Türkiye'nin harekât hedefi PKK'nin tasfiyesi, Güney Kürdistan'ın ise kontrolü

97 konsepti aranıyorpkk_zapta
Türkiye'nin bugün 1997'de Güney Kürdistan'da KDP'nin desteğiyle elde ettiği statüyü geri kazanmaya çalıştığı belirtiliyor. Bunun içinse yeni bir Ankara Anlaşması'nın zemini hazırlanıyor
Türkiye'nin sonbaharla birlikte yapmayı planladığı belirtilen kara harekâtında esas amacın, PKK'nin tasfiye edilmesi, Güney Kürdistan'ın ise kontrol altına alınması olduğu belirtiliyor. Bu durum, 1997'de KDP'nin aktif desteğiyle gerçekleştirilen Zap operasyonunu hatırlatıyor. 1997'de olduğu gibi, bugün de Türkiye Güney Kürdistan'da tampon bölge oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye yeni bir Ankara Anlaşması'nın peşinde.
Türkiye'nin sonbaharla birlikte yapmayı planladığı belirtilen kara harekâtında esas amacının, PKK'nin tasfiye edilmesi, Güney Kürdistan'ın ise kontrol altına alınması olduğu belirtiliyor. Bu durum ise, 1997'de KDP'nin aktif desteğiyle gerçekleştirilen Zap operasyonunu hatırlatıyor. 1997'de olduğu gibi, bugün de Türkiye PKK'yi etkisizleştirmek ve giderek tamamen tasfiye etmek amacıyla Güney Kürdistan'da tampon bölge oluşturmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye'nin KDP ve YNK ile 1997'de imzaladığı Ankara Anlaşması'na benzer bir konsensüs sağlamaya çalıştığı kaydediliyor.
zap_donusu_turk_asker Türkiye'nin mevcut hazırlıkları ve MGK'de alınan Güney Kürdistanlı güçlerle ilişkilerin kurulması kararı, 1997'de Zap merkezli gelişen sınırötesi operasyonu hatırlatıyor. Güney Kürdistanlı yetkililerin olası bir kara harekâtına katılmaya yönelik Türkiye'nin ABD üzerinden geliştirdiği dayatmalar, yeni bir Ankara Anlaşması sürecini de gündeme getiriyor. 30-31 Ekim 1996 tarihlerinde KDP, YNK, ABD, Türkiye, İngiltere ve Iraklı Türkmenlerin katılımı ile Ankara'da yapılan toplantı sonrasında bir anlaşmaya varılmış ve belge yayınlanmıştı. Belgede dile getirilen esaslar, aynı zamanda Türkiye'nin bugün yeniden aynı politikaya sarıldığını ortaya koyarken, şu hususlar öne çıkmıştı: 'Türkiye'nin ve diğer komşu ülkelerin güvenlik mülahazaları dikkate alınmalıdır. Taraflar başta PKK olmak üzere, terörist unsurların Kuzey Irak'ta faaliyette bulunmalarını veya varlık tesis etmelerini önlemeye çalışma konusunda anlaşmışlardır.' Bu anlaşma sonrasında 1996'nın sonunda sivillerin yaşamını yitirmesine neden olan Türkiye'nin sınırötesi operasyonları olmakla birlikte, asıl olarak 1997'nin baharında KDP'nin katıldığı kapsamlı bir Zap operasyonu yapıldı. Bu operasyon başarısızlıkla sonuçlanınca bu kez sonbaharda daha kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi.

 
1997'deki amaç
Sonbahardaki operasyonun temel amacı ise, baharda ulaşılamayan hedeflerin inşa edilmesiydi. 12 Ekim 1997'de Ülkede Gündem Gazetesi'ne yazan Ferda Çetin, hedefleri şöyle sıralamıştı: 'Güney'de Türk devletinin ve KDP güçlerinin ortaklaşa başalattığı 14 Mayıs 1997 Çelik operayonu tam bir başarısızlıkla sonuçlandı. PDK güçlerinde yaşanan çözülüş, PKK'nin alanda daha denetimli ve otoriter olması, Türkiye'yi ikinci bir Güney Kürdistan işgal girişimine mecbur etti. 21 Eylül akşamı başlayan 2. Güney Kürdistan girişiminde amaç neydi? En önemli amaçlardan biri; sıkışıp kalan KDP güçlerine bir nefes aldırma, tekrar aktifleştirme ve denetime alma idi. İkincisi; özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kısmi geri çekilmesi ardından, inisiyatifi elegeçiren PKK güçlerini sınırlandırma, yıpratma ve başarılabilirse darbelemeydi. Üçüncüsü; Türk devletinin Güney Kürdistan'da denetimi tutma hayalinin peşinde koşmasıydı. Bu da şimdiki durumda şu anlama geliyor: Ecevit'in ortaya attığı bazı alanları tutma ve bu alanları bir sonraki operasyonda kullanma, yani bir tampon bölge yaratma. Dördüncüsü; kendi deyimleri ile PKK'den arındırılmış stratejik alanlarda karakollar oluşturma ve kimi yerlerde KDP güçlerini, kimi yerlerde ise kendi güçleri ile KDP'yi ortaklaşa yerleştirmekti.'


Askeri üsler amaçlanıyor
İsrail, ABD, İngiltere ve NATO'nun tam desteğini alan ve KDP'nin silahlı gücüyle birlikte gerçekleştirilen 1997'deki ikinci operasyonda belli oranda tampon bölgenin oluşturulduğu söylenebilir. Esasında 1991 Birinci Körfez Savaşı sonrasında, bölgede oluşan otorite boşluğundan faydalanarak hem PKK'ye darbe vurmak hem de Musul ve Kerkük'ü işgal etmek isteyen dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından gündeme getirilen ve daha sonra 'Ecevit'in planı' olarak da adlandırılan tampon bölge kapsamında sınır hattında 62 karakol inşa edilmiş, bugün hâlâ askerlerin bulunduğu Bamerni, Amedi gibi yerlerde askeri üsler oluşturulmuştu.
Yeni bir anlaşma hesabı
Hesaplandığı gibi PKK'nin darbelenmemesi, aksine sistematik karşı koyuşuna devam etmesi ve uluslararası dengeler nedeniyle Türkiye 1997'de yerleştiği yerlerden zamanla çekildi. Ancak günümüzde hâlâ KDP denetimindeki Bamerni, Kanimasi ve Amediye gibi yerlerde askeri üsler bulunuyor. Öte yandan 2000'den sonra PKK'nin tüm güçlerini Güney Kürdistan'a çekmesi ve iyice orada otoritesini tesis etmesi de Türkiye'nin Güney Kürdistan'a girişini zorladı. Aynı şekilde 2003'te Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesi, ABD'nin Irak'a yerleşmesi ve Güney Kürdistan'da Kürt yönetiminin oluşmasından sonra Ankara Anlaşması da geçersiz oldu. Bütün bu gelişmelerden sonra Türkiye 2007'ye gelindiğinde yeni arayışlara girmek zorunda kaldı. Uzmanlar, Türkiye'nin bugün de büyük oranda 1997'de Güney Kürdistan'da ABD, İsrail, İngiltere ve KDP'nin desteğiyle elde ettiği statüyü geri kazanmaya çalıştığına dikkat çekiyor. Bunun içinse Türkiye'nin yeni bir Ankara Anlaşması'nın peşinde koştuğu ifade ediliyor. NURİ FIRAT

IRAK ASKERLERİ XANEQİN’DEN ÇEKİLİYOR

Irak güçleri Xaneqin’e girdi, Kürtler protesto etti

Kürtler adım adım geriliyor

Irak ordusu KDP ve YNK bürolarını bastı!

“Telebimiz reddedilirse, Irak bakanlıklarıyla ilişkilerimizi keseceğiz’’

Devletin Irak Türkmenleri üzerindeki planları ortaya çıktı

Crocker: “Amerika Hiçbir Şekilde Kürtlere Sırtını Dönmeyecek”

İşte Katliamların TSK ibareli 'GİZLİ' Belgesi

RUS KONSOLUS: “BİZ KÜRDİSTAN’A AYRI BİR ÖNEM VERİYORUZ’’

Crocker, “Erbil - Bağdat Sorunları, ‘anahtar Iraklılarda olacak şekilde’ çözülmeli”

Türk Ordusu Misket Bombaları ile Sivil Halka Zarar Veriyor

Şengal Katliamı bir başlangıçtı

Kerkük üzerinden nüfuz savaşı

Şii Lider Sistani: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK HALKI BELİRLEYECEK”

Türkiye, Irak’ı siyasi krizin eşiğine getirdi

Dr.MAHMUT OSMAN: ‘’IRAK’TAN KERKÜK’E GÜÇ KAYDIRMAK ARAPLAŞTIRMA ANLAMI TAŞIYOR’’

Kandil’den Kerkük mesajı:Sömürgeciler Kürtleri denetim altında bulundurmak için Kerkük’ü enegelliyorlar”

Türkiye, Saddam Hüseyin rejimininden sonra Kürtlerin bütün kazanımlarını azaltmak için her yolu deniyor

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇBİR ŞEKİLDE PAZARLIK YAPMAYACAĞIZ’’

BAŞKAN BARZANİ: “KERKÜK’ÜN BÜTÜN OLUŞUMLARI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’’

Kerkük’teki Patlamanın Faili İstanbul’da Kaçırıldı

Ankara Kerkük'ten memnun

Kerkük'ü bekleyen ciddi tehlike

Kerkük, Küdistan'a bağlanmadıkça ne Kürdistan özgürleşecek ne de Kürdler rahat yüzü görecektir!

Irkçı Arap aşiretlerinden Kerkük’te Kürtlere karşı sonsuza dek şavaşma kararı

Barzani: Artık yeter

TARAFLAR UZLAŞAMADI...KERKÜK TATİLDEN SONRAYA BIRAKILDI...

Musul’da 500 Kürde ait toplu mezar bulundu

Kürtlere Kerkük’te Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan kuşatması!

Irak Dışişleri Bakanlığından, Türkiye’ye: Kerkük’e karışma

Türk hükümeti, Federe Kürdistan’ın içişlerine karışacağını “tehditlerle” teyit etti!

Kerkük = Kürt sorunu

BAŞKAN BARZANİ: ‘’DIŞ GÜÇLERİN AJANDASI KERKÜK’TE BAŞARIYA ULAŞMAZ’’

KERKÜK İL MECLİSİNİN TALEBİ İÇİN UYGUN BİR YOL SUNULACAK

Barzani ile röportaj

BAŞKAN BAZRANİ: ‘’ DIŞ GÜÇLERİN KERKÜK’TEKI AMAÇLARINA HİÇBİR ŞEKİLDE YOL VERMEYECEĞİZ’’

“140.MADDE ÖLDÜ DİYENLER IRAK’IN PARÇA PARÇA OLMASINA TAHAMMÜL ETSİNLER’’

Hişyar Zebari’nin ağzından Irak

BAŞBAKAN NEÇİRVAN BARZANİ: MALİKİ 140.MADDENİN UYGULANMASINDAN YANA’’

KERKUKİ : ''DE MİSTURA , RAPORUNDAKİ HATALARI İTİRAF ETTİ''

‘’KÜRDİSTAN HALKININ 140.MADDENİN UYGULANMASINI İSTEMESİ TABİİ BİR HAKTIR’’

IRAK PARLAMENTO BAŞKAN YARDIMCISI TAYFUR: ''TÜRKİYE İÇ İŞLERİMİZE KARŞIYOR''

BAŞKAN BARZANİ VE BUSH TELEFONLA GÖRÜŞTÜ: YEREL SEÇİM YASASI DEĞERLENDİRİLDİ

Emir Türkiye’den geldi

BAŞBAKAN BARZANİ İLE PARLAMENTO BAŞKANI MÜFTÜ BİR ARAYA GELDİ: ''DE MİSTURA RAPORU KAYGI VERİCİ..."

BM'nin Kerkük raporuna Güney Kürdistan Parlamentosundan ret

Kerkük'te seçim var referandum yok

KÜRDİSTAN İTTİFAK LİSTESİ, BM'NİN 140. MADDE İLE İLGİLİ ÖNERİLERİNİ GÖRÜŞMEK ÜZERE TOPLANIYOR.

DR.MAHMUT OSMAN: "BM'NİN 140.MADDE KONUSUNDAKİ ÖNERİLERİ OLUMSUZ"

KERKÜKLÜLER KARARI ‘’KÜRDİSTAN BÖLGE YÖNETİMİNE BAĞLANMAK İSTİYORUZ’’

'Kerkük Kürtlerin yüreğidir'

YNK : Türkmen Cephesi 4 Kürdü öldürdü

'Ergenekon'un avukatı' Baykal'ın açıklamaları ve ITC saldırısı failleri gösteriyor

Kerkük'te İran, Türkiye, Suudia Arabistan'ın anti-Kürt ittifakı ve ITC parmağı

KERKUK ,ERBiL’DEN SONRA SÜLEYMANİYE’DE  BÜYÜK PROTESTO

KÜRDİSTAN BÖLGE BAŞKANLIĞI’NDAN İNTİHAR SALDIRISINA KARŞI SERT KINAMA...

ERGENEKON IRAK FELLUCE’YE NE GÔNDERDI?

İsyan çağrısından sivil katliama

ITC , ‘’HALKA ATEŞ AÇIN’’ TALİMATI VERDİ...

Sağlık Bakanı: Kerkük'te 25 kişi öldü, 180 kişi yaralandı

BAŞKAN BARZANİ: “BA’S REJİMİNDEN ÖNCE KÜRDİSTAN BAĞIMSIZ BİR DEVLETTİ, ANCAK KÜRDİSTAN PARLAMENTOSU IRAKLI KARDEŞLERLE YAŞAMAYA KARAR VERDİ”

Önümüzdeki dönem içerisinde Kürd-Sünni ittifakı yaşanabilir.

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇKİMSENİN ATEŞLE OYNAMASINI İSTEMİYORUZ’’

2008 yılında koparılan bölgelerin tekrar Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasını temenni ediyoruz. Başarı Kürdistan halkı ve hükümetinindir

Kürdistan Bölgesi’ndeki son gelişmeler, Türkiye’nin bombardımanları, 140.madde ve Kürdistan Bölgesi sınırları ile Irak sınırlarının korunması

140.MADDE...

İHSAN:Irak daimi anayasasının 140. Maddesinin uygulanması için kurulan Yüksek Komisyonun ileriye yönelik olumlu adımlar attığını'' söyledi.

Kerkük ve diğer koparılmış bölgelerinin durumunun anayasada öngörülen şekilde normale dönüştürülmesi

Kürd İttifakı:'Referandumun 2-3 ay için ertelenmesi sorun teşkil etmiyor'

Katliamcı devletler Kerkuk referandumunu erteletti!

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı

Kerkük referandumunun yapılması için süreç hızlandı

KERKÜK BİR KÜRT KENTİDİR

Kürdistan - IRAK ASKERLERİ XANEQİN’DEN ÇEKİLİYOR

kirkuk

IRAK UYUM CEPHESİ: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK’TEKİ OLUŞUMLAR BELİRLEYECEK”

Kürdistan - 26-Aug-08 [18:41] Irak Uyum Cephesi’nden Irak Parlamentosuna üye olan Ömer Abdulsettar El-Kerbuli, Kerkük’ün geleceğini Kerkük’teki oluşumların belirleyeceğini bildirdi.

El-Kerbuli, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Kerkük’ün geleceğini Kerkük’teki oluşumların belirleyeceğini söyledi.Kerküklülerin daha önce barışçıl bir şekilde bir arada yaşadıklarını kaydeden El-Kerbuli, “Bu yüzden Kerkük’ün geleceğini Kerküklüler belirleyecek” dedi.

Uyum Cephesi’nden Irak Parlamentosuna üye olan ve Irak İslam Partisi liderlerinden El-Kerbuli, “Bazı taraflar bu sorunu (Kerkük) anlaşmaya dayalı bir çözüm yoluyla çözüme kavuşturulmasını istemiyorlar. Biz, Kerkük’ün geleceğinin Kerküklülerin elinde olduğuna inanıyoruz” diye konuştu.

 

26-Aug-08 [19:55]

irak askerleri xanekinden cekildi 28-8-08 PNA-Xaneqin Güvenlik Sorumlusu Selah İsmail Delo, Xaneqin kentine giren Irak askerlerinin çekilmeye başladığını bildirdi.

Xaneqin Güvenlik Sorumlusu Selah İsmail Delo PNA’ya yaptığı açıklamada, Irak askerlerinin Xaneqin’den ayrılmaya hazırlandığını söyledi.

İsmail Delo, Irak güçlerinin bir kaç gündür Xaneqin, Helevan bölgesi ve Munzriye ile Banmil yoluna konuşlandığını belirterek, ancak Xaneqin halkının düzenlediği gösterilerin ardından askerlerin Xaneqin'in güneybatısındaki Celevla nahiyesine doğru geri çekildiğini söyledi.

Delo, Celevla’ya geri çekilen askerlerin bugün öğle saatlerinde tekrar Banmil yoluna geldiklerini belirtti.

Güvenlik Sorumlusu İsmail Delo, Xaneqin merkezine yayılan askerlerin ise ayrılmaya hazırlandığını kaydetti.

Xaneqin’e Irak güçlerinin girişini protesto etmek için bugün sabah saatlerinde kent sakinleri gösteri düzenledi.

Xaneqin halkı, çeşitli organizasyonlar ve Kürdistan’daki partilerin temsilcilerinin katıldığı gösteride, Irak hükümetinin Xaneqin’e Irak ordusunu yerleştirmeye yönelik girişimine olan halk tepkisi dile getirildi.

Irak güçleri Xaneqin’e girdi, Kürtler protesto etti

Kürtler adım adım geriliyor

Irak ordusu KDP ve YNK bürolarını bastı!

“Telebimiz reddedilirse, Irak bakanlıklarıyla ilişkilerimizi keseceğiz’’

Devletin Irak Türkmenleri üzerindeki planları ortaya çıktı

Crocker: “Amerika Hiçbir Şekilde Kürtlere Sırtını Dönmeyecek”

İşte Katliamların TSK ibareli 'GİZLİ' Belgesi

RUS KONSOLUS: “BİZ KÜRDİSTAN’A AYRI BİR ÖNEM VERİYORUZ’’

Crocker, “Erbil - Bağdat Sorunları, ‘anahtar Iraklılarda olacak şekilde’ çözülmeli”

Türk Ordusu Misket Bombaları ile Sivil Halka Zarar Veriyor

Şengal Katliamı bir başlangıçtı

Kerkük üzerinden nüfuz savaşı

Şii Lider Sistani: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK HALKI BELİRLEYECEK”

Türkiye, Irak’ı siyasi krizin eşiğine getirdi

Dr.MAHMUT OSMAN: ‘’IRAK’TAN KERKÜK’E GÜÇ KAYDIRMAK ARAPLAŞTIRMA ANLAMI TAŞIYOR’’

Kandil’den Kerkük mesajı:Sömürgeciler Kürtleri denetim altında bulundurmak için Kerkük’ü enegelliyorlar”

Türkiye, Saddam Hüseyin rejimininden sonra Kürtlerin bütün kazanımlarını azaltmak için her yolu deniyor

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇBİR ŞEKİLDE PAZARLIK YAPMAYACAĞIZ’’

BAŞKAN BARZANİ: “KERKÜK’ÜN BÜTÜN OLUŞUMLARI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’’

Kerkük’teki Patlamanın Faili İstanbul’da Kaçırıldı

Ankara Kerkük'ten memnun

Kerkük'ü bekleyen ciddi tehlike

Kerkük, Küdistan'a bağlanmadıkça ne Kürdistan özgürleşecek ne de Kürdler rahat yüzü görecektir!

Irkçı Arap aşiretlerinden Kerkük’te Kürtlere karşı sonsuza dek şavaşma kararı

Barzani: Artık yeter

TARAFLAR UZLAŞAMADI...KERKÜK TATİLDEN SONRAYA BIRAKILDI...

Musul’da 500 Kürde ait toplu mezar bulundu

Kürtlere Kerkük’te Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan kuşatması!

Irak Dışişleri Bakanlığından, Türkiye’ye: Kerkük’e karışma

Türk hükümeti, Federe Kürdistan’ın içişlerine karışacağını “tehditlerle” teyit etti!

Kerkük = Kürt sorunu

BAŞKAN BARZANİ: ‘’DIŞ GÜÇLERİN AJANDASI KERKÜK’TE BAŞARIYA ULAŞMAZ’’

KERKÜK İL MECLİSİNİN TALEBİ İÇİN UYGUN BİR YOL SUNULACAK

Barzani ile röportaj

BAŞKAN BAZRANİ: ‘’ DIŞ GÜÇLERİN KERKÜK’TEKI AMAÇLARINA HİÇBİR ŞEKİLDE YOL VERMEYECEĞİZ’’

“140.MADDE ÖLDÜ DİYENLER IRAK’IN PARÇA PARÇA OLMASINA TAHAMMÜL ETSİNLER’’

Hişyar Zebari’nin ağzından Irak

BAŞBAKAN NEÇİRVAN BARZANİ: MALİKİ 140.MADDENİN UYGULANMASINDAN YANA’’

KERKUKİ : ''DE MİSTURA , RAPORUNDAKİ HATALARI İTİRAF ETTİ''

‘’KÜRDİSTAN HALKININ 140.MADDENİN UYGULANMASINI İSTEMESİ TABİİ BİR HAKTIR’’

IRAK PARLAMENTO BAŞKAN YARDIMCISI TAYFUR: ''TÜRKİYE İÇ İŞLERİMİZE KARŞIYOR''

BAŞKAN BARZANİ VE BUSH TELEFONLA GÖRÜŞTÜ: YEREL SEÇİM YASASI DEĞERLENDİRİLDİ

Emir Türkiye’den geldi

BAŞBAKAN BARZANİ İLE PARLAMENTO BAŞKANI MÜFTÜ BİR ARAYA GELDİ: ''DE MİSTURA RAPORU KAYGI VERİCİ..."

BM'nin Kerkük raporuna Güney Kürdistan Parlamentosundan ret

Kerkük'te seçim var referandum yok

KÜRDİSTAN İTTİFAK LİSTESİ, BM'NİN 140. MADDE İLE İLGİLİ ÖNERİLERİNİ GÖRÜŞMEK ÜZERE TOPLANIYOR.

DR.MAHMUT OSMAN: "BM'NİN 140.MADDE KONUSUNDAKİ ÖNERİLERİ OLUMSUZ"

KERKÜKLÜLER KARARI ‘’KÜRDİSTAN BÖLGE YÖNETİMİNE BAĞLANMAK İSTİYORUZ’’

'Kerkük Kürtlerin yüreğidir'

YNK : Türkmen Cephesi 4 Kürdü öldürdü

'Ergenekon'un avukatı' Baykal'ın açıklamaları ve ITC saldırısı failleri gösteriyor

Kerkük'te İran, Türkiye, Suudia Arabistan'ın anti-Kürt ittifakı ve ITC parmağı

KERKUK ,ERBiL’DEN SONRA SÜLEYMANİYE’DE  BÜYÜK PROTESTO

KÜRDİSTAN BÖLGE BAŞKANLIĞI’NDAN İNTİHAR SALDIRISINA KARŞI SERT KINAMA...

ERGENEKON IRAK FELLUCE’YE NE GÔNDERDI?

İsyan çağrısından sivil katliama

ITC , ‘’HALKA ATEŞ AÇIN’’ TALİMATI VERDİ...

Sağlık Bakanı: Kerkük'te 25 kişi öldü, 180 kişi yaralandı

BAŞKAN BARZANİ: “BA’S REJİMİNDEN ÖNCE KÜRDİSTAN BAĞIMSIZ BİR DEVLETTİ, ANCAK KÜRDİSTAN PARLAMENTOSU IRAKLI KARDEŞLERLE YAŞAMAYA KARAR VERDİ”

Önümüzdeki dönem içerisinde Kürd-Sünni ittifakı yaşanabilir.

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇKİMSENİN ATEŞLE OYNAMASINI İSTEMİYORUZ’’

2008 yılında koparılan bölgelerin tekrar Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasını temenni ediyoruz. Başarı Kürdistan halkı ve hükümetinindir

Kürdistan Bölgesi’ndeki son gelişmeler, Türkiye’nin bombardımanları, 140.madde ve Kürdistan Bölgesi sınırları ile Irak sınırlarının korunması

140.MADDE...

İHSAN:Irak daimi anayasasının 140. Maddesinin uygulanması için kurulan Yüksek Komisyonun ileriye yönelik olumlu adımlar attığını'' söyledi.

Kerkük ve diğer koparılmış bölgelerinin durumunun anayasada öngörülen şekilde normale dönüştürülmesi

Kürd İttifakı:'Referandumun 2-3 ay için ertelenmesi sorun teşkil etmiyor'

Katliamcı devletler Kerkuk referandumunu erteletti!

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı

Kerkük referandumunun yapılması için süreç hızlandı

KERKÜK BİR KÜRT KENTİDİR

Irak güçleri Xaneqin’e girdi, Kürtler protesto etti

irakli asker

ANF-SÜLEYMANİYE / Federal Kürdistan’a bağlanmayan Kürt kenti Xaneqin’e Irak güçlerinin girişini protesto etmek için bugün kent sakinleri göster yaptı.
Irak güçleri dün akşam Kürt kenti Xaneqin’e girdi. Xaneqin’liler de bu sabah yerel saatle 09.00 sokaklara dökülerek Iraklı güçlerin kentte konumlanmasını protesto etti. Kaymakamlığa yürüyen eylemciler burada yetkililere taleplerini ilettiler.
Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ve Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’nin temsilcisi Mela Bahtiyar da eyleme katıldı ve Iraklı güçleri bugün geri gideceğini söyledi. Kürt yetkililer Iraklılarla görüşmeler yaparak soruna çözüm arıyorlar. Ancak Irak güçlerinden bu konuda herhangi bir açıklama gelmedi.kurdistan maps mp harita kurd kurdish kurds[1]
YNK polütbürosu da bugün toplanarak Iraklı güçlerin Xaneqin’e girişini değerlendirdi. Bahtiyar bu toplantıda Barzani ve Talabani’nin temsilcisi olarak belirlendi. Toplantıda, Xaneqin’in güvenli bir bölge olduğu tespiti yapılırken soruna nasıl bir çözüm getirileceği konusu kesinlik kazanmadı.
Irak güçleri adım adım Kürtlerin etkili olduğu alanları sınırlandırıyor. Irak parlamentosunda yerel seçimlere ilişkin tartışmalı 24. Maddenin kabulünden sonra, Iraklı güçleri Federal Kürdistan Bölgesi sınırlarına dayandı.
Güneyli güçlerin de geri adım atması üzerine Irak ordusu ilkin Diyala’daki Kürt kentlerine konumlandı.  Irak ordusunun girişiyle Diyala'ya bağlı Karatepe, Mendeli, Bedra, Cessan, Zirbati, Celewla kasabalarından peşmerge güçlerini çekmek zorunda kaldılar.  19 Ağustos günü Irak askeri birlikler Karatepe-Cebare bölgesini kontrol altına almıştı.
Diyala’nın kuzeyinde bulunan Karatepe, Saadiye ve Celewla’da 2 yıldan beridir 4 bin kişilik bir peşmerge tugayı bulunuyordu. Süleymaniye ile sınır olan bu bölgelerde çoğunlukta Şii Kürtler yaşıyor.
23 Ağustos günü de Irak ordusuna bağlı güçler Diyala’daki Kürt bölgesi olan Karatepe’de YNK, KDP ve Komünist Parti binalarını basarak, parti bayraklarını indirmişti.

Kürtler adım adım geriliyor

Irak ordusu KDP ve YNK bürolarını bastı!

“Telebimiz reddedilirse, Irak bakanlıklarıyla ilişkilerimizi keseceğiz’’

Devletin Irak Türkmenleri üzerindeki planları ortaya çıktı

Crocker: “Amerika Hiçbir Şekilde Kürtlere Sırtını Dönmeyecek”

İşte Katliamların TSK ibareli 'GİZLİ' Belgesi

RUS KONSOLUS: “BİZ KÜRDİSTAN’A AYRI BİR ÖNEM VERİYORUZ’’

Crocker, “Erbil - Bağdat Sorunları, ‘anahtar Iraklılarda olacak şekilde’ çözülmeli”

Türk Ordusu Misket Bombaları ile Sivil Halka Zarar Veriyor

Şengal Katliamı bir başlangıçtı

Kerkük üzerinden nüfuz savaşı

Şii Lider Sistani: “KERKÜK’ÜN GELECEĞİNİ KERKÜK HALKI BELİRLEYECEK”

Türkiye, Irak’ı siyasi krizin eşiğine getirdi

Dr.MAHMUT OSMAN: ‘’IRAK’TAN KERKÜK’E GÜÇ KAYDIRMAK ARAPLAŞTIRMA ANLAMI TAŞIYOR’’

Kandil’den Kerkük mesajı:Sömürgeciler Kürtleri denetim altında bulundurmak için Kerkük’ü enegelliyorlar”

Türkiye, Saddam Hüseyin rejimininden sonra Kürtlerin bütün kazanımlarını azaltmak için her yolu deniyor

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇBİR ŞEKİLDE PAZARLIK YAPMAYACAĞIZ’’

BAŞKAN BARZANİ: “KERKÜK’ÜN BÜTÜN OLUŞUMLARI İÇİN ÇALIŞACAĞIZ’’

Kerkük’teki Patlamanın Faili İstanbul’da Kaçırıldı

Ankara Kerkük'ten memnun

Kerkük'ü bekleyen ciddi tehlike

Kerkük, Küdistan'a bağlanmadıkça ne Kürdistan özgürleşecek ne de Kürdler rahat yüzü görecektir!

Irkçı Arap aşiretlerinden Kerkük’te Kürtlere karşı sonsuza dek şavaşma kararı

Barzani: Artık yeter

TARAFLAR UZLAŞAMADI...KERKÜK TATİLDEN SONRAYA BIRAKILDI...

Musul’da 500 Kürde ait toplu mezar bulundu

Kürtlere Kerkük’te Türkiye, Irak ve Suudi Arabistan kuşatması!

Irak Dışişleri Bakanlığından, Türkiye’ye: Kerkük’e karışma

Türk hükümeti, Federe Kürdistan’ın içişlerine karışacağını “tehditlerle” teyit etti!

Kerkük = Kürt sorunu

BAŞKAN BARZANİ: ‘’DIŞ GÜÇLERİN AJANDASI KERKÜK’TE BAŞARIYA ULAŞMAZ’’

KERKÜK İL MECLİSİNİN TALEBİ İÇİN UYGUN BİR YOL SUNULACAK

Barzani ile röportaj

BAŞKAN BAZRANİ: ‘’ DIŞ GÜÇLERİN KERKÜK’TEKI AMAÇLARINA HİÇBİR ŞEKİLDE YOL VERMEYECEĞİZ’’

“140.MADDE ÖLDÜ DİYENLER IRAK’IN PARÇA PARÇA OLMASINA TAHAMMÜL ETSİNLER’’

Hişyar Zebari’nin ağzından Irak

BAŞBAKAN NEÇİRVAN BARZANİ: MALİKİ 140.MADDENİN UYGULANMASINDAN YANA’’

KERKUKİ : ''DE MİSTURA , RAPORUNDAKİ HATALARI İTİRAF ETTİ''

‘’KÜRDİSTAN HALKININ 140.MADDENİN UYGULANMASINI İSTEMESİ TABİİ BİR HAKTIR’’

IRAK PARLAMENTO BAŞKAN YARDIMCISI TAYFUR: ''TÜRKİYE İÇ İŞLERİMİZE KARŞIYOR''

BAŞKAN BARZANİ VE BUSH TELEFONLA GÖRÜŞTÜ: YEREL SEÇİM YASASI DEĞERLENDİRİLDİ

Emir Türkiye’den geldi

BAŞBAKAN BARZANİ İLE PARLAMENTO BAŞKANI MÜFTÜ BİR ARAYA GELDİ: ''DE MİSTURA RAPORU KAYGI VERİCİ..."

BM'nin Kerkük raporuna Güney Kürdistan Parlamentosundan ret

Kerkük'te seçim var referandum yok

KÜRDİSTAN İTTİFAK LİSTESİ, BM'NİN 140. MADDE İLE İLGİLİ ÖNERİLERİNİ GÖRÜŞMEK ÜZERE TOPLANIYOR.

DR.MAHMUT OSMAN: "BM'NİN 140.MADDE KONUSUNDAKİ ÖNERİLERİ OLUMSUZ"

KERKÜKLÜLER KARARI ‘’KÜRDİSTAN BÖLGE YÖNETİMİNE BAĞLANMAK İSTİYORUZ’’

'Kerkük Kürtlerin yüreğidir'

YNK : Türkmen Cephesi 4 Kürdü öldürdü

'Ergenekon'un avukatı' Baykal'ın açıklamaları ve ITC saldırısı failleri gösteriyor

Kerkük'te İran, Türkiye, Suudia Arabistan'ın anti-Kürt ittifakı ve ITC parmağı

KERKUK ,ERBiL’DEN SONRA SÜLEYMANİYE’DE  BÜYÜK PROTESTO

KÜRDİSTAN BÖLGE BAŞKANLIĞI’NDAN İNTİHAR SALDIRISINA KARŞI SERT KINAMA...

ERGENEKON IRAK FELLUCE’YE NE GÔNDERDI?

İsyan çağrısından sivil katliama

ITC , ‘’HALKA ATEŞ AÇIN’’ TALİMATI VERDİ...

Sağlık Bakanı: Kerkük'te 25 kişi öldü, 180 kişi yaralandı

BAŞKAN BARZANİ: “BA’S REJİMİNDEN ÖNCE KÜRDİSTAN BAĞIMSIZ BİR DEVLETTİ, ANCAK KÜRDİSTAN PARLAMENTOSU IRAKLI KARDEŞLERLE YAŞAMAYA KARAR VERDİ”

Önümüzdeki dönem içerisinde Kürd-Sünni ittifakı yaşanabilir.

BAŞKAN BARZANİ: ‘’KERKÜK KONUSUNDA HİÇKİMSENİN ATEŞLE OYNAMASINI İSTEMİYORUZ’’

2008 yılında koparılan bölgelerin tekrar Kürdistan Bölgesi’ne bağlanmasını temenni ediyoruz. Başarı Kürdistan halkı ve hükümetinindir

Kürdistan Bölgesi’ndeki son gelişmeler, Türkiye’nin bombardımanları, 140.madde ve Kürdistan Bölgesi sınırları ile Irak sınırlarının korunması

140.MADDE...

İHSAN:Irak daimi anayasasının 140. Maddesinin uygulanması için kurulan Yüksek Komisyonun ileriye yönelik olumlu adımlar attığını'' söyledi.

Kerkük ve diğer koparılmış bölgelerinin durumunun anayasada öngörülen şekilde normale dönüştürülmesi

Kürd İttifakı:'Referandumun 2-3 ay için ertelenmesi sorun teşkil etmiyor'

Katliamcı devletler Kerkuk referandumunu erteletti!

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı

Kerkük referandumunun yapılması için süreç hızlandı

KERKÜK BİR KÜRT KENTİDİR

Kürt dili ulusal meseledir

cizre_kultur_sanat_gunleri Cizre 2. Kültür Sanat Günleri kapsamında düzenlenen 'Globalizm, Asimilasyon ve Kürt Dili' konulu panelde, İran, Suriye, Irak ve Türkiye'deki Kürtler, asimilasyon ve Kürtçe'yi tartıştı. Dilin ulusal bir sorun olduğu vurgulanan panelde, Kürtçe'nin sorunlarını tartışacak, pratik adımlar atacak bir enstitü çatısı altında çalışmanın şart olduğunun altı çizildi. 'Onurun Dili, Dilin Onuru' sloganıyla düzenlenen Cizre 2. Kültür Sanat Günleri programı kapsamında düzenlenen 'Globalizm, Asimilasyon ve Kürt Dili' konulu panelde Kürtçe üzerindeki tehditler ve sorunlar tartışıldı. Moderatörlüğünü Semra Özbey'in yaptığı panele Van Kurdi-Der Yöneticisi ve TZP Kurdi Sözcüsü Qahir Bateyi, Suriye Kürtlerinden yazar ve Dil Bilimci Deham Ebdulfettah, İranlı Kürt gazeteci-yazar Celaleddin Nizami ve Federal Kürdistan Bölgesi'nden Kürt Dil Akademisi Üyesi Mueyed Tayeb konuşmacı olarak katıldı. TZPKurdi Sözcüsü Bateyi, Kürtçe üzerindeki asimilasyon çalışmalarına dikkat çekerek, 'Milletleri ortadan kaldırmanın iki yolu bulunuyor. Soykırım ve asimilasyon. Kürtler, Ermeniler gibi ortadan kaldırılamayınca asimilasyon politikası geliştirildi. İki çeşit asimilasyon var biri doğal asimilasyondur. Güçlü olan kültürün kendini yayması ve hakim kılması diğeri ise zor ve baskıya dayalı geliştirilen asimilasyondur. Kürtçe baskı ve zora dayalı bir asimilasyona tabi tutuldu ve çok kirli yöntemler kullanıldı' dedi. Kürtçe üzerinde psikolojik olarak da baskı kurulduğunu ifade eden Bateyi, 'Dil yasaklandı, küçümsendi ve onu konuşmalar cahil ve bir şey bilmez diye lanse edildi. Kendi dillerini de kutsal bir dil olarak gösterdiler. Bundan dolayı insanlarımız kendi dillerinden utanır hale geldiler. Bir dilin varlığını sürdürmesi üç şeyle mümkündür. Eğitim, pazar ve yeni nesillerin o dille büyümesi. Kürtçe bu üçünden de mahrumdur. Kürtçe ölüm yatağındadır. Ve eğer Kürtçe yok olursa bunun sorumlusu, suçlusu devlet kadar bu toplumun öncüleridir. Her evi, her alanı dilimizi öğrenme ve geliştirme merkezi haline getirmemiz lazım. Yoksa tarih karşısında olduğu gibi, çocuklarımız karşısında da Allah karşısında da verebileceğimiz cevabımız bulunmayacaktır' diye konuştu.
sinemxan_bedirxan_thumb İran'da Kürtçe'nin durumunu değerlendiren Nizami, Kürtçe üzerindeki asimilasyonun her parçada farklı olduğunu ifade ederek, 'Daha önce İran'da Kürtçe yasağı yoktu. Şah döneminde yasaklandı. Bizler de gizliden öğreniyorduk. Devrimden sonra bu yasak kalktı ama yayıncılık alanında piyasası yok. Sadece okuyan kesimlerin dile biraz önem vermesi sözkonusu' diye konuştu. Nizami, daha sonra bir şiir okudu. Spirez Yayınevi ve Akademiya Zımanê Kurdi Yöneticisi Tayeb, şunları ifade etti: 'Dil diğer canlılardan farklılaşmadır. Sadece insan konuşabilir. Dil geçmiş, bugün ve geleceği konuşma aracıdır. Gelişmiş veya geri kalmış dil yoktur. Gelişmiş veya geri kalmış toplum vardır. Dil toplumla gelişir. Kürtçe binyıldan fazla bir zamandır edebiyat dili. Baba Tahırê Uryan (hemedani) bilinen ilk yazılı Kürtçe eser bırakandır. Melayê Cıziri, Feqiyê Teyra, Ehmedê Xanî nin bıraktığı yazılı eserler var. Kürtçe İngilizce ile aynı zamanda yazılı edebiyat dili haline gelmiştir, Rusça'dan 100 yıl önce başlar bu süreç. Kürt dili böyle bir temele sahiptir.' 'Globalizmle birlikte hazırlanan bazı raporlara göre dünya üzerinde bulunan dillerden yüzde 90'ının yok olacağı belirtiliyor. Yazılı ve sözlü eserleri olan ve ölen bir dili diriltmek imkansız değil ama çok zordur. Dil öğrenimi süreklidir. Asimilasyonla birlikte okula giden çocuklarımız ana dili dışında bir dille eğitim görüyor. Ve zorlanıyor. İki dil biliyoruz diyoruz' diyen Tayeb, iki dil değil iki yarım dil bildiklerini belirterek, bunun nedeninin ise dil öğreniminin sürekliliğine bağladı. Hüzün ve sevinç gibi iki ayrı duyguyu birlikte yaşadığını ifade eden Ebdulfettah ise, 'Geçen yıllarda Kürt dili Konferansı için gelmiştim. O zaman bizi aydınlatan birçok değerli yazar ve dil bilimcimiz şimdi aramızda değil, yüklerini bize bırakıp gittiler. Bunun hüznü ile Cizre gibi Kürtçenin beşiği bir alanda bulunmanın sevincini yaşıyorum' diye kaydetti. Kürtlerin globalizmden korkmaması gerektiğini belirten Ebdulfettah, 'Her şeyimizin tarumar olduğu bir süreçteyiz. Sadece dilimiz var. Eğer globalizmden bir korkumuz olacaksa dilimiz için olabilir. Kürtçenin lehçeleri, gramer yapısı ve tüm sorunları için siyasi görüşlerden arınmış bir dil enstitüsü şart. Dil grupların, partilerin sorunu değil. Ulusal bir sorundur. Dilimizin sorunlarını tartışacak, pratik adımlar atacak bir enstitü çatısı altında çalışma şarttır' dedi.
Tiyatroya ilgi 'Nexweşxaneya Zimanê Kurdi' (Kürt Dil Hastanesi) adlı oyun yüzlerce kişi tarafından ilgiyle izlendi. Mem ž Zin Kültür Sanat Merkezi'nde sergilenen oyunu Cizre Eski Belediye Başkanı Aydın Budak, Belediye Başkan Vekili Ahmet Dalmış, Celadet Bedirxan'ın kızı Sinemxan Bedirxan ile birlikte yüzlerce kişi izledi. Qahir Bateyi ve Şirin Harhar tarafından yazılan oyun, Van MKM bünyesinde faaliyet yürüten Teatra Mezopotamya oyuncuları tarafından oynandı. Şirin Harhar'ın yönetmenliğini yaptığı oyunda asimile olmuş Kürt kurum yöneticilerinin Kürtçeyi kullanmadaki sorunları işleniyor. Oyun Cizrelilerden büyük alkış aldı.
Şairler ve şiirler
2. Cizre Kültür ve Sanat Günleri'nde şairler Reyhan Sarhan ve Lal Laleş, Kürtçe şiir dinletisi sundu. Cizre'de 'Dilin Onuru, Onurun Dili' sloganıyla düzenlenen 2. Sanat Günleri, şiir dinletisiyle devam etti. Reyhan Sarhan ve Lal Laleş'in okudukları şiirler halktan ilgli gördü. Belediye parkında yapılan şiir dinletisine DEP eski Milletvekili Selim Sadak, DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, DTP Cizre İlçe Başkanı Yakup Budak, görevinden uzaklaştırılan Cizre Belediye Başkanı Aydın Budak, Sinemxan ve kalabalık bir grup katıldı. Cizre Belediyesi'nin düzenlemiş olduğu festival için teşekkürlerini sunan Lal Laleş, halkın dilini ve kültürünü unutmuş bir zamanda festivallerin yapılmasının çok önemli bulduğunu dile getirdi. Kürt diline herkesin saygı göstermek zorunda olduğunu belirten Laleş, dün düzenlenen 'Eskilerin Gözünde Cizre' söyleşisinden memnun kaldığını söyledi. Laleş, 'Eskilerle Cizre'yi daha çok tanıdım ve artık daha çok merak ediyorum' dedi. Sarhan, kadınların Kürtçe üzerinde pek fazla durmadığını belirterek, bundan sonra Kürt kadınları ve erkekleri dilin üzerinde daha fazla yoğunlaşmasını ve kendi ana dilini kullanmalarını istediğini ifade etti. Sarhan, Kürtlerin çocuklarına en iyi Kürtçe'yi öğretmesi önerisinde bulundu. Konuşmaların ardından Sarhan ve Laleş, Kürtçe şiirler okudu. Mehmed Uzun, ezilen halklar ve yaşamlarını yitirenlerin anısına şiirlerin okunmasıyla şiir dinletisi son buldu.
Dengbêjlere Cizre'de ilgi
Cizre'de 'Dilin Onuru, Onurun Dili' sloganıyla düzenlenen 2. Cizre Kültür ve Sanat Günleri'nde, 'Dengbêj Divanı' kuruldu. Cizreliler, dengbêjlere yoğun ilgi gösterdi. Dengbêjler söyledikleri uzun hava ve düğün şarkılarıyla halkın beğenisini topladı. Cizre Belediye Parkı'ndaki etkinliğe Silemanî Şirnexi, Cemalê Mihê, H. Ehmedê Şilyanî, Evdirrehmanê Mehmîdê Ala'ın hazır bulunduğu divana çok sayıda kişi katıldı. Dengbêjler Cizre Belediyesine festival için teşekkürlerini sunarak, birer dengbêj olarak Kürt halkına hizmet sağlamaktan kıvanç ve mutluluk duyduklarını belirtti. Dengbêjlerini unutmayan bir halk dilini ve de kültürünü de unutmaz şeklinde konuştu. Ardından dengbêlerin uzun hava ve düğün parçalarına halkın yoğun ilgisi oldu. Halk dengbêjlere bağlılıklarını alkış, zılgıt ve zılgıtlarla gösterdi. Halktan tam puan alan dengbêjler son olarak bir düğün parçasıyla 'Dengbêj Divanı' son verdi. ŞIRNAK / DİHA

Kürt kolasına vize yok

‘Asıl eğitim evde başlar. Çocuklarınızla Kürtçe konuşun, Kürt kültürünü yaşatın'

Parklara Kürtçe çiçek isimlerinin verilmesi bile yasaklandı

Bir zamanlar 'Erivan Radyosu'

TBMM’de Kürtçe tahammülsüzlüğü

Kürtçe'ye Türkçe ispat!

Almanya, Kürt televizyonu Roj TV’yi yasakladı

Welat için mücadeleye

'Kürtçe gazetenin basılması, dağıtılması, okunması sürekli engellenmekte

Marmara Bölgesi’nde Kürtlere yönelik halk ihlalleriyle birlikte linç girişimleri de arttı

1000 Kişi, Newyork Times, Herald Tribune ve Le Monde'dan sonra Kürt Sorunu'na Barışçıl Çözüm için be kez Taraf'a İlan Verdi

Kürd sorununa barışçıl çözüm çağrısı Le Monde'da tam sayfa…

'Türkçe dışında telefonda konuşmak yasak'

“Asimilasyon insanlık suçudur!”

Bir kardeşe 100 televizyon, radyo yayını serbest ediyorsun, diğer kardeşinin dilini yasak ediyorsun. Böyle din kardeşliği istemiyoruz. Kınıyoruz”

Akp'den Kürtçe tahammülsüzlügü

`Kürtlere soykırım uygulanıyor, BM aracı olsun'

Siyasal İslam ve Kürtler

Aynı olaylarda 110 otel, 27 eczane, 23 okul, 21 fabrika, 73 kilise ve mezarlıkları yakılıp, yıkılır. Türk medyasının provokasyonları bununla bitmiyor

Türkçe'den başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar

BELGE: KART KURT, TARK TURK DA OLABİLİR

İHD 2007 Yılı Raporu: İşkence arttı!

'24 yılın TSK komutanları'ndan tarihi itiraflar

İşte Türkiye'nin Kürtçesi(!)

Özkök Paşa Kürtçe eğitime, karşı

Devletten basına 'Kürt terimleri' genelgesi

ismet_sezgin 1991 yılına kadar devletin resmi organlarında ve askeri birimlerde kullanılmayan 'terör ve terörist kavramının' İsmet Sezgin'in genelgesi ile kullanılmaya başlandığı öğrenildi. JİTEM kurucusu Veli Küçük'ün ajandasında yer alan ve dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'in gönderdiği gizli genelge, PKK ve Kürtlerle ilgili tahammülsüzlüğün düzeyini de gösterdi. Genelgede bütün devlet kurumları tarafından yapılan açıklamalarda ve basında kullanılacak haberlerde gerilla için 'terörist', PKK için 'PKK terör örgütü' denmesi isterken Kürt, Kürt Türkü gibi kelimelerinin kullanılmaması özenle istenerek bunun yerine Türk vatandaşı kavramının tercih edilmesi istendi. Küçük'ün ajandasına 1991 yılında düştüğü notlarda görev yaptığı bölgeyle ilgili olarak yer alan bilgilerin yanısıra İçişleri Bakanlığı ve devletten gelen genelgelerde not edildi. Küçük'ün notlarına göre İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, 9 Aralık 1991 tarihinde 'Genel Kullanılması Mahsurlu Terimler' başlığıyla gizli bir genelgeyi tüm devlet organlarına gönderdi. Genelgede devlet organlarından PKK ile ilgili olarak kullanılan kavramların tersyüz edilmesi, çarpıtmalara gidilmesi istendi. 9.12.1991 günlü İçişleri Bakanı İsmet Sezgin imzalı genelge ile 'Kullanılması Mahsurlu Terimler' şöyle:
a-Gerilla (kır gerillası, şehir gerillası), asi... Terörist, kanun kaçağı, eşkiya, haydut,
b-Peşmergeler, Mülteciler... Kuzey Iraklılar, geçici sığınanlar
c-İsyan, Kürt Ulusal Kurtuluş Savaşı... Terörist faaliyetleri
d-
PKK, KAWA, KUK, APOCU Bölücü Çete, Ayrılıkçı Güçler... PKK Terör Örgütü, Dış güçlerin maşası
e-Temizlik harekatı, operasyon, güvenlik harekatı... suçluların aranması, teröristlerin aranması
f-Komutan, Vali, Kaymakam, Emniyet Müdürü... bir yetkili
g-Kürt, Kürt Türkleri... Türk vatandaş madde başlarında yazılan deyimlerin yerine parantez içindekiler kullanılacak.'
Süleyman Demirel hükümetinin başlattığı bu tersyüz etme harekatı ile, PKK ile ilgili kavramların çarpıtılması ve topluma bu şekilde empoze edilmesi istenirken, genelge koyu bir Kürt inkarının sürdüğünün de göstergesi oldu.
DİYARBAKIR / ANF

Kürt dili ulusal meseledir

Kürt kolasına vize yok

‘Asıl eğitim evde başlar. Çocuklarınızla Kürtçe konuşun, Kürt kültürünü yaşatın'

Parklara Kürtçe çiçek isimlerinin verilmesi bile yasaklandı

Bir zamanlar 'Erivan Radyosu'

TBMM’de Kürtçe tahammülsüzlüğü

Kürtçe'ye Türkçe ispat!

Almanya, Kürt televizyonu Roj TV’yi yasakladı

Welat için mücadeleye

'Kürtçe gazetenin basılması, dağıtılması, okunması sürekli engellenmekte

Marmara Bölgesi’nde Kürtlere yönelik halk ihlalleriyle birlikte linç girişimleri de arttı

1000 Kişi, Newyork Times, Herald Tribune ve Le Monde'dan sonra Kürt Sorunu'na Barışçıl Çözüm için be kez Taraf'a İlan Verdi

Kürd sorununa barışçıl çözüm çağrısı Le Monde'da tam sayfa…

'Türkçe dışında telefonda konuşmak yasak'

“Asimilasyon insanlık suçudur!”

Bir kardeşe 100 televizyon, radyo yayını serbest ediyorsun, diğer kardeşinin dilini yasak ediyorsun. Böyle din kardeşliği istemiyoruz. Kınıyoruz”

Akp'den Kürtçe tahammülsüzlügü

`Kürtlere soykırım uygulanıyor, BM aracı olsun'

Siyasal İslam ve Kürtler

Aynı olaylarda 110 otel, 27 eczane, 23 okul, 21 fabrika, 73 kilise ve mezarlıkları yakılıp, yıkılır. Türk medyasının provokasyonları bununla bitmiyor

Türkçe'den başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar

BELGE: KART KURT, TARK TURK DA OLABİLİR

İHD 2007 Yılı Raporu: İşkence arttı!

'24 yılın TSK komutanları'ndan tarihi itiraflar

İşte Türkiye'nin Kürtçesi(!)

Özkök Paşa Kürtçe eğitime, karşı

Başbakan’a Hedik sorusu : ‘Köylerine geri dönmek isteyenlere gözdağı verilmek mi istendi?’

hedik-heyet-ziyaret7 DTP Amed Milletvekili Tuğluk: Hedik olayı ile köylerine dönmek isteyenlere gözdağı verilmek istendi. Başbakan olarak, ne yapacaksınız?

DTP Amed Milletvekili Aysel Tuğluk, Amed’in Lice İlçesi’ne bağlı Hedik Köyü’nün askerler tarafından taranmasını, ‘köylerine geri dönmek isteyenlere gözdağı verilmek istendi’ şeklinde yorumladı. Tuğluk, Başbakan Recep T. Erdoğan’ın, “Köylerin bir daha boşaltılmayacağına, geri dönenlerin huzur ve güven içinde köylerinde yaşayabileceğine dair başbakanlık düzeyinde kamuoyunu rahatlatıcı sözlü ya da yazılı bir açıklamanız olacak mı?” sorusunu yanıtlamasını istedi.

Tuğluk, Başbakan Erdoğan’ın yanıtlaması isteğiyle verdiği soru önergesinde, 22 Ağustos’ta meydana gelen olayla ilgili olarak yaptıkları incelemede, köyün yarım saat süreyle özel tim mensupları tarafından rastgele, bazen hedef gözetilerek tarandığını, köyün 15 saat boyunca abluka altına alındığını hatırlattı. Son 25 yıldır 3 bin 500 köyün yakıldığını ve zorla boşaltıldığını, 3 milyondan fazla kişinin zorla yerlerinden edildiğini anımsatan Tuğluk, şunları kaydetti: “Vatandaşlarımız büyük şehirlerin varoşlarında yoksulluk, açlık ve sefaletle yaşamak zorunda bırakılmışlardır. Hedik Köyü de 1988 yılında zorla boşaltılmıştı. 2000 yılından sonra görece çatışmaların azalmasıyla birlikte insanlarımız kısmen köylerine geri dönmeye ve ait oldukları yerlerde yaşamaya başlamışlardır. Hedik Köyü sakinleri de 2003 yılının ortalarında geri dönerek hem evlerde hem de çadırlarda kalmaya başlamışlardır.”

‘Olay aydınlatılmalı’

2003 yılında geri dönülen köyün akşam saat 18:00 civarında taranmaya başlandığını kaydeden Tuğluk, askerlerin önce “Yanlışlık oldu, kusura bakmayın!” dediğini, daha sonra köyü ablukaya aldığını belirterek, olayın büyük bir korku ve tedirginliğe neden olduğunu söyledi. Olayın aydınlatılmasını isteyen Tuğluk, şu soruların yanıtlanmasını istedi:

- Çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte bölgede çalışmalarını yürüten asker, özel tim ve köy korucularının, OHAL dönemini aratmayacak düzeyde vatandaşlarımıza yönelik hukuksuzca davranışlarda bulundukları ve çok ciddi insan hakları ihlallerinin yaşandığı, kimi zaman yaşam hakkı ihlali dâhil olmak üzere baskı ve korku yaratmak amacıyla benzer vakaların arttığını rapor ve belgeleriyle öğrenmekteyiz. Bunun önünü almaya dönük ülkenin Başbakan’ı olarak yasal ve idari bir tedbir alacak mısınız?
- İçinde korucuların, askerlerin ve özel timin bulunduğu kalabalık bir grubun hiçbir uyarı, ikazda bulunmadan rast gele evleri ve orada bulunan çocuklar dahil tüm insanları yarım saat süreyle ateş altında tutmuş olmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Olay hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından bilgilendirildiniz mi?
- Bilgilendirilmişseniz eğer, olayın soruşturulmasına ve sorumluların açığa çıkarılmasına yönelik bir talimatınız olmuş mudur? Bakanlık herhangi bir inceleme de bulunacak mıdır?
- Bölgede özellikle son dönemlerde köylerine dönen ya da dönmek isteyen insanların üzerinde baskıların yoğunlaştığı, geri dönmeye çalışanların üzerindeki baskının arttığı gözlemlenmektedir. Hedik Köyü’ndeki bu son olay da bunu doğrulamaktadır. Bu geçmişte olduğu ve yapıldığı gibi gizli bir konseptin uygulamaları mıdır? Köye dönüşleri engelleme konusunda insanlar üzerinde baskı ve korku yaratılmak mı istenmektedir?
- Değilse, söz konusu bölgede görevli askeri yetkili ve köy korucularının keyfi, fiili ve denetimsiz uygulamaları mı vardır?
- Hedik Köyü’nü silahla tarayan asker ve korucuların olaydan sonra gayri ciddi bir biçimde ifade ettikleri gibi benzer “yanlışlıkların!” olmaması için TC Hükümeti’nin Başbakan’ı olarak ne yapmayı düşünüyorsunuz?
- Köye dönüşleri teşvik etmek ve vatandaşların güvenli biçimde dönüşünü, yerleşmelerini ve yaşamalarını sağlamak için hükümet nezdinde bir çalışmanız var mıdır, olacak mıdır?
- Köylerin bir daha boşaltılmayacağına, geri dönenlerin huzur ve güven içinde köylerinde yaşayabileceğine dair Başbakanlık düzeyinde kamuoyunu rahatlatıcı sözlü ya da yazılı bir açıklamanız olacak mıdır? ANKARA YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Vahşet itirafları:“Özel harekâtçı polis PKK’lı bir kadının ölüsüne tecavüz etti...”

'Faili devlet' yargılansın

‘Botlarımızın içi kan doluyordu’

DERSİM KATLİAMI TANIĞINDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR Çiftçi katliamda yaşadıklarını anlattıktan bir hafta sonra, 3 Ocak 2007 tarihinde yaşamını yitirdi

Emir Türkiye’den geldi

Gazi davası yeniden görülsün

Köy yakanlar devrede

Sivas'ta Ölenler, Yaralananlar, Kurtulanlar...

Bu nasıl insanlık?

Diyarbakir'da 2'si bebek, 7'si çocuk toplam 10 kişinin katledildiği bombalı saldırının failleri korunuyor.

Beytüşşebap Katliamı: Aileler Katliamcıların isimlerini biliyoruz

Yer-gök böyle zulüm görmedi

Bir askerden vahşet itirafları

Bu da havan topu parçası

Facebook'da ırkçı örgütlenmeler

Türk Polisi, veresiye meşrubat vermeyen esnafa saldırdı!

KCK, PKK ve KJB'den 15 Ağustos açıklaması

AKP kan emmeyi sürdürüyor

AKP'den işkence ye büyük tolerans

Vahşete karşı bir direniş ruhu: 14 Temmuz 1982

Küllenmeyen yangın: Sivas Katliamı

1925 KÜRDİSTAN HAREKETİNİ ANMA PANELİNE ENGELLEME

Polis, 12 yaşındaki çocuğun yüzüne sıcak su döktü..“Oğluma bunu yapanlar insan olamaz”

CDK, Kürtlere saldırıları Hitler dönemine benzetti

Leopard 2 savaş tankı Türkiye'ye satıldı. Alman silahlanma raporunu sert bir şekilde eleştiren insan hakları örgütleri, Kürtlerin savaşla tehdit...

Diyarbakır 5 Nolu

Aydın Dere Tarih bizden ne istiyor?

Tarihe Kazınmış Belgeler; Kürt Soykırımları

Kayıp yakınlarını fişlediler : Önce öldür, sonra fişle!

Türkiye terörist ülke mi?

KÜRTLER İN ELİNE TUTUŞTURULMUŞ YENİ TOPİTOP ŞEKERİ YAHUDi DÜŞMANLIĞI

Halepçe, Qamışlo, Beyazıt ve Gazi katliamları protesto edildi

KCK, katliam yıldönümünde Suriye Baas rejimini kınadı

Vahşetin simge kızı 13 yıl sonra konuştu

İşte suç örgütü değil denilen TSK'nin vukuatları

Güçlükonak’ta 11 Kürt Öldürüldü [15 Ocak 1996]

Beytüşşebap Katliamı: Aileler Katliamcıların isimlerini biliyoruz

Beytüşşebap için Ankara’da düğmeye basıldı

'Askerler, hamile kadınların karnını deşiyorlardı'

Şengal Katliamı: 500 ölü, 400 yaralı

En küçük bir ihbarda, ya Evleri ve mallari gasp edildi yada topluca Daragaçlarina çekildiler.Sürgün edildi "şansli" olanlar

Aleviler Oturarak Uyardı

Zorunlu din derslerinin kaldırılmasını isteyen Alevi örgütleri, her pazar kitlesel bir şekilde oturma eylemi yapacaklarını açıkladı.alevi_aciklama

İlgili Başlıklar

» Aleviler eyleme geçiyor

» Genelkurmay Alevileri ‘misyoner’ diye fişlemiş

» Alevilerden zorunlu başvuru

» Aleviler kendilerini tartıştı

» Devlet Alevileri duymuyor

Taksim Tramvay Durağı’nda dün bir araya gelen Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Kültür Derneği, Koçgir Kültür Derneği ve Özgür Demokratik Alevi Birliği üyeleri konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, Türkiye Yazarlar Sendikası da destek verdi. Grup adına açıklamayı okuyan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Ali Balkız, zorunlu din dersine ilişkin yüzlerce dava ile 2007’de AHİM’de kazanılan bir davanın olduğunu anımsatarak, “AHİM’de kazanılan davayı Başbakan’a ilettik; ancak konuya ilişkin hiçbir cevap alamadık. Bakanlar Komitesi’nde gelecek yanıtı bekliyoruz” dedi.

Yeniden müfredat hazırlanmalı
Zorunlu din dersinin 12 Eylül cuntasının sonucu olduğunu vurgulayan Balkız, “12 Eylül sonuçları nasıl zorunlu din dersi getirilmişse; AKP de bu iklimin yarattığı koşulların sonucudur. Darbecilerin, hak ve özgürlüğü engelleyen zihniyetin de ayrıca yargılanması gerekir. Din dersleri müfredatları yeniden hazırlanmalı. İçeriğinde ise çağdaş ve bilimsel, dinler tarihi, din sosyolojisi, din kültürü konularını olmalıdır. Din derslerine Alevi eğitimciler de katılmalıdır” diye konuştu.
‘Alevilik yok edilmeye çalışılıyor’
Balkız’ın ardından konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Yürütme Kurulu Üyesi Feti Bölükgiray, Aleviliğin sinsi asimilasyon politikalarıyla yok edilmeye çalışıldığını ve Anayasa’nın 2’inci maddesine aykırı bir şekilde din dersi verildiğini belirterek, AKP’nin Alevi inancı üzerinde uyguladığı potansiyel baskıya son vermesi gerektiğini vurguladı. Bölükgiray, son olarak her pazar kitlesel bir şekilde oturma eylemi yaparak ülkenin gündemine zorunlu din dersini getireceklerini söyledi. Grup, açıklamanın ardından 15 dakikalık bir oturma eylemi yaparak, sessizce dağıldı.
MEHMET CEVİZCİ/ DİHA/İSTANBUL YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

12 Yasak Sayfa

Hayat ve Roj TV'ye destek

Fransa, İtalya ve Almanya’da Roj TV’ye destek gösterileri

Kürtlerden Vatikan'a ziyaret

Türkiye'yi yöneten 50 kişi içinde Abdullah Öcalan’da var!

Sivas'ta katledilenler Malatya'da Berlin'de anıldı

Aleviler zorunlu din dersine tepkili

MGK RAPORU:Türkleşme oranının en fazla Kürtler'de...

Kürt kurumları ortak platform oluşturdu

Kürd sorununa barışçıl çözüm çağrısı Le Monde'da tam sayfa…

Barış ve Demokrasi Partisi kuruldu

Türkiye'de Soykırım kışkırtıcılığı; Türkler dışındaki etnik yapıların nüfus artışının durdurulması talebi!

"Cemşid Bender’in vefatı Kürtler için büyük kayıptır’’

Kamuoyuna Ankara’daki kriz; Türk devletinin Kürdistan sorunundaki çözümsüzlüğünün bir neticesidir...

“Asimilasyon insanlık suçudur!”

Halepçe, Qamışlo, Beyazıt ve Gazi katliamları protesto edildi

Gazi katliamı 5 bin kişi tarafından protesto edildi

Vahşetin simge kızı 13 yıl sonra konuştu

Alman bakan: Türkiye’nin Kürt politikası asimilasyondur

Aleviler Alman elçiliğine çelenk bıraktı

70 yıllık zifiri karanlığın aydınlatılması, 70 yıldır çiğnenen insanlık onurunun kurtarılması için hatırlatma!

Bu kaosun asıl sebebi Türkiye'nin demokratikleşememesidir(Ropörtaj)

Askerden 'Köyü Boşaltın' Taraması

Burhan Peker adlı köylü: “Ne istiyorlar bizden? Bizden kendilerini sevmemizi istiyorlar. Üzerimize silah sıkarken nasıl onları sevelim?”'Köyü boşaltın' taraması

İlgili Başlıklar

» Taziye köyüne abluka

» Tören Mizizex Köyü’nde
» Köyü askerler taradı

» ‘Köyünüzü yakarız’ tehdidi!
» Kürt köyünde katliam

Amed’in Lice İlçesi’ne bağlı Hedik Köyü’nün korucular ve özel timler tarafından silahla taranması üzerine aralarında insan hakları savunucuları ve DTP’li milletvekillerinin de bulunduğu heyet, iddiaları yerinde inceledi. İnceleme sonucunda uyarı yapılmadan yerleşim yerlerine ateş açıldığı tespit edildi. Lice’ye bağlı Hedik Köyü’nün, 22 Ağustos’ta korucular ve özel timler tarafından silahla tarandığı iddiaları üzerine aralarında milletvekilli ve sivil toplum örgütleri temsilcilerinin bulunduğu bir heyet oluşturuldu. DTP Diyarbakır Milletvekilleri Aysel Tuğuk, DTP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Av. Muharrem Erbey, DTP Diyarbakır İl Başkanı Necdet Atalay, Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Dr. A. Selçuk Mızraklı, Diyarbakır Barosu’ndan Avukat Rauf Çiçek, MAZLUMDER Diyarbakır Şube Başkanı Nesip Yıldırım ve Lice Belediye Başkanı Şehmus Bayhan’dan oluşan heyet, 30 haneli Hedik Köyü’nde incelemelerde bulundu. Evlerin etrafında onlarca mermi kovanı toplanan köyde can kaybı yaşanmazken; bir köylünün elini sıyıran kurşunla hafif yaralandığı bildirildi. Ayrıca köyün ortasında bulunan bir evin duvarına 3 kurşun isabet ettiği tespit edildi. Köylülerle görüşen heyet üyelerine verilen bilgilerde, 3 saat boyunca köyün tarandığı belirtildi. Tarama esnasında tarlalarda olduklarını belirten köylüler, silah atışları sırasında ellerini kaldırarak yüksek sesle sivil olduklarını belirtmelerine rağmen kendilerine ateş edilmeye devam edildiğini, bunun üzerine çocuklarıyla birlikte evlerine kaçmaya çalıştıklarını ifade etti.
Burhan Peker adlı vatandaş, kendilerine ateş edilmesinin amacının köyün tekrardan boşaltılmak istenmesi olduğunu iddia etti. Birkaç ay içerisinde defalarca köyün etrafındaki ormanlık alanın askerler tarafından ateşe verildiğini belirten Peker, “Ne istiyorlar bizden? Bizden kendilerini sevmemizi istiyorlar. Onlar üzerimize silah sıkarken nasıl onları sevelim?” dedi.
‘Uyarı yapılmadan ateş edildi’
Köylülerle görüşme yapan heyet adına açıklama yapan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Erbey, “Asker ve korucuların yerleşim alanı üzerine rast gele ateş etmeye başladıklarına dair bir ön tespit yaptık” dedi. DTP Milletvekili Tuğluk, olaydan dolayı kaygı duyduklarını ifade etti. Devletin kendi vatandaşına kurşun sıkmasının hiç bir hukuk devletinde yaşanamayacağına vurgu yapan Tuğluk, ciddi bir olayla karşı karşıya olduklarını belirtti. Tuğluk’tan sonra konuşan DTP Batman Milletvekili Akat Ata, devletin, vatandaşın yaşam hakkı konusunda objektif sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Akat Ata, “Ancak burada yaşam hakkına bizzat devletin silah vermiş olduğu korucular ve özel timler tarafından kast edildiğini görüyoruz. Öncelik olarak cumhuriyet savcılığı tarafından soruşturulmasını, ilgili takibin yapılmasını ve sorumluların yargılanması için çabamız olacak. Ve İçişleri Bakanlığı’na da bu konuda sorularımız olacak” diye konuştu.
Heyet saatlerce bekletildi
Heyet incelemelerini tamamladıktan sonra köyden ayrılırken yol üzerinde bulunan Abalı Karakolu askerleri tarafından durduruldu. Bir güvenlik görevlisinin ‘Bozkurt’ işareti yaparak heyeti kameraya çekmesine tepki gösteren Akat Ata, kamera çekiminin durdurulmasını istedi. Bunun üzerine heyet ve devlet güçleri arasında tartışma yaşandı. Askeri yetkili basın mensuplarının kasetlerinin kendilerine teslim edilmesi şartıyla heyeti bırakabileceklerini söyledi. Ancak hem heyet hem de basın mensupları bunun hukuki olmadığını ve dolayısıyla kasetleri teslim etmeyeceklerini belirtti. Bunun üzerine, heyet, askeri araç eşliğinde Lice Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi. Cumhuriyet Savcısı görüntülerin bir kopyasını aldı.
LEYLA SÖĞÜT/ DİHA/AMED YENİ ÖZGÜR POLİTİKA