Ramazan'ın ilk gününde Kürtlere yönelik linç

akyuz_ailesi_linc Kürtlere karşı linç girişimlerinin ardı arkası kesilmiyor. Kürtlere yönelik saldırıların yoğun görüldüğü Mersin'de Ramazan ayının ilk gününde Kürtler linç edilmek istendi. Mersin Tepeköy Beldesi'nde şeftali toplamaya giden çoğu kadın 150 Kürt işçi, belde sakinlerinin saldırısına maruz kaldı.


Mersin'de linç sezonu açıldı
Mersin'in Tepeköy beldesinde şeftali toplamaya giden çoğu kadın ve oruçlu 150 Kürt işçi, belde sakinleri tarafından Ramazan ayının ilk gününde linç edilmek istendi.
90'lı yıllarda bölgedeki çatışmalardan dolayı köylerinin yakılması ve boşaltılması sonucu Mersin'in çeşitli mahallelerine yerleşen Kürt göçzedeler, bir yandan ekonomik sorunlarla boğuşurken, diğer yandan da en doğal haklarının kullanılmasına engel olunarak mağdur ediliyor. Yoklukla 'Kürt kapanına' alınan işçiler gittikleri işyerlerinde ve çalıştıkları mevsimlik işlerde zorunlu asimilasyon ve ayrımcılığa tabi tutuluyor. Bu olay en son Mersin'in Tepeköy Beldesi'nde yaşandı.
'Mehmet Uyar adlı kişi kışkırttı'
Mersin'in Tepeköy beldesinde şeftali bahçelerinde çalışan çoğunluğu kadın 150 Kürt işçisi, dün saat 05.00'da yevmiyelerin kadınlar için 25 YTL, erkekler içinde 35 YTL olması yönünde bahçe sahipleriyle anlaşarak iş başı yaptı. Daha sonra bahçe sahiplerinden 'Memiş' diye tanınan Mehmet Uyar isimli bir şahsın yevmiyelerin çok olduğunu dile getirmesi diğer bahçe sahiplerini de harekete geçirdi. Bahçe sahiplerinin işlerin sona erdiği saat 15.30'da yevmiyelerin verileceği anda itiraz etmelerinin ardından işçi çavuşu Abdulkadir Akyüz'da (40) baştan pazarlık yaptıklarını ve yevmiyeler konusunda anlaştıklarını söyleyerek itiraz etti.
'Kürtlere yönelik ağır hakaretler'
Bunun üzerine bahçe sahiplerinden 'Memiş olarak tanınan Mehmet Uyar isimli 40 yaşlarındaki adlı şahıs, işçilerin üzerine saldırarak 'Sizin Şırnak'taki terörist Kürtler'den ne farkınız var. Teröristler. Doğuluları doğuran ve burada işe gelen kadınların hepsini bir yere kapatıp ..... yapmak lazım' diye çok ağır hakaretlerde bulunmasının üzerine işçilerle belde sakinleri arasında taşlı, sopalı, demir çubuklar ve bıçakların da kullanıldığı bir kavga çıktı. Belde sakinlerinin kışkırtılmasıyla kadın, çocuk demeden Kürt işçilere saldırıldı.
'Kürtçe konuşanlara tehdit'
Saldırı sonucu sırtında, bacaklarında ve vücudunun birçok yerinde darp izleri oluşan İhsan Akyüz (38), Tepeköy Beldesi'nde bahçe sahiplerinin Kürtçeye bile tahammül etmediklerini belirterek, şunları söyledi: 'Biz orda Kürtçe konuştuğumuz zaman ismini bilmediğimiz bahçe sahibi bir kadın 'Niye Kürtçe konuşuyorsunuz? Bize küfür mü ediyorsunuz? Bak karşınızda erkekler var. Hepsi kavgacıdır ve bir işaretimle siz mahvederler' diye bizi tehdit etti. Bize yönelik daha birçok hakaret edildi. Bize belde sakinleri saldırdığında bizim çalıştığımız yer jandarmaya 10 dakikalık bir mesafede olmasına rağmen bizim yardımımıza gelmedi. Üstüne üstlük jandarmadaki yetkili 'Helikopterle mi gelip sizi kurtarayım?' diye hakaret etti.'
'Jandarma olayı görmezden geldi'
Defalarca uyarmasına rağmen kavganın kışkırtıcı olduğu iddia edilen Mehmet Uyar adlı kişinin, bu uyarıları dikkate almayarak tehditler savurduğunu belirten Abdulkadir Akyüz, 'Bütün olay bu 'Memiş' diye tanınan Mehmet Uyar isimli şahsın başının altından çıktı. Bu adam belde sakinlerini bize karşı kışkırttı. Bize bıçaklarla, taşlarla, sopalarla ve demir çubuklarla saldırdılar. Kadın çocuk demeden bizi darp ettiler. Bizi darp edenlerden ve olay yerine çağırmamıza rağmen gelmeyen jandarmadan şikayetçiyiz' diye konuştu. Babasının darp edildiği sırada babasının yanına giden Cihan Akyüz'de (12) aldığı darplar sonucu boyun, sırt, yüzü ve vücudunun birçok yerinde yara oluştu.
'Kanlı bir çatışma başlar'
Bu yaşanan saldırı olayında tek suçlarının Kürt olmak olduğunu ifade eden İbrahim Halil Şahin (54) şöyle konuştu: 'Böyle devam ederse eninde sonunda Mersin'de Kürtler ve Türkler arasında kanlı bir çatışma başlar. Kimsenin böyle insanlara hakaret etme hakları yok. Kürtlerden bir kişi birisine saldırsaydı oraya devlet bütün ordusuyla giderdi. Kürtlere bir belde halkı saldırıyor fakat yanı başımızdaki jandarma ve polis olaya müdahale etmiyor. Eğer biz orayı terk etmemiş olsaydık ölüm de yaşanabilirdi.'
Aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu işçilerin darp edilmesi olayına seyirci kalan jandarma ve polisin olayla ilgili soruşturma bile başlatmadı. Saldırıya maruz kalan işçiler ise İHD'ye başvurmaya hazırlanıyor. MERSİN / DİHA
MURAT KOLCA

Cezaevinde herşey Kürtçe!

Kürtçe yasağına karşı tutuklu ve hükümlüler, Kürtçe konuşma ve yazma kararı aldı
Siyasi tutuklu ve hükümlüler, cezaevlerinde Kürt dili üzerindeki yasaklara 'dur' demek için harekete geçti. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutuklu ve hükümlüler, Kürtçe kitap, dergi ve gazetelerin cezaevine alınmamasına ve Kürtçe telefon görüşmesinin yasaklanmasına karşı mahkemelerde Kürtçe savunma yapma eylemi başlattı. Resmi yazışmaların da Kürtçe yapılacağı duyuruldu.

cezaevinde_kurtce

Yasağa karşı Kürtçe atağı
Cezaevlerinde Kürtçe konuşma ve yazılardan dolayı aylarca hücre cezası ve görüş yasağı gibi anti demokratik uygulamalara maruz kalan PKK'li tutuklular Kürtçe yasağına karşı harekete geçti. Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki PKK'li tutuklular bu baskılara karşı mahkemelerde Kürtçe savunma yapma, tüm resmi işlemlerde Kürtçe konuşup yazma eylemi başlattı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, 'Kürtçe'nin kullanımında herhangi bir sıkıntı yok', Başbakan Erdoğan'ın 'Kürtçe'nin önünde hiç bir engel yok' açıklamaları, Kürtçe'ye yönelik baskılarla yalanlanıyor. Kürtçe kitap, dergi, gazetelerin cezaevine alınmaması ve özellikle Kürtçe telefon görüşmesinin yasaklanması tutukluları zor durumda bırakıyor. Tutuklular Kürtçe konuştuğu için hücre cezası, aylarca mektup yasağı ve açık görüş cezalarına çarptırılıyor. Kürt Dil Hareketi'nin (TZP) Kürtçe üzerindeki baskılara karşı Kürtçe'nin eğitim dili olması talebiyle bir çok eylem ve etkinlik yapma kararı alırken, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutuklular da Kürtçe üzerindeki baskıları protesto etmek amacıyla resmi işlemlerde Kürtçe konuşup yazma eylemi başlattı.anadilegitimpankart01_Kürtçe
Diyarbakır D Tipi kapalı Cezaevi idaresi, tutuklu ve hükümlülerin yaptığı Kürtçe telefon konuşmalarını uyguladığı elektronik bir sistemle otomatik olarak kesmeye başladı. Tutuklu ve hükümlüler, Kürtçe konuşmaya yönelik cezaevi yönetiminin geliştirdiği bu sisteme karşı Kürtçe konuşup yazma eylemi başlatacaklarını bildirdi. Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ndeki PKK'li tutuklular adına aileleri aracılığıyla açıklama yapan Nihat Durmuş ve Sedat Akgül, cezaevindeki Kürtçe yasağına karşı bundan sonra mahkemelerde Kürtçe savunma yapacaklarını, cezaevi yönetimiyle yapılacak tüm resmi görüşme ve yazışmaları da Kürtçe yapma kararı aldıklarını belirtti. Tutukluların, aylardır aileleriyle Kürtçe yaptıkları telefon görüşmelerinin otomatik olarak kesildiği ve hiç bir Kürtçe yayının kendilerine verilmediğini belirten Durmuş ve Akgül, bu konuda yaptıkları girişimlere karşılık olarak kendilerine ceza verildiğini bildirdi. Durmuş ve Akgül, bu nedenle baskılara karşı bu eylemi başlatma kararı aldıklarını belirtti. DİYARBAKIR – DİHA  LEYLA SÖĞÜT

 

Batman'da anadil mitingi
TZPKurdî, okulların açıldığı 8 Eylül'de anadilde eğitim talebi için Batman'da miting düzenleyecek. Sivil toplum örgütleri, mitingi destekleyeceklerini açıkladı. Eğitim Sen Batman Şube Başkanı Selim Aratemur, Bölge'de yaşayan çocukların yüzde 70'nin Türkçe bilmediğini, Kürt çocuklarının okula başladıklarında farklı bir dille karşılaştıklarına dikkat çekerek, anadilde eğitim hakkını savundu.

Protestolarda biz de varız!

batman_kurdi_kurtce_tzip

TZPKürdi'nin 8 Eylül'de anadilde eğitime ilişkin düzenleyeceği protesto gösterilerini sonuna kadar destekleyeceklerini ve güçlü bir katılım sağlayacaklarını kaydeden Batman'daki sivil toplum kuruluşları (STK), Bölge'de yaşayan çocukların yüzde 70'nin Türkçe bilmediğini, Kürt çocuklarının okula başladıklarında farklı bir dille karşılaştıklarına dikkat çekerek, anadilde eğitim hakkını istedi. Kürtlerin kendi anadilleriyle ilgili baskılara maruz kaldığını söyleyen Eğitim Sen Batman Şube Başkanı Selim Aratemur, Bölge'de yaşayan çocukların yüzde 70'nin Türkçe bilmediğini dile getirerek, Kürt çocuklarının okula başladıklarında farklı bir dille karşılaştıklarını söyledi. Aratemur, kendi dillerinde eğitim göremeyen Kürt çocuklarının, Türk çocuklarından daha da geride kaldığını kaydetti. İnsanların kendi dillerine sahip çıkması gerektiğini ifade eden Aratemur, 'Kendi evimizde, işyerimizde, sokakta ve yaşamın her alanında kendi dilimizle konuşmalıyız. Kültüründen dilinden uzaklaşan kendinden uzaklaşır' diye konuştu. İHD Batman Şube Başkanı Ferhat Bayındır da, 'Dilimiz geleceğimizdir, tarihimizdir ve kültürümüzdür. Her insan kendi anadiliyle var. Bu nedenle anadil çok önemli. Biz istiyoruz ki, herkes kendi anadiliyle konuşsun' dedi. Kürtçe dili üzerinde baskılar olduğunu kaydeden Bayındır, 'Çocuklarımız 8 yaşına kadar kendi anadilleri ile konuşuyorlar. Ancak okula gittikleri zaman Türkçe eğitim görüyorlar' diye konuştu. Dilin bir insanın varlığı olduğunu belirten DTP Batman İl Başkanı Özcan Erdem ise, asimilasyon politikalarına karşı Kürtlerin de mücadele verdiğini kaydetti. Bu günden itibaren Kürtler olarak dillerine ve kültürlerine daha fazla sahip çıkacaklarını belirten Erdem, 'Anadiline sahip çıkmak kendine sahip çıkmaktır' dedi. Beşiri Belediye Başkanı Burhan Korhan ise, bir toplumun var olmasının en temel ilkesinin anadili olduğunu söyledi. Korhan, 'Çocuğun psikolojik açıdan gelişmesi için kendi anadiliyle eğitim görmesi lazım. Bizim talebimiz Kürtçenin özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı coğrafyada ve batı metropollerinde eğitim dili olarak anayasal güvence altına alınmasıdır' şeklinde konuştu. BATMAN – DİHA MEKİYE GÖRENÇ