhazya Milletvekili Soner Gogua, Türkiye ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

TÜRKİYE CESARET VERDİ

Güney Osetya bölgesinde çatışmaların tüm hızıyla sürdüğünü ve Gürcistan tarafının top ve tank atışlarıyla saldırılarını sürdürdüğünü belirten Gogua, Abhazya'nın da dün gece itibariyle çatışmalara taraf olduğunu anlattı.

Abhazya'ya bağlı Yukarı Kodora Bölgesi'nin Moskova'da yapılan uluslararası antlaşmayla tarafsız bölge ilan edildiğini ancak Gürcistan'ın bu anlaşmaya uymadığını belirten Gogua, 2006 yılında Gürcistan'ın bölgeye tek taraflı olarak asker sokmasını eleştirdi. Soner Gogua şöyle konuştu: "Türkiye'nin Gürcistan'a askeri yardımı yanlıştır. Ekonomik ilişkiler konusunda bir şey söyleyemeyiz. Askeri anlamda yapılan yardımların, Gürcü subayların Türk subaylar tarafından eğitilmesi Gürcülere büyük cesaret verdi. Türkiye ve NATO tek taraflı olarak yardım yaptı. Silahlı yardım Gürcistan'ın elin güçlendirdi. Ancak Gürcistan şimdi işin içinde çıkamıyor. Bu savaşın sınırı olmaz. Barışçıl yolla bu sorun çözülmesi gerekir. Türkiye ve ABD başta olmak üzere Gürcistan'a destek veren ülkeler, bir an önce barışçıl yollarla sorunun çözülmesi için politika üretmeli.

ABD iki yüzlü politika gütmemeli. Kosova'yı tanıyan ABD Abhazya'yı da tanımalı. Eğer bizi tanımıyorlarsa Kosova'yı da tanımamalıydı. Abhazya ve Osetya ister tanınsın ister tanınmasın bağımsız devlettir. Bugüne gelinmesine maalesef, Gürcistan'a destek veren ülkeler neden oldu. Şu an yapılacak en acil iş Gürcistan'a baskı yapılarak Güney Osetya ve Yukarı Kodora bölgesinden güçlerini sağlamak ve bu ülkelerle saldırmazlık anlaşması imzalamak olmalı."

RUSYA HAKKINI KULLANDI

Rusya'nın Güney Osetya'ya müdahalesinde şaşırılacak bir şey olmadığını ifade eden Abhaz Milletvekili Soner Gogua, şunları söyledi: "Burada saldıran taraf Gürcistan. Bugün tüm uluslararası antlaşmaları ihlal eden Gürcistan. Şimdi Gürcistan, saldırıların altından kalkamadığı için dünyaya barış çağrısı yapıyor. 2000 bin insanın kanı var. Gürcistan politik olarak hata yaptı. Rusya uluslararası olarak kendine tanınan hakla barış gücü sıfatıyla görev yapıyor. Gürcistan hükümetiyle barış gücü görüşme yaptı ancak Gürcistan geri çekilmedi. 2 bin kişi öldü. Bunun üzerine Rusya müdahale etmek zorunda kaldı. Batılı ülkelerin yapamadığın Rusya yapmıştır, yerinde ve yararlı bir müdahale olmuştur." RO/Cemil Süphan

Gürcistan, savaşa Türkiye ve ABD tarafından hazırlandı, Türk savaş gemisi Batum`da…

İran dilli bir halk olan Osetinler Kürtlerin ırk kardeşleridir

Gürcü subayların üniformaları bile TSK’dan

KARASIN: GÜNEYE OSETYA’DA 2 BİNDEN FAZLA KİŞİ ÖLDÜ

'NATO, ABD ve Türkiye hazırladı'

Yunanistan’daki orman yangınlarını da Türk kontrgerillası gerçekleştirmiş!

Rizgarî Online/Haber-Yorum/Türk Başbakanlığı Teftiş Kurulu tarafından 1998 yılında tamamlanan ve “devlet sırrı” kapsamında olduğu gerekçesiyle kamuoyuna açıklanmayan Susurluk Raporu’nun 12 sayfalık bölümünde devlet terörü hem itiraf ediliyor, hem de savunuluyor… Belgede: “Türkiye’deki yangınlara misilleme olarak Yunanistan’da yangınlar çıkarılması, bazı yabancı ülkelerdeki PKK’lıların ve işyerlerinin bombalanması kararlaştırıldı” denilerek, Türk devlet güçlerinin PKK’lilere ve Yunanistan`a yönelik gerçekleştirdikleri orman yangınları, işyeri bombalamaları ve suikastler itiraf edilirken, “Her ülkenin kendi menfaatleri için illegal faaliyetlerde bulunması tabidir. Bu metodlar geçmişte uygulanmıştır. Halen de uygulanmaktadır. Gelecekte de uygulanacaktır.” Denilerek, bu terörist eylemler de açıkça savunuldu.

Raporda, Yunanistan’daki Lamia kampının saldırıya uğradığı, bazı yabancı ülkelerde PKK’lilerce çalıştırılan iş yerlerine bombalı saldırılar yapıldığı, PKK’ye patlayıcı, silah ve lojistik destek veren bazı kişilere suikast düzenlendiği, iki yıl devam eden bu çalışmalardan sonra PKK’nin dağ ve şehir kadrolarında büyük gerileme olduğu belirtiliyor.

Dönemin Türk Başbakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan 120 sayfalık raporun “devlet sırrı” olarak kabul edilen 103 ve 104. sayfasında, 1993 yılı sonlarında “terörle mücadelenin” ön plana çıkarıldığı anlatılıyor.

Devletin üst kademelerinden verilen talimatlar doğrultusunda, PKK`nin yurtdışı ve yurtiçindeki kampları, finans kaynakları, patlayıcı temin yerleri, yöneticilerinin barındıkları yer ve ülkeler hakkında Türk Genelkurmayı, Dışişleri Bakanlığı, MİT ve Emniyet’in koordineli bir keşif ve istihbarat toplama çalışması yaptığı belirtiliyor.

Tespitlerin ardından MİT, Genelkurmay, Jandarma ve Emniyet görevlilerinin katıldığı bir çalışma grubu kurulduğu, bu çalışmalarda değerlendirilen bilgilerden hangilerinin uygulandığının bilinmediği kaydedildi.

Susurluk Raporu’nda su bilgi ve savunular yer alıyor: “Ancak, zaman içinde önemli hedeflerden biri olan Yunanistan’daki Lamia kampı saldırıya uğramıştır. Halen aynı bölgede olmakla birlikte yeri üç defa değiştirilmiştir. Yunanistan’da eğitilerek ormanlarımızı yakmak üzere Ege ve Akdeniz bölgelerine gönderilen militanların yakalanmasından sonra Yunanistan’da da büyük orman yangınlarının çıktığı müşahade edilmiştir. Turizm bölgelerimizdeki (terörist) eylemlerden sonra Yunanistan’ın Girit ve Rodos adalarının turistik yerlerinde de patlamalar meydana gelmiştir.

Bu dönemde Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’da PKK’lılarca çalıştırılan iş yerlerinin bir kısmı bombalı saldırılara maruz kalmıştır. Rusya ve diğer Doğu Bloku ülkelerinde, bazı PKK liderlerine suikast teşebbüsleri olmuştur.

“Dernek, parti ve gazetelerde” 

Yurt içinde de örgütün legal uzantısı olan dernek, parti ve gazetelerde patlamalar olmuş, PKK’nın patlayıcı madde, silah ve diğer lojistik desteğinin çok önemli kısmını sağlayan bazı kişiler suikastlere uğramıştır. İki yıl kadar devam eden bu çalışmalar ve yürütülen operasyonlar sonrası hem dağ hem şehir kadrolarında büyük gerileme ortaya çıkmıştır.

“Gelecekte de uygulanacaktır”

Her ülkenin kendi menfaatleri için illegal faaliyetlerde bulunması tabidir. Bu metodlar geçmişte uygulanmıştır. Halen de uygulanmaktadır. Gelecekte de uygulanacaktır. Ancak, bunun tek elden koordineli bir şekilde ve yanlışlıklara yol açmayacak tarzda yürütülmesi esas olmalıdır."

RO/Ömer Kaçar

Faşizmin mühendisi

Doğudan batıya alev alev

Bölge alev alev yanıyor

Top atışlarıyla Zap'da ormanları yakıyorlar!

Asker helikopterlerle Karakoçan'da orman yakıyor

Bagok 5 gündür yanıyor

Dersim de yanıyor

Tunceli ormanları yanıyor, Ovacık duman altında

Dersim'de asker 2 yerde orman yangını çıkardı

CUDİ VE GABAR YANIYOR :'...Ve elimden hiçbirşey gelmiyor'

Burada da savaş var!

btc_petrol_yangini_sondurulemedi

Osetya sorunundan kaynaklı Rus-Gürcü savaşına dikkatler çevrilmişken, Türkiye'de Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklı asıl gündemi oluşturan çatışmalar sürüyor. Kemah'ta çıkan çatışmada 9 asker yaşamını yitirdikemah_askeri_arac
Çözümsüzlüğün sonucu
Yıllardır çözülmeyen Osetya, Abhazya ve Acaristan sorunları, Rus-Gürcü savaşından dolayı dünyanın gündemine oturmuşken, Türkiye'de benzer şekilde süren Kürt sorunundaki çözümsüzlükten dolayı çatışmalar devam ediyor. Erzincan ve Dersim'de şiddetli çatışmaların yaşandığı bildiriliyor.
Kurmay Yarbay da var
Kemah'taki çatışmada, 9 asker yaşamını yitirdi. Erzincan Valisi Ali Güngör, yaşamını yitiren askerlerden birisinin kurmay yarbay, 2'sinin uzman çavuş, 6'sının ise er olduğunu açıkladı. Kurmay yarbayın Kars 14'üncü Mekanize Tugay Komutanlığı'ndan Kemah'a operasyona geldiği belirtildi.
Bölge'deki savaşı gören yok...
askeri-operasyon Bölge'de yürütülen operasyonlar kapsamında çıkan çatışmaların şiddeti her geçen gün artıyor. Ergenekon'un sadece sivri uçlarının törpülenmesi ve AKP'nin kapatılmaması konusunda mutabakata varan AKP hükümeti ve Türk ordusu, Bölge'deki operasyonlarını tırmandırdı. AKP ve ordunun mutabık kaldığı Kürt sorununda şiddet konsepti nedeniyle yoğun çatışmalar yaşanıyor. Erzincan'ın Kemah ilçesine bağlı Olukpınar köyü kırsalında çıkan çatışmada 1'i kurmay yarbay, 2'si uzman çavuş 9 asker yaşamını yitirdi, 1'i yüzbaşı, 4 asker de yaralandı.
Yıllardır çözülmeyen Osetya, Abhazya ve Acaristan sorunları, Rus-Gürcü savaşından dolayı dünyanın gündemine oturmuşken, Türkiye'de benzer şekilde süren Kürt sorunundaki çözümsüzlükten dolayı yaşanan çatışmalar devam ediyor. Sonbaharda kara harek�tına hazırlık yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), sınıriçinde operasyonlarını yaydı. Erzincan kırsalında devam eden operasyonlar kapsamında dün saat 10.30 sıralarında Kemah ilçesine bağlı Olukpınar köyü yakınlarında şiddetli bir çatışma yaşandı. Yetkililerin yaptığı resmi açıklamaya göre, Kemah İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı askeri birliklerle HPG'liler arasında çıkan çatışmada, 1'i kurmay yarbay, 2'si uzman çavuş olmak üzere 9 asker yaşamını yitirdi, 1'i yüzbaşı 4 asker de yaralandı. Yaralı askerlerin Erzincan Devlet Hastanesi ve 13 Şubat Hastanesi'nde tedavi altına alındığı bildirildi.heron-casus-ucak-israel_erdogan
Yaralı askerleri ziyaret ettikten sonra konuyla ilgili açıklama yapan Erzincan Valisi Ali Güngör, Kemah kırsalında askeri aracın geçişi sırasında bir patlamanın meydana geldiğini, aynı araçta Jandarma Tabur Komutanı'nın da bulunduğunu söyledi. Kurmay yarbayın Kars 14'üncü Mekanize Tugay Komutanlığı'ndan Kemah'a operasyona geldiği belirtildi. Çatışmanın ardından bölgede hava destekli operasyonun başlatıldığı bildirildi. Çatışma bölgesine gazetecilerin girmesine izin verilmediği belirtildi. ALTERNATİF

'NATO, ABD ve Türkiye hazırladı'

Kürdistan’da geliştirilen Islamcı Hareket

Ve AKP'nin dördüncü dönemi

Yargısız infaz

Akan kanı gören yok

Bölge alev alev yanıyor

Kafkasya'da savaş başladı

Türkiye ve Irak’ta provokasyon kol geziyor

Yavuz hırsız Ergenekoncu

Bölge alev alev yanıyor

“Tutuklanmayacak Ergenekon” Kuzey Kürdistan’da: 6 ayda 178 kişi öldürüldü

Top atışlarıyla Zap'da ormanları yakıyorlar!

Türk: Fırat'ın doğusundaki Ergenekon'u temizleyin

YORUM - PKK’ye ‘maledilen’ eylemler El-Kaide’ye maledilebilir

Berxbir Festivali'ne asker baskını

‘Köye dönüş sağlanmalı’

‘Yasak bölge’ mağdur ediyor

Türk-İran işi

Kürd sorununa barışçıl çözüm çağrısı Le Monde'da tam sayfa…

Türk, saldırı ile Türk-Kürt savaşı başlatılmak isteniyor

THE DAILY STAR: PKK askeri olarak yok edilemez

REKTÖR, POLİSİN FAŞİSTLERE MÜDAHALESİNİ EKSİK BULDU Polisle ülkücü işbirliği hep aynı

Kamuoyuna Ankara’daki kriz; Türk devletinin Kürdistan sorunundaki çözümsüzlüğünün bir neticesidir...

Ortak düşman PKK mi?

YTÜ'de Kürt öğrencilere polis saldırısı

Psikolojik savaşta TV merkezelerine uyarı

Fransız Albay Türk işgalini değerlendirdi

ABD'nin PKK planı

Bir askerden vahşet itirafları

Türkiye'nin Kuzey Irak'a askeri harekâtı PKK'nın varlık nedenini ortadan kaldırmayacak.

Türkiye'nin sınır ötesi harekatı 'anlaşılabilir' fakat 'makul olmayan' bir adım olarak tanımlanıyor.

HPG Komutanı Bahoz Erdal: Operasyon uzun süreli

Tehlikedeyiz

Karayılan: Gabar'da İsrail parmağı var!

Kürt Sorunu ve Şiddet!..

Emniyet öldürdükten sonra ‘canlı bomba’ dedi; ama evde sol dergi ve gazete dışında bir şey bulunmadı.

Panzerlerle abluka altına alınan mahalleye çok sayıda çevik kuvvet polisi gönderildi.

Karayılan meydan okudu: Saldırın, tutan mı var! Zaten Amerika da, Güneyliler de onay vermiş, ne duruyorsunuz?

Polisin müdahalesine gençler molotof kokteyli ve taşlarla karşılık verdi.

Gruba müdahale eden yüzlerce polisin daha sonra 'Her şey vatan için', 'Ne mutlu .... diyene' şeklinde slogan atması dikkat çekti.

ROPÔRTAJ/Bu kaosun asıl sebebi Türkiye'nin demokratikleşememesidir

Uğur'un annesi olan Makbule Kaymaz, vuruldukları yere her gidişinde eşi ve çocuğunun gözlerinin önüne geldiğini belirtti.

Müslüman olduklarını söylemelerine rağmen onların peygamberi MACHİAVELLİ ’dir.(İtalyan siyasetçi-düşünür)

Dolaba tıkıştırdığımız cesetler hepsi birden aynı anda dışarı uğradı: Ermeni sorunu, İslam sorunu, Kürt sorunu...

Annan, ‘’günümüz dünyasına bakıldığında en çok endişe veren bölgenin, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölge olduğunu’’söyledi.

Kuzey Kürdistan'da bir yılın özeti : 650 Operasyon

PKK kıyafetli askerler

Gerilla sanilip 16 yaşında bir kız çocuğunun da aralarında bulunduğu 4'ü kadın 5 kişinin öldürülmeden once iskenceye ugradiklari ortaya cikti

Dersim'de asker 2 yerde orman yangını çıkardı

Savaş büyüyor

DHKP/C lideri Dursun Karataş hayatını kaybetti

dursunkaratas 09:50Devrimci Halk Kurtuluş Partisi (DHKP/C) lideri ve Genel Sekreteri Dursun Karataş hayatını kaybetti.
DHKP/C tarafından yapılan yazılı açıklamada Belçika'nın başkenti Brüksel'de bir süredir kanser tedavisi gören DHKPC lideri Dursun Karataş'ın 11 Ağustos sabaha karşı 05.00'te yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Açıklamada Karataş'ın 10 yıldır kanser tedavisi gördüğü belirtilerek, 'Hastalığı bir günde ortaya çıkmadı elbette. Ağır işkencelerin, uzun tutsaklık yıllarının, onlarca kez girilen açlık grevlerinin, ölüm oruçlarında geçirilen tüberkülozların, sürgün yıllarındaki zorlukların; kısacası, faşizmin ve emperyalizmin baskı ve kuşatması altında geçirilen 38 yılın sonucuydu sağlığını kaybetmesi. Tedavisi için gereken her şey yapıldı; fakat bilimin ve doğanın sınırları vardı. O sınırlarda kaybettik onu. Tek bir gün bile, görevlerinden geri kalmadı bu yıllar boyunca. Son 6 güne kadar da görevinin başındaydı. Kendi ölümü dahil, her şeyi planladı.''
image 25 Mart 1952'de Elazığ'ın Kürdemlik (Cevizdere) Köyü'nde doğan Dursun Karataş, 1970'de İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi'ni kazanarak İstanbul'a geldi. Karataş, 1978'de Devrimci Sol'u kurdu. Karataş, 12 Eylül harekatından sonra 30 Eylül 1980 tarihinde yakalandı ve 9 yıl cezaevinde kaldı. Karataş, 25 Ekim 1989'da Bayrampaşa Cezaevi'nden firar etti. Yurt dışına kaçan Dursun Karataş 1994'te Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Kuruluş Kongresi'ni topladı. Devrimci Sol, kongrede Devrimci Halk Kurtuluş Partisi (DHKP-C) olarak sürdürme kararı aldı. Karataş, uzun yıllardır Belçika'da yaşıyordu.
Karataş ailesi bugün TMMOB'ta, konuya ilişkin basın toplantısı düzenleyecek. DİHA

Başbakan Barzani’nin, Tahran’daki temasları

barzani ahmedinejad ahmedinecat

BAŞBAKAN BARZANİ İLE AHMEDİNEJAD BİR ARAYA GELDİ...

PNA-Resmi bir davet üzerine üstdüzey bir heyet ile İrana giden federal Kürdistan Bölge başbakanı Neçirvan Barzani’nin Tahran’daki temasları sürüyor.Başbakan Barzani son olarak İran cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejad ile bir araya geldi. Görüşmede genelde Irak özelde de Kürdistan Bölgesindeki son siyasi gelişmeler ele alındı.

İran devlet başkanlık sarayında bugün  öğle saatlerinden sonra gerçekleşen görüşmede genelde Irak özelde de Kürdistan Bölgesindeki son durum ele alınarak iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

Kürdistan Bölge yönetimi ile İran yönetimini  yakından ilgilendiren siyasi ve güvenlik gibi  hassas  meselelerin tartışıldığı görüşmede İran yönetimi ile federal Kürdistan Bölge yönetimi arasındaki ilişkilerin  her alanda daha da geliştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

 

BAŞBAKAN BARZANİ, İRAN MECLİS BAŞKANI LARİCANİ İLE BİR ARAYA GELDİ: KÜRDİSTAN BÖLGESİ İLE İRAN ARASINDAKİ DAİMİ İLİŞKİLER VURGULANDI    

nechir-iran01

11-Aug-08 [14:36] PNA-Mensur Cihani/Tahran: Resmi temaslarda bulunmak üzere İran’da bulunan Federal Kürdistan Bölge (FKB) Başbakanı Neçirvan Barzani, İran Meclis Başkanı Ali Laricani ile bir araya gelerek bir süre görüştü.

Yaklaşık bir saat süren görüşmede, Laricani, Başbakan Barzani ve beraberindeki üstdüzey heyetin ziyareti karşısında duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İran ziyareti ve İranlı yetkililer tarafından sıcak karşılaşmadan dolayı memnuniyetini dile getiren Başbakan Neçirvan Barzani de, “Biz burayı ülkemiz olarak biliyoruz ve burada çok hatıralarımız var. İran’dayken bize çok saygı gösterildi” dedi.

n-l

Başbakan Barzani, Ali Laricani ile görüşmesinde, genel olarak Irak’ın siyasi durumundan bahsetti.

Görüşmede, iki taraf siyasi ve ticari alanındaki müzakerelerde bulunarak Kürdistan Bölgesi ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki daimi ilişkileri vurguladı.

BAŞBAKAN BARZANİ, CELİLİ İLE GÖRÜŞMESİNDE KÜRDİSTAN İLE İRAN’IN TARİHİ VE SİYASİ İLİŞKİLERİNE DEĞİNDİ    

11-Aug-08 [13:56] PNA-İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri ve Nükleer Baş Müzakereci Said Celili ile dün görüşen Başbakan Neçirvan Barzani, çeşitli konular üzerinde görüş-alışverişinde bulundu. Resmi bir ziyaret için üstdüzey bir heyet ile birlikte İran’da bulunan Başbakan Barzani, dün Said Celili ile bir araya gelerek çeşitli konular üzerinde görüş-alışverişinde bulundu.

Irak'taki olumlu güvenlik sürecinden İran'ın memnuniyetini dile getiren Celili, Irak’ın güvenliği İran’ın güvenliği sayıldığını ve ekonomisinin gelişmesi için ülkede güvenliğin sağlanmasına destek verdiğini söyledi.image

Celili, Irak'ın güvenliği ve istikrarı için İran'ın elinden geleni yapacağını da belirtti.

Kürdistan Bölgesi ile İran’ın ortak kültürel, tarihi ve siyasi ilişkilerine değinen Başbakan Neçirvan Barzani de, Irak'ın bu yeni döneminde İran'ın Irak halkına verdiği destekten ötürü şükranlarını sunarak, Irak'ın sorunlarını gidermek için İran’ın bölgedeki rolünün önemine değindi.

Başbakan’ın Tahran temasları tüm hızıyla sürüyor. Başbakan Barzani, bugün İran Ticaret Odası ile bir toplantı gerçekleştirdi.

image İran ile Kürdistan Ticaret Odası arasında gerçekleşen toplantıya, çok sayıda İranlı tüccar, yatırımcılar, ünlü İranlı şirket sahipleri katıldı.

Başbakan Barzani ile İran Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhammed Nehevandiyan başkanlığında gerçekleşen topalantı yaklaşık bir saat sürdü.

Toplantıda, Kürdistan Bölgesi ve İran arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler değerlendirildi.

 

image BAŞBAKAN BARZANİ: ‘’AMACIMIZ KÜRDİSTAN’I KALKINDIRMAKTIR’’    

11-Aug-08 [10:58]PNA-Federal Kürdistan Bölge Başbakanı Neçirvan Barzani,amaçlarının Demokratik Federal ve yeni Irak’ta Kürdistan halkının kalkınıdırılması ve yaşamının güzelleştirilmesi olduğunu bildirdi.

Başbakan Barzani, Tahran’daki temasları hakkında gazeteciler yaptığı açıklamada, Demokratik Federal ve yeni Irak’ta Kürdistan halkının kalkınıdırılması ve yaşamının güzelleştirilmesi oldğunu  bildirdi. 

Kürdistan Bölgesi Ticaret odası ile İran Ticaret odalarının yapacağı toplantıya girmeden önce başbakan, Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi halkının kalkındırılması konusundaki projeler konusunda gazetecilere konuştu.

Başbakanın bir süredir devam eden Tahran temasları çok yönlü olarak sürüyor.

 

masoud mesut barzani

BAŞKAN BARZANİ YURT DIŞINA ÇIKTI

PNA-Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’nin yurt dışına çıktığı bildirildi.
Başkan Barzani’nin yurt dışına çıkışıyla ilgili bir açıklama yapan Kürdistan Bölgesi Başkanlığı Divanı Başkanı Dr.Fuad Hüseyin, ‘’Kürdistan Bölgesi Başkanı Sayın Mesut Barzani, özel bir ziyaret amacıyla bir kaç gün için yurtdışına çıktı’’ dedi.

Hüseyin, Başkan Barzani’nin hangi ülkeye gittiği konusunda bir bilgi vermedi.

İNGİLTERE’NİN HEWLER BAŞKONSOLUSU BRUS: “140. MADDEYİ DESTEKLİYORUZ’’

image PNA-Kürdistan Bölge parlamento başkan yardımcısı Dr.Kemal Kerkuki ,bugün İngiltere’nin başkent Hewler konsolusu bayan Cler Brus’i kabul etti. Ülkedeki yerel seçimlerin gündeme geldiği görüşmede bayan Brus ,Kerkük ve diğer koparılmış bölgelerle ilgili Irak anayasasında yer alan 140.maddenin uygulanmasını büyük bir kararlılıkla desteklediklerini belirtti.

Yeni Irak’ın siyasi taraflar arasında bir uzlaşma temeli üzerinde kurulduğunu hatırlatan Kerkuki, ülkede özellikle siyasi sürecin Irak halkının çoğunluğunun onayladığı daimi  anayasanın öngördüğü gibi takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak ‘’ federal meclisin içinde Irak halkının özgür iradesini hiçe sayarak çeşitli siyasi  girişimlerle daimi anayasa ile  keyfine oynamak isteyen bazı kesimler  hala mevcut’’ şeklinde konuştu.

‘’Kürdistan Bölge yönetimi olarak genelde anayasaya ve özelde de 140.maddeyeye karşı hiç bir girişimi kabul etmeyeceklerini’’ belirten Kerkuki , Kerkük ve diğer koparılmış bölgelerdeki halkın özgür iradasine saygı gösterilerek kendilerine  kendi bölgelerinin geleceği konusunda referanduma geçme hakkı tanınması gerektiğinin altını çizdi.

Kerkuki’nin  sözlerine destek çıkan İngiliz  konsolus  (vekalet) Brus da,  140.maddenin uygulanmasını büyük bir kararlılıkla desteklediklerini belirterek bu yolla sorunların  çözüme kavuşacağını ve bölgedeki halkın da bu kapsamda fayda göreceğini söyledi.

Kerkük ve Bush'un beklentisi

Kerkük üzerinden nüfuz savaşı

Şii Lider Sistani: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK HALKI BELİRLEYECEK”

Türkiye, Irak’ı siyasi krizin eşiğine getirdi

Dr.MAHMUT OSMAN: ‘’IRAK’TAN KERKÜK’E GÜÇ KAYDIRMAK ARAPLAŞTIRMA ANLAMI TAŞIYOR’’

Kandil’den Kerkük mesajı:Sömürgeciler Kürtleri denetim altında bulundurmak için Kerkük’ü enegelliyorlar”

Türkiye, Saddam Hüseyin rejimininden sonra Kürtlerin bütün kazanımlarını azaltmak için her yolu deniyor

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı

Milyonlarca dolar zarar

boruhattipatlama9 Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattına yönelik HPG gerillaları tarafından gerçekleştirilen sabotaj sonrası başlayan yangın 6 gün sonra borulardaki petrolün bitmesi sonucu söndü. Sabotaj sonucunda milyonlarca dolar maddi zararın meydana geldiği öğrenildi.

 

İlgili Başlıklar

» Milyonlarca kişinin demokrasi talebini haykırdığı Newroz’un ardından baskılar yoğunlaştı: Yanıt baskı oldu

» Milyonlarca insan sahipleniyorsa saygındır

BTC boru hattına 5 Ağustos günü gerillaların yaptığı sabotaj sonrası 30 numaralı pompada meydana gelen patlamanın ardında başlayan yangın 6 gün sonra boruların içinndeki petrolün bitmesi sonucu söndü. Müdahale etmek için zorunlu olarak borulardaki petrolün bitmesini beklemek durumunda kalan yetkililer, dün öğleden sonra yangına müdahale edebildi. Yangının daha da büyümemesi için müdahale edemeyen ekipler ise, 6 gün boyunca bekledi. Boru hattındaki petrolün bitmesinden sonra soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Sabotaj sonrası çıkan yangın ve 6 gündür boru hattının işlememesi nedeniyle milyonlarca dolarlık maddi zarar meydana geldi. Boru hattının bir hafta daha kullanıma açılamayacağını belirten yetkililer. zararın daha artacağını kaydetti.
ERZİNCAN YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Kerkük ve Bush'un beklentisi

mesoud mesut barzani masod image Kerkük

referandumu konusunda verdikleri sözleri çiğnetildiği için oldukça yıpranan KDP ve YNK'nin elinde muazzam bir manevra sahası var. Ortadoğu'da özgürlükler şafağının kıvılcımı yakılabilir. Bu noktada basiret, dirayet ve vizyon öne çıkıyor. Bütün Kürt aktörlerle ortak hareket edip bu sahada iyi pozisyon tutmaları ve hamlelerini doğru yönde doğru zamanda koordine etmeleri durumunda Ortadoğu'da orta vadede jeopolitik dengeleri değiştirecek bir sürecin inşasında rol alabilirler.
Bu dönüşümün önemli halkalarından biri Kerkük etrafında şekillenen denklemi, dolayısıyla Federal Irak yerel seçimlerini çözmekle yakalanabilir. Gelecek yıl yapılacak genel seçim için de kırmızı çizgiler ve ağırlık merkezleri bugünden ortaya konabilir. ABD, İran'ın komşularından karşı yandaş aktörler arayışında Türkiye, Gürcistan ve Körfez ülkeleriyle karşılıklı alışverişlerde bulunurken, KDP ve YNK'nin ellerinde ciddi kozlar var:
ABD'nin hedeflerine yürüyüşünü bloke edebilirler
ABD'nin Irak'ta kalış süresi için yapılacak anlaşmayı imzalamayabilir
Petrol anlaşmalarını bloke edebilir
ABD'nin İran ve petrol sahaları için öngördüğü üs taleplerini reddedebilir
Irak'taki yerel ve genel seçimleri bloke edebilirler. Böylece
Kerkük planlarını boşa çıkarabilirler
Kararlı durunca Anayasa'nın 140. maddesindeki sözlerin yerine getirilmesi sağlanarak referandum yaptırtılabilir.
Aksi Kerkük'te çözümsüzlüğün parçası olmayı sürdürürler. Anayasa'nın 140. maddesinin hayata geçirilmesini bütün taraflar imzalamasına rağmen, KDP ve YNK baskılara boyun eğerek referandumun iki kez ertelenmesinde pay sahibi olmuştu.
Yerel seçim kriziyle konuyu açımlayalım. Kriz nasıl okunabilir? ABD Baas döneminde ülkeyi kana boğan Sünni Baas katmanı yeniden siyaset sahnesine taşımaya başlamış, İran ve Rusya'ya yaklaşmaması için Ankara'ya yeni bazı alanlar açıyordu. ABD'de Kasım 2008 başkanlık seçimleri de yaklaştı. ABD'nin Irak'ta BM ile varılan anlaşma çerçevesinde askeri varlığı sona eriyor. Bağdat ve Hewlêr yönetimine baskı yapıyordu. Ankara'nın İran'la enerji anlaşması yerine Irak pazarına yönelmesini sağlamayı da hedefliyor. Bush yönetimi yeni başkana görev devretmeden önce ABD'nin bölgedeki varlığını kolaylaştıracağını düşündüğü Irak yerel seçimlerini bu sürede yapmayı hedef koydu. ABD Başkanı Bush, Irak'ta siyasi taşların oturmakta olduğunu göstermek, İran'a yönelik sert hamleyi hazırlamak, cumhuriyetçi aday McCain'in elini güçlendirmek için Federel Irak seçimlerinin de 2008 sonbaharında yapılması için tazyiki temmuz ve ağustosta arttırdı.
Sandıktan çıkan oy istenmiyor
Öyle bir senaryo hazırlandı ki 22 Temmuz'da oldu-bittiye getirilerek 'Darbe' olarak adlandırılan Irak Meclisi'ndeki gizli oylamayla sahneye kondu. Meydanlara inen Kürtler, 'Anayasa'nın 140. maddesi'ni hatırlatarak sert tepki gösterdi ve üyeliklerin sandıktan çıkan oylara göre dağıtılması gerektiğinde ısrar edince Başkanlık Konseyi yasayı veto etmek zorunda kaldı. Veto da durdurmadı, 28 Temmuz'da Kerkük gösterisi intihar saldırısıyla kana bulandıktan sonra 29 Temmuz'da Hewlêr'de 1 milyona yakın kişi yasasının 24. maddesini ve Kerkük'teki yürüyüş sırasında yaşanan intihar saldırısını protesto etti. 30 Temmuz'da da Süleymaniye ve Şaklava'da 300 bini aşkın kişi alanlarda olacaktı. Türkmen ve Sünni Arapların iki karşı eylemine katılanlar ise yüzlerce olarak basında yer alacaktı.image
Ağustosa krizin derinleşmesiyle girilirken ABD'nin baskısı arttı, Bush, Irak Devlet Başkanı Talabani'yle görüşerek 'yasayı istiyorum' dedi. Kaotik atmosferde Talabani sağlık kontrolü bahanesiyle sorunun iyileştirilmesi yerine kanamanın sürmesinden fayda uman ABD'ye uçtu. Bağdat'a geçen Federal Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Bağdat'ta Sünni, Şii, Sadr hareketi vb. gibi taraflarla, ABD Büyükelçisi Crocker, İngiliz Büyükelçisi Christopher Prentice'la görüştü. Bağdat hükümeti, Kürt, Arap, Türkmen, temsilcilerin uzalaşma zirvesinden sonuç çıkmadı. Bush da telefonda Barzani'yle görüşerek uyardı. Sonrasında ABD Dışişleri Bakanlığı da yerel seçimlerin sonbahara yetiştirilmesini istediğini iletti. Ancak Washington halkın öfkesini hesaplayamamıştı, baskı halk dalgasından döndü. KDP kadrolarından Safin Dizai'nin birkaç günü 'yasa çıksın' baskısı yapan Ankara'da geçirmesi sonuçsuz kaldı. Oturumlar birkaç kez ertelenip Meclis tatile girerken 2003'te Saddam Hüseyin dönemini kapatan savaştan bu yana Barzani ilk kez Kerkük'e geçti.
Bush'un son pazarlığı
Bu noktada daha önceki sözlerinden dönüp Washington ve Ankara koridoruna hapsolan Barzani'nin komşu ülkeleri ve Bağdat'ı uyaran çıkışları nasıl okunabilir? Örneğin '22 Temmuz'da meydana gelen, Kürdistan halkına karşı yapılan büyük bir plandı. Bunun içinde dış ajan da vardı. Bazı tarafların bütün çabaları 140. maddeyi öldürmek ve Kerkük İl Meclisi'nin yetkisini azaltmaktı. Bugün Kürd'ün 'Hayır! artık yeter!' diyeceği bir gündür. Biz Irak Daimi Anayasası'nın 140. maddesi için hiçbir şekilde hiçbir alternatif kabul etmeyiz. Biz her türlü aşırılığa ve müdahaleye karşıyız... Kimsenin Kerkük konusunda bize dayatmada bulunmasına yol vermeyeceğiz. Ve Kerkük konusunda hiçbir şekilde pazarlık yapmayacağız' sözleri... Bush, baskıları Kürt halkının öfkesine çarpınca konjonktürden yararlanmak mı istedi? Yani Barzani'nin çıkışı, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın uzun süredir tartışılan Türkiye ziyaretinin kesinleşmesi ve enerji anlaşmasına nihai imza atılması ihtimali nedeniyle Bush'un Ankara'ya karşı dönemsel 'Kerkük tahtarevallisinin üstüne çık' demesinin sonucu mu? Şu açık ki tutarlı olup halkla hareket etmek yerine, Washington, Ankara ve Tahran'a payanda olanların Ortadoğu'da geleceği yoktur. M. ALİ ÇELEBİ

Kerkük üzerinden nüfuz savaşı

Şii Lider Sistani: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK HALKI BELİRLEYECEK”

Türkiye, Irak’ı siyasi krizin eşiğine getirdi

Dr.MAHMUT OSMAN: ‘’IRAK’TAN KERKÜK’E GÜÇ KAYDIRMAK ARAPLAŞTIRMA ANLAMI TAŞIYOR’’

Kandil’den Kerkük mesajı:Sömürgeciler Kürtleri denetim altında bulundurmak için Kerkük’ü enegelliyorlar”

Türkiye, Saddam Hüseyin rejimininden sonra Kürtlerin bütün kazanımlarını azaltmak için her yolu deniyor

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı