Gönderen: rizgarionline Tarih: 10.04.2008 Saat: 10:38 Katkıda Bulundu rizgarionline Rizgarî Online/"Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçundan yargılanan (*) Türkçü Toplumcu Budun Derneği (TTBD) hakkında açılan davaya Helsinki Yurttaşlar Derneği ve Çingene Hakları Merkezi’nin de müdahil olacağı bildirildi. TTBD, Izmir’de "Kürt nüfus artışı durdurulsun" standı açmıştı. İzmir 9. Asliye Mahkemesi, Türkçü Toplumcu Budun Derneği (TTBD) hakkında açılan davada Barış Meclisi üyeleri ile beraber Çingene Hakları Merkezi ve Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin de müdahil olarak davaya kabullerine karar verdi. Böylece bir olan müdahil sayısı üçe çıkmış oldu. TTBD, 2006'da İzmir'de "Kürt Nüfus Artışı Durdurulsun" standı açmış, Türkiye Barış Meclisi İzmir Girişimi üyeleri dernek hakkında, "ırkçılık ve soykırım kışkırtıcılığından" dava açılmasını talep etmişti. Ancak savcı "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçundan dava açmıştı. İzmir 9. Asliye Mahkemesi"nde görülen davada, Avrupa Çingene Hakları Merkezi Vakfı adına Avukat Hilal Kühey davaya müdahillik talebi vermişti. Mahkeme, bu müdahillik talebini kabul ettiğini, Avrupa Çingene Hakları Merkezi ile Helsinki Yurttaşlar Derneği"nin de Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) 237 ve 238 maddeleri gereğince davaya müdahil olarak kabul edildiklerini açıkladı. Çağdaş Hukukçular Derneği'nden (ÇHD) avukatlar şikâyetçilerin avukatı olarak duruşmalara katılıyor. Dava eksik hususların giderilmesi istemiyle 2 Haziran'a ertelendi. BARIŞ MECLİSİ KÜRT SORUNUNA ACİL ÇÖZÜM İSTEDİ Davanın ardından Türkiye Barış Meclisi İzmir Girişimi yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "TTBD gibi uç noktadaki ırkçı tutum ve davranışlara kararlı biçimde karşı çıkmak kadar, milliyetçiliği masumlaştırılma çabalarına karşı duyarlı olmak da çok önemlidir. Ama bunlardan da önemli ve öncelikli olan Kürt sorunun demokratik-barışçıl yollardan çözümü yönünde acilen gerekli adımların atılmasıdır." (Kaynak: bianet/hürhaber/ajanslar) (*)TTBD, Kürt ve Roman nüfusunun artışının durdurulmasını isteyerek, Türk kadın ve erkeklere de “çocuk yapın” çağrısında bulunmuştu. Dernek hakkında açılan davanın ilk duruşması 19.03.2008 tarihinde görüldü. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayan duruşmaya, sanık Rıfat Cenk Tozkoparan ve Türkçü Toplumcu Buduncu Derneği'nden davacı olan İzmirli aydınlar katıldı. Davacı tarafın 50'ye yakın avukatla katıldığı duruşmada, sanık Cenk Tozkoparan'ı Av. Elçin Arık savundu. 6 Mayıs 2006 tarihinde Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde imza standı açarak, "Kürt nüfus artışı durdurulsun" adı altında bir kampanya başlatan dernek hakkında açılan davada savunmasını yapan dernek başkanı Cenk Tozkoparan, 'Türkiye Türklerindir' diye başladığı savunmasında, "Bu ülke ilk kurulduğu günden itibaren üniter bir yapıya sahiptir. Bu nedenle bu ülkede yaşayan herkes kendini bireysel olarak tanımlamasının dışında Türk ulusunun bir parçasıdır. Ancak son yıllarda görüldüğü üzere Kürtler kendilerini farklı bir halk olarak tanımlamaya ve bu doğrultuda faaliyet yürütmeye başladılar. Bu nedenle bizler bunun önüne geçmek için dernek çatısı altında faaliyetlere başladık. Yani, Kürtler bu ülkeyi bölerek ayrı bir Kürdistan kurma hayali içindeler. Ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarımla birlikte bu derneği kurduk ve böyle bir kampanya başlattık" dedi. Kürtlerin çok çocuklu olduğunu belirten sanık Tozkoparan, "Kürtler doğu illerinden İzmir gibi birçok metropole göç ederek, hırsızlığı ve kapkaç gibi suçları yaygınlaştırdılar. Doğudaki ailelerin her biri 20-30 çocuklu aileler. Bu kadar çoğalarak, Türkiye'nin geleceği konusunda ciddi tehlikeler oluşturuyorlar. Bu nedenle bizde 'Ey Türk erkeği ve Türk kadını sizde çoğalın' içerikli bir metin hazırlayıp dağıttık" diye konuştu. Yaptıklarını şiddetle savunan Tozkoparan, 1994 yılından itibaren buduncu bir zihniyet taşıdığını söyledi. Daha sonra sırayla söz alan davacı taraflar, Türkçü Toplumcu Buduncular Derneği'nin ırkçılığı körükleyerek, soykırım hesapları yaptığına dikkat çekti. Davacı Canan Uçar konuşmasında, "Bu derneğin, 'halkı kin ve düşmanlığa kışkırtmak' suçundan yargılanmasını yetersiz buluyorum. Bunların yaptığı düpe düz soykırım planıdır. Suç unsurunun soy kırım olarak değerlendirilmesini talep ediyorum. Ben bir Kürt, bir kadın ve aynı zamanda bir sosyalist olarak tüm aidiyetlerime saygısızlık yapıldığını düşünüyorum" dedi. Davacı Zeki Gül ise, "Ben bir hekim olarak bu derneğin yaptığı faaliyetlerden şikayetçiyim ve en ağar şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Bu tür faaliyetler utanç vericidir. İnsanlık tarihinin utanç olarak hatırladığı bir takım olayları tekrar canlandırmak isteyen bu kişilerden davacıyım" diye konuştu. Müşteki avukatlarından Murat Dinçer, Türkçü Toplumcu Buduncular Derneği'nin internet sitesinden derlediği belgeleri mahkeme heyetine sunarak, "Bu derneğin sitesinde yer alan işaretler Nazi Almanya'sında kullanılan Gamalı haç benzeridir. Ayrıca bu dernek kendini Türklerin asıl inanç sistemi olduğunu iddia ettikleri Şamanizme göre hareket etmektedirler. Bizim kimsenin dinsel inancıyla bir alıp veremediğimiz yok ancak bu şekilde insanları dinsel yöndende hedef seçmektedirler" dedi. Dinçer'in konuşmasından sonra ısrarla söz isteyen sanık Cenk Tozkoparan, "Ben bir Şamanım, bunun davamızla hiçbir alakası yoktur. Öte yandan bizim kullandığımız amblem eski Türkçe'de 'Z' harfidir. Şunun da bilinmesi gerekiyor ki, Almanların kullandığı gamalı haç da bir Türk motifidir" diye konuştu. RO/Zilan Dersim

0 Yorum: