T.Erdoğan’ın Irak Gezisi ve Iraklıların Hafızası...

 
battalazizProgramında olağan üstü bir değişme olmazsa; Türk Başbakanı,Tayyib Erdoğan 3 - 4 temmuzda, Bağdat’ı ziyaret edecek...
Bu ziyareti; zalimin yanında yer alan, mağlup ve yüzsüz bir generalin; yenilerek çıktığı savaşta, suçunu hafifletmek için çıktığı bir geziye benzeten yorumcuların sayısı az değildir.....Çünkü; Türk yetkililerin; Irak halklarının; koalisyon güçleri desteğinde verdikleri özgürlük mücadelesini engelemek için; verdiği canhıraş çabalar; unutulmadı... Türk yetkililerin; kanlı Baas rejmini ayakta tutabilmek ve Saddam Hüseyin’i kurtarmak için Bağdat’a yaptıkları mekik ziyaretleri, hafızalarda canlılığını koruyor....
 Tuzmen_Aziz AKP hükümetinin ticaret bakanlığını yürüten:Kürşat Tüzmen’in;Taha Yasin Ramazan’la el ele tutuşarak girdiği toplantılar, hala hatırlardadır ...( Kürşad Tüzmen ‘in bu gezi de de; T.Erdoğan’ın yanında yer alacağı muhtemeldir...)
Doğrusu; Türk devlet ve hükümet yetkilileri, demokrasinin yeniden Irak’a yerleştirilmesini ve Federal Irak Anayasasının uygulanmasını içine sindiremedi ...Bölgede kurulacak federal bir devletin, Türkiye gibi çok uluslu ülkelerde, örnek olarak görülebileceğinden korkan Kemalist diktatörlük; İran ve Suriye’yi de yanına alarak; Irak’a karşı çirkin bir ittifak oluşturdu...
Demokrasi ve özgürlüğe karşı oluşturulan bu çirkin ittifak; Irak halklarıyla, koalisyon güçlerinin başarıları karşısında geriledi... Irak halkları, koalisyon güçleriyle birlkte, demokrasiyi Irak’a yerleştirme görevini başarıyla sonuçlandırdı..Irak yönetimi; BM’lerde ve enternasyonal arenada hak ettiği saygınlığı yeniden kazandı...İşte tam bu sırada; Türkiye devreye girerek, hiç katkı sunmadığı başarılara ortak olma kurnazlığına yelteniyor....T.Erdoğan’ın; Bağdat ziyareti de bunun bir belirtisidir...
Türk basını;’’insan hafızası unutkandır ‘’anlayışından yola çıkarak;T.Erdoğan’ın gezisini yukarıda saydığım tarihsel gerçeklerden kopartarak sunmaya çalışıyor...Ama bu çabalar, Irak halklarının, Türkiye’nin siyasetiyle ilgili düşüncelerini fazla değiştirmez.. Çünkü; Irak’lılar; T.Erdoğan’ın başından beri oportunist ve Kemalist diktatörlüğün çizgiside sürdürdüğü politikadan haberdardır...(AKP'nin TBMM de çıkartığı, Irak'a saldırı tezkeresini hatırlayın...)
Ayrıca; son beş yıldır, Federal Irak Anayasasının yürürlüğe girmesini engellemek ve Irak hükümetini legitimite krizine sürüklemek için; eli kanlı Baas’çılar ve Mukteda el Sadr gibi İran yanlısı mollalarla; ilişki geliştiren, AKP’i hükümeti, sonuça kendisini legimite krizi içine atmış, kapatılma talebiyle, mahkemeye verilmiştir....
Son dönemlerde, Taraf gazetesi tarafından deşifre edilen , Türk Silahlı Kuvvetlerinin;Türkiye’yi Biçimlendirme Planına göre; Irak halkları, hem yayılmacı dış politikanın, hem de sövenist iç politikanın gereği olarak hedefe konulmuştur... Kuzeyli Kürtlerin korkutulmasını sağlamak için; Federe Irak’ın toprakları bombalanmış, Irak halkları terörize edilmiştir....
İç ve dış politikadaki insiyatifi, Kemalistlere kaptıran,T.Erdoğan’dan komşularıyla olan gergin politikaları terketmesini beklemek hayalcilik olur...Zaten Türk hükümetinin Kıbrıs, Ermenistan, Irak ve Kürdistan’a karşı tutumu da, bölgede dostluğu, kalıcı barışı sağlamanın zor ve uzak olduğunu gösteriyor..
Tüm dünyada olduğu gibi, Irak’lı yetkililer ve Federe Kürdistan temsilcileri de; T. Erdoğan’ın; mühürü elinden alınmış bir sadrazam konumunda olduğunun bilincindedir... Bu yüzden;T.Erdoğan’ın; Bağdat’a yapacağı bu geziden kesin ve önemli sonuçlar beklemek anlamsızdır..
Çok geciktirldiği için;önem ve aktuelitesini kaybetmiş olan bu gezi, sadece Türk şövenizminin, komşuları arasında Federal bir devletin varlığına tahammül edebileceğini ve koalisyon güçleriyle (ABD) çatışmayı göze alamıyacağını teyit ettirecektir ...Bu da Türk devletinin; Irak'a, özelikle Kürdistan Federe Devletine karşı güttüğü sinsi planlarını, kısa bir süre için bile olsa, ertelenmesini sağlayabilir...
Buna karşılık olarak, Iraklılar; bağırıp, çağırarak kendilerini tedhit eden, topraklarına bomba yağdıran, Türkiye Cumhuriyetine, bir kaç varil petrol vererek, bir dönem sükünet içinde yaşayabilmenin hesabını yapacaklarsa, bunu kuralların dışında, bir istisna gibi değerlendirmek gerekir.....
30 Haziran 2008
Battal Aziz

0 Yorum: