Biji YEK GULAN!

Bölge'de 1 Mayıs coşkulu kutlandı
Tunceli, Elazığ, Şırnak ve Beytüşşebap ile Şanlıurfa'nın Ceylanpınar İlçesi'nde binlerce kişinin katılımıyla kitlesel ve coşkulu geçen 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarında AKP'nin sağlık ve ekonomi politikaları eleştirilirken, Taksim'de kutlama yapmak isteyen kitleye yönelik polis müdahalesi de protesto edildi. ELAZIĞ Elazığ'da DTP, EMEP, ÖDP, Yapı Yol-Sen, KESK, tarafından düzenlenen kutlama, sendika ve siyasi partiler ayrı ayrı yürüyerek Postane Meydanı'nda buluştu. Burada konuşma yapan Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmet Halit Ateş, 1 Mayıs'ın tarihine dikkat çekti. Türkiye'de 1976 yılına kadar yasaklı kutlamaların mücadele sonucu yasal kabul edildiğini hatırlatan Ateş, 'Tarihe kanlı 1 Mayıs olarak kara bir leke gibi düşen 1977 1 Mayıs'ında birçok işçi ve emekçi daha iyi bir ülkede ve bağımsız bir Türkiye'de yaşamayı istediği için alanlarda öldürülmüştür. Bu anlamda 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma sonucu kazınılmış bir gündür. Bedeli ödenerek kazanıldığı için kutsaldır' dedi. Sık sık, 'Yaşasın 1 Mayıs', 'Yaşasın hakların kardeşliği', 'Mezarda emekli olmayacağız', 'Biji 1 Gulan', 'İş, ekmek, özgürlük, parasız sağlık, parasız eğitim' şeklinde sloganlar atılan kutlamada, 'Biji 1 Gulan, iş ekmek özgürlük,77 1 Mayıs şehitleri ölümsüzdür' ve 'SSGSS yasasına hayır' yazılı pankartlar açıldı. Açıklamanın ardından kitle olaysız bir şekilde dağıldı. DERSİM Dersim'de Türk-İş, DİSK ve KESK'in ortak düzenlediği miting için, Tunceli Belediyesi önünde binlerce kişi bir araya geldi. Kitle, mitingin yapılacağı Kışla Meydanı'na kadar 'Biji 1 Gulan', 'Yaşasın 1 Mayıs', 'Toplu sözleşme hakkımız engellenemez' pankartı açarak, 'Yaşasın Mayıs', 'PKK halktır halk burada', 'Gerilla onurdur onuruna sahip çık', 'Taksim direnişini selamlıyoruz' sloganlarıyla yürüdü. Mitingin açılış konuşmasını Türk-İş Temsilcisi Kadir Çelik yaptı. Daha sonra konuşan DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, TCK'nin 301. maddesini eleştirdi. AKP'nin son günlerdeki politikası ile çözümsüzlüğü derinleştirdiğini belirten Halis, 'AKP eceli gelmiş keçi gibi çobanın ekmeğini yiyor. Asgari ücrete ve yoksulluğa terk ettiği vatandaşlardan fedakârlık bekliyor' dedi. Sivil toplum örgütleri, DTP, EMEP, ESP temsilcilerinin de konuşma yaptığı miting, müzik dinletileri ile son buldu. ŞIRNAK Şırnak ve Beytüşşebap İlçesi'nde 1 Mayıs renkli görüntülere sahne oldu. Şırnak belediye binası önünde bir araya gelen DİSK, KESK ve Türk-İş'e bağlı sendikalar, Şırnak Genç-Der, TTB Şırnak temsilciliği ve DTP kortej oluşturarak, kutlamanın yapılacağı Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Demokrasi ve emek mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşu ile başlayan kutlamada, konuşan KESK Platformu Şırnak Dönem Sözcüsü Abdurrezak Yıldız, 'Bugün dünyanın tüm emekçileri aynı düşünce ve duygularla 1 Mayıs'ı kutlayacaklardır. 1 Mayısları, Newrozları özgürce, kardeşçe ve barış içinde kutlamak, linç kültürünü yaratmaya çalışan şoven dalgaya dur demek için yürüyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözümü, sınır içi ve sınır dışı operasyon, imha ve inkar politikalarıyla çözümün olmayacağını haykırmak, kan, gözyaşı ve acının sona erdirilmesi, kavganın, çatışmanın, savaşın karşısında olmak, F tipi cezaevleri, tecrit ve izolasyona hayır demek, Kürt, Türk, Arap, Laz, Çerkez, Anadolu'da yaşayan bütün halkların kardeşliğini haykırmak için yürüyoruz' dedi. 'Emekçiye uzanan eller kırılsın', 'Yaşasın 1 Mayıs', 'Direne direne kazanacağız', 'Biji yek Gulan', 'Bıji bratiya gelan' sloganları atıldığı kutlamada, davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla son buldu. BEYTÜŞŞEBAP Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesi'nde ise, DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'na üye işçiler, Beytüşşebap belediye bahçesinde bir araya gelerek davul, zurna eşliğinde halaylar çekti. Belediye Başkanı Faik Dursun, işçilere tatlı ikram etti. Yapılan kutlamalara sivil toplum örgütü temsilcileri, DTP İlçe Başkanı Yusuf Temel ile çok sayıda DTP'li katıldı. Lokalde yapılan kutlamanın ardından işçiler adına açıklama yapan Fevzi Özkan, 1 Mayıs'ın işçiler bakımından önemine dikkat çekti. 3 saat süren etkinlik halaylarla sona erdi. URFA Karakoyunlu İş Merkezi önünde yapılan basın açıklamasına, KESK Urfa Şubeler Platformu, DİSK Genel-İş Sendikası, TMMOB, DTP ve İHD katıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı basın açıklaması öncesi eylemciler davullar eşliğiyle halaylar çekti. Kitle adına açıklama yapan DİSK Genel-İş Sendikası Şanlıurfa Şube Başkanı Sadık Demir, AKP'nin gerçek yüzünün bu yılki 1 Mayıs kutlamalarında bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. AKP'nin emek düşmanlığı yaptığına dikkat çeken Demir, 'Daha önce Kürt Sorunu'nun çözümü, demokratikleşme adımları, Anayasa'nın değiştirilmesi, 301. Madde'nin kaldırılması konularında kamuoyunda beklenti yaratıp sonradan yan çizen AKP, 1 Mayıs konusunda da yan çizmiştir' dedi. CEYLANPINAR Şanlıurfa'nın Ceylanpınar İlçesi'nde de Ceylanpınar Emek Platformu bileşenleri, Eğitim Sen temsilciliği binasında basın açıklaması yaptı. Eğitim Sen İlçe Temsilcisi Hüseyin Küçükoğlu, AKP'nin 'Taksim'e çıkmak Anayasaya karşı gelmektir' sözleriyle emekçileri terörize etmeye çalıştığını ve bu tavrı protesto ettiklerini söyledi. Küçükoğlu, 'Kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleşme hakkını tanımayan, asgari ücretliye 400 YTL gibi vicdana ve insanlık onuruna sığmayan bir ücrete mahkum eden, işçilerin kıdem tazminatlarına göz diken, kadınların eşitlik taleplerini duymazdan gelen, gençleri baskı altında tutan, SSGSS yasasıyla sağlık ve güvenlik haklarımızı elimizden alan AKP hükümetinin emekçilere, demokrasiye özgürlüklere ve Kürt sorununa kalıcı çözümler bulmasını beklemek yanlış olur' dedi.

Amadekar: Nûhat Akdag ADIYAMAN / SEMSÛR Gerger / Alduş Çelikhan / Çîlikan Kahla / Kalik Gölbaşý / Serê Golan Besni / Bêhiştî Somsat / Şemîzînan MALATYA / MELETÎ Arapkir / Erebgir Ağın / Axên Hekimhan / Hekîmxan Arguvan / Erxevan Darende / Arende Akçadağ / Argan Yeşilyurt / Çirmik Pötürge / Şîro Doğanşehîr / Wêranşar MARAŞ / GUMGUM Pazarcık / Pazarcix Andirin / Andirîn Göksun / Goksun Afşin / Avşîn Elbistan / Elbîstan Turkoğlu / Kurdoxolî ANTEP / DÎLOK Kilis / Kîlîs Nizip / Belkîs Oğuzelî / Tîlbîşar Islahiye / Îslahiye Yavuzelî / Çînçîn Araban / Ereban URFA / RIHA Ceylanpınar / Serê Kanî Viranşehir / Wêranşar Akçokale / Kahniya Xezalan Suruç / Pirsus Birecik / Bêrecûk Halfetî / Xelfetî Bozova / Heweng Hilvan / Curnê Reş Siverek / Girê Sor ELAZIĞ / XARPÊT Ağın / Axin Alacakaya / Xulaman Arıcak / Mîyaran Baskil / Baskîl Karakoçan / Dep - Depe Keban / Keban Kovancılar / Qovancîyan Maden / Maden Palu / Pali Sivrice / Sîvrîce DİYARBAKIR / AMED (AMÎDA - DIYARBEKIR) Bismil / Bismil Çermik / Çermûg (Çêrmûge) Çınar / Çinar Çüngüş / Şankuş Dicle / Pîran Eğil / Gêl Ergani / Erxenî Hani / Hêne (Hêni) Hazro / Hezro Kocaköy / Karaz Kulp / Pasûr Lice / Licê Silvan / Farqîn (Silîvan) MARDİN / MÊRDÎN İdil / Hezex Nusaybin / Nisêbîn Midyat / Midyad Gerçüş / Gercews Ömerli / Mehsert Savur / Stewr Mazıdağı / Şemrex Derik / Dêrika Çiyayê Mazî Kızıltepe / Koser (Qoser) SİİRT / SÊRT Aydinlar / Tillo Baykan / Hawêl Eruh / Dih Garzan / Zok Kurtalan / Misirc Pervarî / Berwarî - Xezxêr Şirvan / Xizxêr - Kufra BATMAN / ÊLÎH Sason / Qabilcewz Kozluk / Hezo Baykan / Xana Hewêl Beşiri / Qûbîn BİTLİS / BEDLÎS Hizan / Xîzan Mutki / Matkî Tatvan / Tûx Ahlat / Xêlat Adilcevaz / Elcewaz MUŞ / MÛŞ Varto / Gimgim Malazgirt / Milazgir Bulanık / Kop BİNGÖL / ÇEWLÎG Adaklı / Azarpêrt Genç / Dara Hênê - Dara Hênî - Gînc Kığı / Gêxî Karlıova / Kanîreş Solhan / Bongilan - Bongilane Yayladere / Xorxol Yedisu / Çêrme TUNCELİ / DÊRSIM Çemişgezek/ Çemişgezek Hozat / Xozat Mazgirt / Mazgêrd Nazimiye / Qisle Ovacık / Pulur Pertek / Pêrtag - Pêrtage Pülümür / Pilemûrîye SÎVAS / SÊWAZ Koyulhisar / Koyûlhîsar Suşehri / Sûşehrî Zara / Koçgirî İmranlı / Kamîlava Hafik / Hafîk Yıldızeli / Yildizelî Şarkişla / Şarkişla Gemerek / Gemerek Kangal / Kangal Gürün / Gurun Divriği / Dîvrîxî ERZÎNCAN / ERZÎNGAN Tercan / Tercan Çayırlı / Mansî Refahiye / Gêrcanis Kemah / Kemah İliç / Îlîç Kemaliye / Egîn ERZURUM / ERZEROM Karayazı / Gogsî Hınıs / Xinûs Tekman / Tatos Çat / Çad Aşkale / Aşkeleh Pasinler / Hesenkeleh Horasan / Xoresan Narman / Îd Tortum / Tortûm İspir / Îspîr Oltu / Oltî Şenkaya / Olîlî Olur / Olûr KARS / QERS Aralık / Başan Iğdır / Îdir Tuzluca / Tozan Kağızman / Qaqizman Sarıkamış / Qamuşan Digor / Têkor (Dugor) Selim / Selîm Susuz / Cilawûz Göle / Golan Arpaçay / Zarûşad Ardahan / Erdexan Çıldır / Zûrzûnan Hanak / Xenêk Posof / Duxurr AĞRI / AGIRÎ (GRÎDAX) Patnos / Patnos Diyadin / Giyadîn Hamur / Xemûr Tutak / Tutax Eleşkirt / Zêdkan Taşlıçay / Avkevir Doğubeyazıt / Bazîd VAN / WAN Çatak / Şax Gevaş / Westan Gürpınar / Payîzava Başkale / Elbak Özalp / Qelqeliya Muradiye / Bêgir Erciş / Erdîş Edremit / Artemêtan HAKKARİ / COLEMERG Şemdinli / Şemzînan Çukurca / Çelê Uludere / Qilaban Yüksekova / Gever Esendere / Bajêrgan ŞIRNAK / ŞIRNEX Kumçatı / Dêrgûl Beytuşşebab / Bêşebab Idil/ Hezex Güçlükonak / Basan Silopi / Girgê Amo Cizre / Cîzra Botan

beybun.com

Orta Anadolu'da Kürt Yerleşim birimleri/azadiforum

İç Anadolu'da yaklaşık 1 Milyon Kürt ve 300'e yakın kürt köyü bulunmaktadır. Iro li Anatoliyan Navîn: Li Enqere-Ankara( Haymana, Polatlı, Bala, Koçhisar´a), Li Qonye-Konya (Kulu, Cihanbeyli, Yunak), Kirşehir (Kaman, Çiçekdaxi), Aksaray, Yozgat (Yerköy), Çorum, Sivas û li Tokat e nezîkî milyonek Kurd heye. Li Enqerê 102, li Konyê 75, li Kırşehirê 52, li Aksarayê 39, li dorbera sinorên Yozgat-Tokat-Amasyê 41, li Kayseriyê 23 û nezîkî 300 gundên Kurda hene Qonyê-Konya Cihanbeyli Beşkardeş Beyliova Bulduk(Gunde Bulduq) Çimen Çölköy Damlakuyu Beşkavak(Büyük) Beşkavak(Küçük) Gölyazı(Xalikan) Günyüzü(Cudkan) Kandil Kelhasan Kırıkışla(Molıka) Kutukkuşağı(Kutiga) Kuşca(Hacilaro) Sağlık Yapalı(Qemera) Yeniceoba(İncove) Zaferiye(Kayışoğlu) Kulu Acıkuyu(Birtalik) Altılar Arsinci(Germik) Beşkardeş(Torına) Burnagil Bozan Celep Çöpler(Copli) Dipdede Gökler Hisar Karacadağ(Xalikan) Karacadere Kirkpınar Şerefli Yazıcıçayır(Mehina) Yeşilyurt(Celikan) Tavşançalı(Omaro) Zincirlikuyu(Gordoğlu) Sarayönü Boyalı Kadıoğlu Sarıkaya Yunak Beşışıklı Çayırbaşı Hatırlı(Gunde xofe) Hacıfakılı(Kamaran) Hacıomeroğlu(Hacımaran) Imamoğlu(Bodan) Karayayla Kurtuşağı(Kurdan) Koçyazı(Civikan) Meselij Odabaşı(Halisinan) Ortakışla Özyayla Saray(Golan ga) Sinanlı Sülüklü(Galikan) Çeltik Kaşören(Rengan) Adakasim(Sorikan) Büyükhasan Isakuşağı(Sagan) Küçükhasan Enqerê -Ankara Haymana Balcıhisar Burumsuz Bostanyüklü Cihanşah Dikkulak Hacımusa Inler Kerpiç Kırpolu Sazbağları Sebilibağlar Sindiran Tepeköy Yenice Yenicik Yurtbeyli Bala Aşağıhacıbekir Aşağıören Aydogan Bektaşlı Büyükbıyık Büyükcamili Çiğdemli Derekışla Eğribasan Erginköy Kesikköprü Küçükbıyık Küçükcamili Tatarhöyük Tepeköy Sugüzel Yukarıhacıbekir Kırşehir Çiçekdağı Çiçekdağı(Çiçek) Acıköy(Sorik) Alahacıli(Galikan) Bahçepınar(Torin) Baraklı Çanakpınar(Ramiko) Dohankaş(Kungus) Konurkale(Konir) Mahmutlu(Qişle) Pohrek(Gedar) Şahinoğlu Yalnızağaç(Zekera) Boztepe Çamalak Çevirme Çiğdeli Çimenli Harmanaltı(Sayiplı) Hüseyinli Kulhüyük Öksüzkale(Haladin) Üçkuyu Uzunpınar Akçakent Avanoğlu Navend Gollu Körpınar(Kaniya kurik) Seyrekköy(Hurmik) Taburoğlu Taşınburnu (Mala bene) Yeşiloba (Guri) Kaman Ağapınar Çadırlıhacıbayram Çadırlıkörmehmet Hirfanlar KekilliAli MollaOsmanlar

Türk, saldırı ile Türk-Kürt savaşı başlatılmak isteniyor

"

DTP: Türkiye Balkanlara dönüşür
">Partisinin grup toplantısında Sakaryadaki saldırıları değerlendiren DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, saldırılardan yetkilileri sorumlulu tutarak, saldırının organizeli ve planlı olduğunu söyledi. Türk, kendi kitlelerinin sağduyusu sayesinde facianın eşiğinden dönüldüğünü belirterek, milliyetçiliğin önlenmemesi halinde Türkiye'nin Balkanlaşacağı uyarısında bulundu. DTP'nin siyaset dışına itilmek istendiğini belirten Türk, Kürt sorunun çözümü için meclisin sorumluluğunu yerine getirmesini istedi. DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin grup toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirerek, önemli mesajlar verdi. Toplantıya, ÖDP, SDP Genel Başkanları ve Barış Meclisi üyeleri de katıldı. Demirtaş'ın askere götürülmesini eleştiren Türk, bunun siyasi partilere bakışı ortaya koyduğunu belirterek, 'Bu durumu bize karşı yapılan saygısızlık olarak değerlendiriyoruz' dedi. Linç kampanyası ile karşı karşıyayız Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren kritik gelişmelerin yaşandığını ve Türkiye'nin tarihi bir yol ayrımına geldiğini ifade eden Türk, 'Türkiye demokrasinin, barışın, özgürlüklerin adaletin bir ülkesi mi olacak yoksa, Ortaçağ karanlığına mı dönecek?' sorusunu yöneltti. Türk, DTP olarak meclise girdikleri günden beri kendilerine karşı geliştirilen onca linç kampanyasına karşın, sürekli demokrasi, barış, özgürlük, diyalog ve uzlaşıyı savunduklarının altını çizerek, 'Çünkü bunlar bizim rehberimizdir, rotamızdır. Biz asla demokrasi ve barış çizgisinden sapmadık, ne pahasına olursa olsun sapmayacağız' şeklinde konuştu. Anaların ağlamaması, gençlerin ölmemesi için barış istediklerini, ancak barışı isterken sürekli saldırılara uğradıklarını belirten Türk, Türkiye'nin çetelerden temizlenmesi için verdikleri mücadelenin bedelini, meydanlarda dayak yiyerek ödediklerini anımsatarak, şöyle konuştu: 'Operasyonlar dursun, savaş yaşanmasın dedik, üzerlerimize panzerler sürüldü. 8 Mart'larda, Newroz'larda 'Yaşasın halkların kardeşliği' dedik, en sert karşılığı gördük. Vurulduk, öldürüldük, dövüldük. Cezaevlerine atıldık. Susturulmaya çalışıldık. Susturulmak istenen, bazen yerlerde tekmelenen annelerimiz oldu, bazen sokak ortasında kolu kurulan 15 yaşındaki bir çocuk oldu.' 'Olayın sorumlusu yetkililerdir' Barış için bedel ödemeye devam ettiklerini belirten Türk, Sakarya'da önceki gün partisinin barış şölenine yönelik yapılan saldırıyı da hatırlatarak, olayı Sivas, Maraş ve Çorumu anımsatan büyük bir 'katliam' girişimi olarak nitelendirdi. Saldırganları 'gözünü kan bürümüş, milliyetçi ırkçı grup' olarak niteleyen Türk, kendi girişimlerine karşı Sakarya Valisi'nin 'olay münferittir' dediğini hatırlatarak, 'Dağıtırız dedi. Ama nedense binanın etrafını kuşatan katliamcı grup tam 5 saat boyunca en ırkçı sloganlar, küfürler ve hakaretlerle saldırısını sürdürdü' diye konuştu. Şölene katılan çocuk, kadın ve yaşlıların fenalaştığını hatırlatan Türk, kalp krizi geçiren Kalkan için ambulans istediklerini ancak 'kitle var ambulans getiremeyiz' şeklinde cevap verildiğini ve ambulansın geç gelmesi, hastanede zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle Kalkan'ın hayatını kaybettiğini aktardı. Salondan çıkarılan kitlenin bir kez daha saldırıya uğradığını hatırlatan Türk, 'Tamamen kitlemizin sağduyulu hareket etmesi sonucu büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Halkımız gerçekten provokasyona gelmedi ve her zaman olduğu gibi sağduyusunu korudu' şeklinde konuştu. Sakarya'da yaşanan olayın Türkiye'nin geldiği noktayı göstermesi açısından ibret verici olduğunu anımsatan Türk, bu olayla 'Milliyetçiliğin, ırkçılığın, şovenizmin' hangi boyutlara vardığının görüldüğünü söyledi. Saldırının organize ve planlı olduğunu aktaran Türk, 'Bu saldırgan gruplar kendi başlarına hareket etmemiştir. Onları yönlendiren, onları oraya sürükleyen ve harekete geçiren güçler vardır. Nitekim olay öncesi kendi aralarında haberleştikleri, birbirlerine DTP'nin etkinliğiyle ilgili bilgi verdikleri basına yansıdı. Sivas'taki organizasyon neyse burada da aynısını görmek mümkün' dedi. 'Balkanlar ve Ortadoğu'ya döneriz' Bozhöyük'teki linç olayının aynı çevreler tarafından organize edildiğine dikkat çeken Türk, olaydan dolayı Sakarya valisini suçlayarak, valinin tedbir alınmayarak saldırıya zemin hazırlandığını sözlerine ekledi. Türk, saldırı ile 'Kürtlere bırakın siyaset hakkını yaşama hakkı bile tanınmayacağının' mesajı verildiğini belirten Türk, saldırı ile Türk-Kürt savaşının başlatılmak istendiğine dikkat çekti. Daha önceki saldırılar ile Türk-Kürt savaşının çıkarılamadığını dile getiren Türk, kriz ortamında böylesi bir senaryonun yeniden devreye sokulduğunu belirterek, 'Özellikle artan operasyonlarla birlikte bu tür tezgahların geliştirilmeye çalışılması dikkat çekicidir. Güç odakları, devletin yaşadığı krizi ve tıkanmayı örtbas edebilmek için çatışmalı dönem için düğmeye basmıştır' diye kaydetti. Türk, gelişen milliyetçiliğin tehlikelerine değinerek, milliyetçiliğin Balkanlar ve Ortadoğuda yol açtığı gelişmeleri örnek göstererek, şöyle konuştu: 'Türkiye, çevresindeki bu olup bitenlerden ders çıkarması gerekirken tam tersine bu ırkçı-saldırgan eğilimlerin esiri haline gelmektedir. Sokaktaki linç girişimleri ne yazık ki siyasetteki milliyetçiliğin, şovenizmin dışa vurumudur. Bu linç güruhlarının siyasette, bürokraside ve devlet katlarında uzantıları vardır. Bunun görülmesi gerekir.' 'Partimiz siyaset dışına itilmek isteniyor' Sakarya'da yaşanan olayın yaşandığı saatlerde Adana'da da parti yöneticilerinin gözaltına alındığına işaret eden Türk, 'Bütün bu saldırılar, partimizi siyaset dışına itmeye dönük genel bir konseptin parçasıdır. Partimiz hakkında açılan kapatma davası, yönetici ve üyelerimize yönelik gözaltı ve tutuklamalar, milletvekillerimiz hakkında ardı arkası kesilmeyen fezlekeler bu konseptin parçalarıdır. Biz Kürt sorunu savaşla, operasyonlarla çözülmez dedikçe, üzerimize daha bir şiddetli gelinmektedir' dedi. Başbakan'ın elini sıkmamasını, 'Biz barış elini uzattıkça birileri sırtını dönüyor, malum yerlere verdiği söz gereği elimizi sıkmaktan kaçıyor' sözleri ile eleştiren Türk, buna karşı diyalog dilinden vazgeçmeyeceklerini ve gerilimin tarafı olmayacaklarını söyledi. Olaylardan hükümeti sorumlu tutan Türk, hükümetin gelişmeler karşısında sesiz kaldığını vurgulayarak, Başbakan'ın gelişmeler karşısında yakınmasını eleştirdi ve 'Yüzde 47'yle iktidara gelen sen değil misin? Niye şikayet ediyorsun? Sızlanıp duracağına, mücadele et, adım at, demokratik reformlara yönel' dedi. AKP'nin kapatma davasından kurtulmak için şikayet ettiği yerlerle uzlaşmaya çalıştığını dile getiren Türk, yeni anayasanın rafa kaldırıldığını, AB reformlarının dondurulduğunu, Kürt sorunun siyaset dışı odaklara havale edildiğini bunun da 'geriye çekilme ve sinmenin' işareti olduğunu söyledi. 'Bölge halkının tercihi DTP'dir' Hükümetin Kürtler üzerinde devletle bürokrasi ile 'Eğer bizi kapatırsanız, Güneydoğu DTP'ye kalır' diyerek pazarlık yaptığını belirten Türk, 'Kürtler üzerinden statüko ile uzlaşma arayışlarına giriliyor. Bir kere şunun altını çizelim: Bölge halkının tercihi DTP'dir. Bu tercih sizin sahte politikalarınızla, sahte nutuklarınızla, içi boş paketlerinizle asla değişmez. Bu halk onurlu bir halktır. Partisine de geleceğine de canı pahasına da olsa sahip çıkmasını bilir. Bilmeyenler varsa Newroz'ları bir daha izlesin. AKP kapatılsa da kapatılmasa da halkın meclisteki tek temsilcisi zaten DTP'dir ve öyle kalmaya devam edecek. Halk hiçbir zaman adresini, pusulasını şaşırmaz' diye konuştu. Türk, kara harekatının yapılması için hazırlık yapıldığını, Türkiye'de çatışma ortamının yaratılmak istendiğini belirterek, 'Eğer bu çatışmalar durdurulamazsa korkarız ki yarın Türkiye çok daha karanlık bir döneme girecektir. 1990'lara yeniden dönme tehlikesi vardır. Değerli Apê Musa'nın dediği gibi bizler bu karanlık dönemlerin 'Hem tanığıyız, hem de sanığıyız'' şeklinde konuştu. Türkiye'de yaşanan krizin Kürt Sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklandığını ve sorunun meclis çatısı altında çözülmesi gerektiğini dile getiren Türk, 'Gelin hep birlikte parlamentoyu Türkiye'nin temel sorunları karşısında iradesiz kalan, zayıf düşen bir konumdan çıkarıp, çözüm gücü olabilecek bir noktaya taşıyalım. Bu noktada yeni ve sivil bir anayasayı gündeme getirmenin tam da zamanıdır diyoruz' çağrısında bulundu.

‘Sakarya’da DTP’lilere linç Madımak’ı andırıyor’

ANF-ANKARA (28.04.2008)- DTP Urfa Milletvekili İbrahim Binici, Sakarya’da bir düğün salonunda düzenlenen şenliğe yönelik ülkücü saldırısını “Olay Madımak oteli olayını andırıyor” sözleriyle değerlendirdi. DTP’li İbrahim Binici Sakarya’da DTP’nin gençlik gecesinin yapıldığı düğün salonunun, ellerinde Türk bayrakları olan yaklaşık 100 kişilik bir grup tarafından basılması ve bir kişinin yaşamını yitirmesine sert tepki gösterdi. Olaylar sırasında gençlik gecesinin yapıldığı salonda bulunan Binici, DTP’lilerin müzik şöleni için toplandığını, salonda slogan bile atılmadığını belirtirken saldırandan vali ve emniyet müdürlüğünü suçladı. Binici şöyle dedi: “Beş buçuk saat boyunca adeta ablukaya alındık. Uzun süre ambulans bile getirilmedi. Beş buçuk saat boyunca devlet diye bir olgu göremedim. Ne vali ne emniyet müdürü olaylar boyunca görevini yaptı. O salondaki insanların sağduyusu sayesinde olayları ucuz atlattık. Çok daha büyük kayıplar yaşanabilirdi. Salondakiler dağıldıktan sonra bile bütün araçlara polisin gözü önünde saldırılar yapıldı. Bu ülkede birliği, beraberliği isteyen güçler boşa çıkarılıyor. Türk-Kürt savaşını isteyen güçler ise yazdıkları senaryoyu oynuyor.’’ Binici, 2 bin kişinin olduğu bir salonun bu şekilde ablukaya alınması, linç edilmek istenmesi ve sonrasında yaşanan olayların Madımak otelinde yaşanan olayları andırdığına dikkat çekti.. ‘’Ne vali ki ona devletin değil AKP’nin valisi demek daha doğru olur. Ne de emniyet müdürü olayların önlenmesi için bir şey yapmadı. Vali de emniyet müdürü de komplonun bir parçası gibi davrandı’’ diyen Binici olaylardan Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın sorumlu olduğunu belirtti. Dün gece yaşanan olayların yanısıra Sakarya çarşı merkezinde bulunan DTP binasının da taşlandığını söyleyen Binici, yaşanan olaylar nedeniyle halkta huzursuzluk olduğunu kaydetti.

Nurettin Demirtaş serbest bırakıldı

ANF-ANKARA (28.04.2008)- Sahte çürük raporu aldığı iddiasıyla yargılanan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş serbest bırakıldı. ANF'ye bilgi veren Demirtaş'ın avukatı Faruk Duran, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin Demirtaş'ın tahliyesine karar verdiğini söyledi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi, aralarında DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu “askerlikten kurtulmak için hile yapmak” suçundan yargılanan 52 kişinin tahliyelerine karar verdi. Avukat Duran Demirtaş'ın kaldığı Sincan L Tipi Cezaevi'ne götürülerek buradaki işlemlerin ardından tahliyesinin gerçekleşeceği kaydetti.

THE DAILY STAR: PKK askeri olarak yok edilemez

Hiwa Osman -THE DAILY STAR Türk ordusunun Irak Kürdistanı'na PKK'yı bölgeden söküp atmak için düzenlediği son harekât ve harekâtın sona eriş şekli, meseleye askeri çözüm bulunamayacağını gösterdi. Türkiye geçmişte, Iraklı Kürtler ve ABD'nin desteğiyle olsun veya olmasın, 25 benzer denemede bulundu ve hiçbiri işe yaramadı. Açık veya gizli ateşkesin söz konusu olabildiği pek az dönemdeyse bazı sonuçlar alındı. Fakat ateşkes pratik kazanımlara dönüştürülemedi veya müteakip adımlarla desteklenmedi. Bu defa bir fırsat doğmakta ve heba edilmemeli. Irak Kürtleri PKK meselesinin, çok ihtiyaç duydukları Türkiye gibi bir komşuyla ilişkileri zedeleyen rahatsız edici bir faktör olduğuna giderek çok daha fazla ikna oluyor. PKK harekâtla yok edilemez Irak için Türkiye gerçekten de mühim. Kürdistan bölgesi için Türkiye dış dünyaya ulaşmayı sağlayan yegâne ülke. Amerikan birlikleri günün birinde gidecek; Türkiye'yse kalacak. Aynı şekilde günün birinde PKK varlığı sona erecek, fakat Iraklı Kürtler kalacak. 1990'ların başından beri Irak Kürtleri Türkiye'nin aşılmaması gereken kırmızı bir çizgisi olduğunu anlamış durumda. Artık ABD'nin, Süleymaniyeli bir Kürt'ün Türkiye'nin askeri harekâtından hemen önce New York Times'a söylediği gibi, 'iki eşli bir adama benzemediğini' de biliyorlar. Zira o sözün söylenmesinden sonra yaşanan gelişmeler ve ABD'nin işbirliğinin boyutu bunun yanlışlığını kanıtladı. ABD'nin iki müttefiki var: Uzun maziye sahip müttefiki Türk ve yeni yeni oluşmaya başlayanıysa Iraklı. Iraklı Kürtler, Iraklı müttefikin bir parçası. Fakat PKK'ya karşı askeri bir harekât onlar için bir seçenek değil. Daha önceki PKK'yla çatışma tecrübesi, bunun böyle olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 1990'ların ortasından bu yana PKK'ya yönelik ortak ve tek taraflı birçok operasyon düzenlendi. Sonuç acı hatıralardan ve çok sayıda can kaybından ibaret kaldı. Şimdi, birkaç bir kayıp verdikten sonra, Iraklı Kürtler aynı askeri ve siyasi hatayı tekrarlamak istemiyor. Türkiye'nin son askeri harekâtının başarısızlığı ve apar topar çekilmesinden sonra yerel bir Peşmerge komutanı, "Bu kadar belleksiz olmalarına şaşırıyorum" diyor ve ekliyordu: "PKK'nın bulunduğu bölgenin ne kadar çetin olduğunu unutmuşlar. 25 kere daha deneyebilirler. Bu dağlarda bütün yakalayabilecekleri kekliklerden ibaret." PKK, başa çıkılması imkânsız bir bölgede. Artık oraya Kürdistan'ın Tora Bora'sı deniyor. Kürtlerin PKK'yı buradan söküp atmak için yapacağı bir operasyon olsa olsa örgütü güçlendirir ve popülaritelerinin azaldığı, Türkiye'ye yönelik saldırıları sona erdirmeleri çağrılarının yükseldiği bir dönemde pek çok yandaş toplamalarına yol açar. Bizzat PKK da bu ikilemden bir çıkış yol arıyor. Iraklı Kürt kamuoyunun, bölgedeki PKK varlığına giderek daha az hoşgörüyle baktığını hissediyorlar. Bu kez Irak Kürdistanı'nda tek bir PKK'ya destek gösterisi bile düzenlenmedi. Ayrıca örgüt, Türkiye'yi güç kullanarak değiştiremeyeceği gerçeğiyle yüzleşmeye başladı. Bu yüzden de taleplerini asgariye çekerek Türkiye Kürtlerine kültürel, demokratik ve siyasi haklar verilmesini ister hale geldi. Türkiye'nin Kürt sorununa yönelik tutumu, PKK'nın askeri yollardan ortadan kaldırılmasını isteyen radikallerle, meseleye siyasi olarak yaklaşılmasını isteyen ılımlılar arasında gidip geliyor. Türkiye'deki Kürtlerin nefes aldığı kültürel, siyasi ve demokratik alanı genişletmek, PKK'ya sınırın iki tarafında da kepenk indirtecektir. Irak Kürtleri bunun için bedel ödemek istemiyor. Ne de Türkiye'nin bu meselede yaşadığı iç bölünmede bir taraf olmak istiyor. Fakat yukarıda ifade edildiği türden siyasi bir adım atılması, Iraklı Kürtlerin de hayatlarını kolaylaştıracak. Sınırın her iki tarafındaki kamuoyunu, PKK'nın daha da dışlanması yönünde seferber edebilmesini mümkün kılacak. Türkiye'nin PKK sorununu bitirmenin en iyi yolunun siyasi bir eylem hattı olduğunu kabul etmesi için 25 harekât daha düzenlemesi gerekmiyor. İpleri ele alma sırası ılımlılarda Şu anki şartlar, hiçbir tarafı zor durumda bırakmayacak bir çözüm bulunabilmesine uygun olgunlukta. Bunun anahtarı da Ankara'yla Erbil arasında doğrudan görüşmeler başlatmak. ABD Başkan Yardımcısı Cheney'nin geçen ay Ankara ve Erbil'e düzenlediği ziyaretlerde Washington adına verdiği mesaj da buydu. Öncesinde Irak Devlet Başkanı Talabani'nin Ankara'ya yaptığı ziyaret buzları kıran ve Irak-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin katalizörü olan nitelikteydi. Bugün bir çözüme her zamankinden çok ihtiyaç var. Durumun kızışıp kötüye gitmesi halinde kaybedecek çok şeyleri olduğunun bütün taraflar farkında. Bütün taraflarda radikaller ve ılımlılar var. Radikaller kendi haklarını kullandı ve başarısız oldu. Belki de artık ipleri eline alma sırası ılımlara gelmiştir. (Lübnan'da İngilizce yayımlanan gazete, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin eski medya danışmanı, 25 Nisan 2008) radikal

ARAP AŞİRETLERDEN 140.MADDENİN UYGULANMASI İSTEĞİ. 28-Apr-08 [14:43]

PNA-Selahaddin Vilayeti Vali Yardımcısı ve bazı aşiretler, Kerkük ve Kürdistan Bölgesi'nden koparılan bölgelerin çözümünü öngören Irak Daimi Anayasasının 140.maddesinin uygulanmasını istedi. 140.Maddeyi Uygulama Yüksek Komisyonu Kerkük Bürosu Müdürü Kake Reş Sadık, Selahaddin Vali Yardımcısı Kasım Berzenci ve Selahadin vilayetinin önde gelen isimlerini, Lehib ve Şemer aşiretlerinin reislerini kabul etti. Görüşmede, vali yardımcısı Berzenci ve Lehib ile Şemer aşiret reisleri, 140.maddeyi uygulama komisyonunun bazı maddelerinin uygulanmasını istediler. 140.maddede belirtilen ziraat anlaşmaların ve çiftçilerin tanzim edilmesi, Kürt bölgelerine yerleştirilen Arapların eski yerlerine dönmeleri konusunda tazminatlarının verilmesinde acele edilmesinin gereği vurgulandı. Görüşmede, ayrıca, 140.maddenin sadece bir taraf yada etnik grubu içine almadığı, bunun önceki rejimin yaptığı hataların bir çözümü olduğu belirtildi.

ALMANYA'DAN SONRA HIRVATİSTAN DA KÜRDİSTAN BÖLGESİNDE TEMSİLCİLİK AÇMA İSTEĞİNİ İLETTİ...

28-Apr-08 [18:24] PNA-Kürdistan bölge hükümeti dışişleri bürosu sorumlusu Felah Mustafa, Hırvatistan ülkesinden üstdüzey bir heyeti kabul etti.Hırvatistanlı heyet , ülkesinin Kürdistan bölgesinin yeniden yapılandırılması noktasında her türlü desteği vermeye hazır olduğunu dile getirdi. Hırvatistan'ın Irak büyükelçisi Perko Vokas başkanlığındaki üstdüzey heyet, Kürdistan bölgesindeki istikrar ve büyük gelişmelere dikkat çekerek Hırvatistan'ın Kürdistan bölgesi ile her alanda ilişki kurmak istediğini dile getirdi. Şimdiye kadar bir çok Hırvatistanlı şirketinin Kürdistan bölgesinde faaliyet yürütme konusunda hazır durumda olduğunu belirten heyet , bu konuda ilişkilerin geliştirilmesi için ülkesinin Kürdistan bölgesinde bir temsilcilik açması istediğini vurguladı. Dışişleri bürosu sorumlusu Mustafa da , Kürdistan bölge hükümeti siyasetinin dış dünyaya açık olduğunu belirterek, dış ülkelerin bölgede atmak istediği özellikle siyasi ve ekonomi açısından olumlu sonuçlar doğuracak adımları memnuniyetle karşılayacaklarını söyledi.