Taraf yazarlarından Türk silahlı kuvvetlerine tepki!

taraf yazarlari Rizgarî Online/Türk Genelkurmayının illegal 'Bilgi ve Destek Planı Faaliyet Çizgisi'ndeki eylem kararlarına Taraf gazetesi yazarları tepki gösterdi.Taraf Gazetesi'nin dünkü manşetine konu olan, Eylül 2007 tarihli Genelkurmay "Bilgi Destek Planı" ve "Bilgi Destek Planı Faaliyet Çizelgesi"ndeki eylem kararları Taraf yazarları Ahmet Altan ve Yasemin Çongar'ın sert tepkisine yol açtı. Türk Genelkurmay'ın eylem planına yazdığı makalesinde sert tepki gösteren Ahmet Altan, "Siyasi önderlik" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi: Bir orduyu "siyasi parti" haline getirirseniz, "siyasi önderliğe" oynarsınız, siyasi rakipleriniz olur. Bir ülkede herkesin ortaklaşa sahip çıkması gereken orduyu, durduk yerde "bazılarının" ordusu yaparsınız. En kızdığınız şey "bölücülükken", siz kendiniz bölersiniz
Bence bunu yapmayın.
Beni dinlemezsiniz, biliyorum ama bari çok sevdiğiniz Atatürk'ü dinleyin. Orduyu siyasetten çıkarın.

ÇONGAR: SİLAHLI KUVVETLER PARTİSİ Bir diğer Yasemin Çongar ise "Silahlı Kuvvetler Partisi'nin toplumu hizaya getirme planı' başlıklı yazısında şunları yazdı: taraf

  • Demokrasilerde, ordu ülkeyi yönetmez, ülkeye hizmet eder.
  • Demokrasilerde, ordu milletin öncüsü değildir, olmaya heveslenmez.
  • Demokrasilerde, ordu sadece ülkenin savunmasından sorumludur, ama savunmayla ilgili konularda bile son sözü seçilmişler söyler.
  • Demokrasilerde ordunun üzerinde tam bir sivil denetim olması şarttır.
  • Demokrasilerde, ordu herhangi bir siyasi görüşü ya da etnik veya sosyal bir grubu temsil edemez.
  • Demokrasilerde, ordunun amacı toplumu korumaktır, onu tanımlamak değil.

Göstermelik Kürdçe kanala istihbaratçı sorumlu!

ajan (1) Rizgarî Online/“TC İstihbarat yayıncılık” gururla takdim eder: Türk hükümeti göstermelik Kürdçe yayına bir ilke daha imza atarak istihbaratçıyı sorumlu yaptı. TRT’nin Kürdçe yayın yapacak kanalını oluşturacak koordinatör, Dışişleri Bakanlığı’ndan alındı. Bu göreve atanan Sinan İlhan, yurtdışında birçok kritik noktada istihbarat görevleri üstlenmiş, Kürdçe ve İbranice de dahil 5 dili çok iyi bilen bir bürokrat. Hürriyet Gazetesi'nin haberine göre Sinan İlhan, tanınmış Kürd aydın, siyasetçi ve bürokratlarla görüşmeler yapıyor, kanalın ekran yüzlerini, ekibini, yayın politikalarını oluşturuyor. 

Kürdçe yayınlar koordinatörlüğüne, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın, "uzman idari personeli"nden Sinan İlhan getirildi. Yurtdışında birçok kritik noktada istihbarat alanında görev yapan İlhan, bu görevden önce Irak Özel Temsilciliği’nin istihbarat masasında çalışıyordu. 1961 yılında Urfa’da doğan İlhan, 1987 yılında yani 26 yaşındayken Türk Dışişleri Bakanlığı’na aday idari memur olarak girdi. Bursa Erkek Lisesi ve Atatürk Üniversitesi DTCF Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu İlhan, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslam ve sanat tarihi üzerine doktora yaptı.

İstihbarattan sorumluydu Türk Dışişleri’ne girdikten sonra istihbarat dairesinde çalışmaya başlayan İlhan, 1989 yılında yine istihbarattan sorumlu olarak Suudi Arabistan’ın Cidde Başkonsolosluğu’na idari ataşe olarak atandı. 1994 yılında merkeze dönen İlhan, burada zırhlı araç alım ve diğer zırhlı birimlerden sorumlu olarak İdari ve Mali İşler Dairesi’nde (İMAD) çalıştı. 1996’da bu kez Tel Aviv’e idari ataşe olarak gönderilen İlhan, 2000 yılında merkeze döndü ve İMAD’ta hizmet verdi. 2002’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de idari ataşe olan İlhan, burada kısa süre kaldıktan sonra Ankara`ya geri geldi. Önce istihbarat biriminde çalışan İlhan, daha sonra Irak Özel Temsilciliği’nde istihbarattan sorumlu oldu. RO/Ömer Kaçar

Aydar'dan Bush'a mektup

kongra_gel_logo_300 Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar, Bush yönetiminin Kürt politikasını eleştirerek, ABD'nin şiddet için değil Kürt sorununun demokratik çözümü için adım atmasını istedi
Kürt sorunu kapsamında devreye konulan şiddet yöntemleri giderek tırmanıyor. Bölgede uyguladığı politikalarla şiddeti tetikleyen ve öncülük eden ABD'nin Kürt politikası da bu şiddetten nasibini alıyor. Avrupa Adalet Divanı'nın PKK'yi 'terör listesi'nden çıkarmasının hemen ardından harekete geçen Washington yönetimi, Türkiye ile ilişkileri sıcak tutmak için bu kez PKK'yi Beyaz Saray'ın 30 Mayıs'ta açıkladığı 'Narkotik Kaçakçılığı Yapan Örgütler' listesine aldı. Listeye ilişkin ABD Başkanı George W. Bush'a açık mektup gönderen Kongra Gel Başkanı Zübeyir Aydar, Bush yönetimini iddialarını belge ve delilleriyle açıklamaya davet etti.zubeyir_aydar1

Askeri helikopterle…  Aydar, PKK'nin listeye alınmasını Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün peş peşe Bush ile Beyaz Saray'da yaptıkları görüşmeye bağladı. Aydar, 'PKK'yi ABD'nin düşmanı ilan eden' Bush'un Türkiye'yi memnun etmek için böyle bir karar aldığını vurguladı. Kararın haksız olduğunu ifade eden Aydar, mektubunda, 'PKK'nin hiçbir zaman narkotik kaçakçılığına bulaşmadığını, bunun Türkiye'nin bir propagandası olduğunu' belirtti. 'Uyuşturucu kaçakçılığının büyük ölçüde devlet yetkilileri gözetiminde yapıldığının' altını çizen Aydar, bu tespitini, ABD'nin Dışişleri Bakanlığı 2003 Dünya Uyuşturucu Raporu'na, Europol'ün 2002 AB Organize Suçlar Raporu'na, Almanya'da Frankfurt Federal Mahkemesi yargıçlarından Rolf Schwalbe'nin 21 Ocak 1997'de DPA Ajansı'na verdiği demecine, İngiltere'de kaçakçılıktan sorumlu İçişleri Bakan Yardımcısı Tom Sackville'nin 26 Ocak 1997 İnterstar TV'ye verdiği röportajına, Fransa Uyuşturucu Jeopolitiği Gözlemevi'nin Mart 1997'de açıkladığı rapora, 'uyuşturucunun askeri helikopterle yapıldığı' ifade edilen Susurluk Raporu'na dayandırdı. Aydar, Bush yönetimini iddialarını belge ve delilleriyle doğrulamaya çağırdı.
'Kürtler, kimseyle düşmanlık yapmak istemedikleri gibi, ABD'ye de düşman değiller. Kürtler her halk gibi kendi ülkelerinde özgürce yaşamak istiyorlar' diyen Aydar, Erdoğan-Bush görüşmesinden sonra 17 Kasım 2007'de ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Matthew Bryza'nın Türk medyasına yaptığı 'PKK hiçbir ABD'liye saldırmadı, düşman ilan ederek kendimizi riske atmış oluyoruz' şeklindeki açıklamasına da mektubunda yer verdi. Aydar, Bush'un kararının Bölge'de yürütülen 'kirli savaşı' meşrulaştırdığını söyledi. ABD'nin Türkiye ile ilişkilerine karşı olmadıklarını belirten Aydar, ilişkilerin kan üzerinde değil, Kürt sorununun barışcıl çözümü üzerinde olması gerektiğini vurguladı. 'Kararın telafisi güç olan olumsuz sonuçlar doğuracağını' ifade eden Aydar, Bush'a şu çağrıda bulundu: 'Yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Sizden beklentimiz mevcut yaklaşımın düzeltilerek, Kürt sorununun barışçıl-demokratik çözümü yönünde adım atılmasını teşvik etmeniz, destek sunmanız ve bu yönde ciddi bir çaba sahibi olmanızdır.' BRÜKSEL - ANF

İNGİLİZ PARLAMENTERLERDEN KÜRDİSTAN BÖLGESİ HAKKINDA 8 ÖNERİ...

Staatsopening-van-het-Parlement

PNA-Bir grup İngiliz parlamenter, İngiltere hükümetinden Federal Kürdistan Bölgesi'nin (FKB) deneyimini destekleme ve aynı zamanda FKB'nin tüm Irak için örnek alınmasını istedi. İngiliz parlamenterler bu konuda 8 öneride bulundular.

El-Şark el-Ewsat gazetesinin haberine göre, İngiltere Parlamentosu'ndaki bazı milletvekili ve çeşitli İngiliz partilerinin Kürdistan Bölgesi'ni ziyaret etmelerinin ardından İngiltere'ye dönüp "Kürdistan Bölgesi ve Olasılıklar" adı altında bir rapor hazırladıkları belirtildi.

Raporun İngiltere Parlamentosunda tartışıldığı belirtildi.

Raporda, Kürdistan Bölgesi halkının, gelecekte istikrar, demokratik ve laik bir temeli kazanması için daha fazla uluslararası öneme şayan olduğu belirtiliyor.

Raporda, Kürdistan Bölgesi'nin başarısının Orta Doğu'nun sukünet ve refah isteyenlerin çıkarına olduğu ifade ediliyor.Raporda, bu konuda İngiltere hükümetine ve halkına 8 öneri sunuluyor.Sunulan öneriler şöyle:

    • 1-Irak'ta merkezi olmayan federal sistemin desteklenmesi.
    • 2-Irak Daimi Anayasasında bulunan 140.maddenin uygulanmasına yardım edilmesi.
    • 3-Türkiye'ye Kürdistan Bölgesi hükümeti ile görüşme ve müzakere etmesi için baskı yapılması, Irak ile ABD hükümetine PKK sorununun çözülmesi konusunda çağrıda bulunulması ve tüm taraflarla birlikte barışçıl bir çözüm yolunun bulunması için çaba gösterilmesi.
    • 4-Kürt halkına karşı yapılan "soykırım"ın daha çok tanınması.
    • 5-Kürdistan Bölgesi'nde tüm alanlarda İngiltere'nin yatırımlarının teşvik edilmesi.
    • 6-Kadın haklarının korunmasının ve basın özgürlüğünün desteklenmesi ve ilerletilmesi.
    • 7-İngilizce dilinin okunmasının geliştirilmesi.
    • 8-FKB hükümeti ile İngiltere arasındaki akademik kuruluşların ilişkilerinin geliştirilmesi.
    İNGİLİZ PARLAMENTERLERDEN KÜRDİSTAN İngiltere Parlamentosu'nda tartışılan "Kürdistan Bölgesi ve Olasılıklar" raporunun oturumunda FKB Hükümetinin Dışilişkiler Sorumlusu Felah Mustafa ve FKB Hükümetinin İngiltere Temsilcisi Beyan Sami Abdurrahman da hazır bulundu.