İran, Medya Savunma Alanları’ndaki sivil yerleşim alanlarını bombaladı.

image Bombalamanın, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki’nin temaslarda bulunmak üzere Ankara’da olduğu bir süreçte gerçekleşmesi dikkat çekti. Saldırı, önceki gece yarısına doğru saat 22.00-23.00 sıralarında Xinere, Berkim, Kelmar, Kelmar, Sinin, Stêrokan, Lolan, Girde Şiwan ve Seroke alanlarına yönelik gerçekleşti. HPG kaynaklarının da doğruladığı bombalamada köylüler korunmak için mağaralara sığındı. İran ordusu, dün öğleden sonra da Kandil’deki Zergeya Ser, Zergeya Xwarê, Şinawe, Beste ve Erkeyan köylerini top atışına tuttu. İran saldırısının 2 saatten fazla sürdüğü belirtilirken, can ve mal kaybı olup olmadığı konusunda bilgi alınamadı.

Xinere ve Xakurke’de keşif uçuşları

Öte yandan Türk keşif uçaklarının son bir haftadır Medya Savunma Alanları’ndaki Xinere ve Xakurke bölgelerinde keşif uçuşları yaptığı öğrenildi. ANF/SİDEKAN

27 camide Roj TV hutbesi

image

Almanya’nın Roj TV’nin faaliyetlerini ülke genelinde yasaklaması Kürt camilerinde Cuma vaazların konusu oldu. Avrupa genelinde CİK’e bağlı olan 27 camide de Roj TV yasağına karşı vaazlar verildi ve hutbeler okundu. Köln’deki Xelil İbrahim camisinde Cuma namazını CİK Başkanı Melle Şafi kıldırdı. Kürtlerin yaşadığı cografyada tek dil ve tek dine zorlandığını belirten Mella Şafi, “Kürtlerin birlikte yaşadığı, Türk, Arap, Farslar bugün Kürtlere karşı uyguladıkları yasakları din adına yapıyorlarsa bunlar Müslüman değildir. Bunlar kafirdirler. Allah hiçbir zaman insanların renklerine, dillerine karşı yasaklamalar getirilmesini kabul etmez” dedi. Melle Şafi, hutbesinde Kürtlerin dili, sesi ve rengi olan Roj TV’ye getirilen yasağı kınayarak, yasağın bir an önce kaldırılmasını istedi. Melle Şafi, “Kendisine müslümanım, insanım diyen herkes bu yasağa karşı çıkmalıdır” dedi. “Avrupa’nın kendi siyaseti ve çıkarları doğrultusunda bugün Kürtler’i kurban etmesi, Hıristiyan dinine terstir” diyen Melle Şafi, “Biz Kürtler bugün Almanya’nın mültecileriyiz. Bize karşı bu yasaklar onların dinine ters düşer. Diyoruz ki; dilimize, kültürümüze karşı yasakları kaldırsınlar. Bizim dilimizi, rengimizi yansıtan Roj TV’yi yasaklamaları halkımıza yapılan bir zulümdür” diye konuştu.

Bu arada 26 Temmuz Cumartesi günü Dortmund şehir merkezinde bulunan kilisenin önünde aynı amaçla bir miting yapacakları bilgisini veren Melle Şafi, herkesi eyleme destek sunmaya çağırdı. ERDAL ALIÇPINAR/ KÖLN YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Ergenekon incileri

 milliyetci ulkucu zaman yenisafak ergenekon pkk

Ergenekon'u 'muhalefeti sindirme aracı' olarak kullanan AKP'ciler gerçekleri çarpıtmaya devam ediyor. AKP ve yandaşı medyanın, 'PKK-Ergenekon ilişkisi' yalanı açığa çıktı

Ergenekon operasyonuyla birlikte 'darbe karşıtı olduklarını' iddia ederek kaybettiği toplumsal desteği yeniden kazanmaya çalışan AKP ve yandaşı medya, Ergenekon'la ilgili gerçekleri gizlemeye ve çarpıtmaya devam ediyor. 'Ya benden yana olursunuz ya da Ergenekoncusunuz' dayatmasında bulunan AKP hükümetinin, operasyonu 'toplumsal muhalefeti sindirme aracı' haline getirdiği her geçen gün netleşiyor.

Gerçekler ortaya çıktı

Taraf Gazetesi'nin, Ergenekon'a ait 'çok gizli' ibareli Lobi belgesindeki 'Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon' kısmını sansürlemesinin ardından yeni bir skandal ortaya çıktı. AKP'nin yandaşı Yeni Şafak Gazetesi'nin 'Ergenekon'un kilit ismi' olarak yansıtılan Tuncay Güney'e dayandırdığı 'Ergenekon-PKK ilişkisi' bizzat Güney tarafından yalanlandı. Y. Şafak'ın psikolojik savaş yürüttüğü ortaya çıktı.image 

AKP'nin Ergenekon yalanları

Ergenekon operasyonuyla birlikte 'darbe karşıtı olduklarını' iddia ederek kaybettiği toplumsal desteği yeniden kazanmaya çalışan AKP ve yandaş medyası, Ergenekon'la ilgili gerçekleri gizlemeye ve çarpıtmaya devam ediyor. Ergenekon operasyonunu sadece 'hükümete yönelik saldırılarla' sınırlı tutan ve 'Ya benden yana olursunuz ya da Ergenekoncusunuz' dayatmasında bulunan AKP hükümetinin, operasyonu 'toplumsal muhalefeti sindirme aracı' haline getirdiği her geçen gün netleşiyor. İddianamede yer aldığı belirtilen 'Ergenekon'un sağcı, solcu, İslamcı birçok kesimden meydana geldiği' yönündeki iddiaların da bu yöndeki psikolojik savaşa hizmet ettiği belirtiliyor.

AKP hükümeti ve yandaşı medya, gerçekleri çarpıtmaya devam ediyor. Azadiya Welat ve Gündem gazetelerinin yaklaşık bir yıl önce manşetten verdiği Ergenekon'a ait 'çok gizli' ibareli Lobi belgesini yeni yayınlayan Taraf Gazetesi'nin, belgede yer alan 'Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon' kısmını sansürlemesinin ardından yeni bir skandal ortaya çıktı. AKP'nin 'tetikçi' gazetesi Yeni Şafak, bir skandala imza attı. Y. Şafak'ın önceki gün sürmanşetten duyurduğu ve 'Ergenekon'un kilit ismi' olarak yansıtılan Tuncay Güney'e dayandırılan 'Ergenekon istese PKK bir ayda biter' haberinin yalan olduğu ve gerçekleri çarpıtma amaçlı hazırlandığı açığa çıktı. PKK'nin Ergenekon'la ilişkisi olduğu ileri sürülen haber, önceki gün Kanal D'de yayınlanan 32. Gün programına Kanada'dan canlı yayınla bağlanan Tuncay Güney tarafından yalanlandı. Yeni Şafak Gazetesi'nin manşetten neredeyse tam sayfa verdiği 'Tuncay Güney Ropörtajı'nın gerçek olmadığı ortaya çıktı. Güney, Y. Şafak Gazetesi'nden Fikri Akyüz'ün yüzüne 'Yeni Şafak'la böyle bir röportaj yapmadığını, gazetede kendisiyle röportaj diye yazılan bilgilerin 7 yıl önce işkence altında alınan polis ifadeleri olduğunu, buna rağmen gazetenin bu belgeyi servis alarak röportaj gibi yayınladığını' söyledi. Güney, PKK'yle bir ilgisinin bulunmadığını, PKK-Ergenekon ilişkisine ilişkin bir iddiasının olmadığını vurguladı. image

Bu sözlerin karşılığında Fikri Akyüz ise sözkonusu 'ropörtajın' İstihbarat Şefi arkadaşları Şaban Arslan'ın bir 'toparlama haberi' olduğunu belirtti. Güney ayrıca Akyüz'e bazı belgeler gösterdi. Belgeler Y. Şafak antetiyle Güney'in e-mail ve msn adreslerine gönderilmiş şu anda cezaevinde bulunan iki emekli paşanın ve Doğu Perinçek'in polis ifadeleriydi. Bu belgelerin Y. Şafak tarafından çarçabuk nasıl ele geçirilip, Güney'e hangi amaçla servis edildiği ise merak ediliyor. Öte yandan Güney çarpıcı bir iddiada daha bulundu. Güney, 'Susurluk ne olduysa Ergenekon da böyle olacak. Su yatağına akar. Benim gözlemlerime göre bu olay kapanmıştır' dedi. Kanada'da yaşayan Güney ayrıca, Emniyet Müdürü ve polislerden oluşan grupla emekli generallerin başını çektiği Ergenekon grubunun kendisinin dışarıya çıkmasını istediğini ve bunun için de yardımcı olduklarını söyledi. 

Muvazzaflar yargılanacak mı?

İşçi Partisi Doğu Perinçek'in gözaltına alındığı operasyonda İP bilgisayarında çıkan Ergenekon belgesinin MİT tarafından üç yıl önce hazırlanmış ve asker kökenli illegal bir oluşumu deşifre eden rapor olduğu belirtiliyor. Akşam Gazetesi'nin haberine göre, Ergenekon soruşturması görevdeki subaylara kadar da uzanmış oldu. Bu gelişmeyle ilk kez darbe iddiaları askeri soruşturma konusu haline geldi. Örgütlenmenin MİT'in üç yıl önce Hava Kuvvetleri'nde 6'sı Kurmay Albay 20'den fazla subay, askeri öğrenci ve sivil memurun içerisinde yer aldığı bir illegal örgütlenme olduğuna dair hazırladığı raporun Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert'e gönderilmesiyle deşifre edildiği belirtiliyor. Habere göre, 'çok gizli ve kontrollü' damgasıyla Genelkurmay'a gönderilen rapor, Genelkurmay tarafından, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert'e iletildi. Cömert, belgeyi askeri istihbarata havale etti. Ancak, bu yazışmalar devam ederken belge önce Harp Akademileri'nde bir yarbayın bilgisayarından çıktı. Sonra da Ergenekon operasyonu sırasında İşçi Partisi'nin bilgisayarında bulundu. İddiaya göre, Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz, muvazzaflarla ilgili olduğu için belgeyi iddianameye almadı, Genelkurmay'a gönderdi. Bunun üzerine Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı, çift yönlü araştırma başlattı. Araştırmanın belgenin nasıl sızdığını ve içeriğinin doğru olup olmadığını kapsadığı iddia ediliyor. Bu kapsamda Cömert'in ve emekli istihbarat görevlilerinin bilgisine başvurulacak. Gerektiği takdirde, bilgi verebileceğini söyleyen Genelkurmay eski Başkanı Hilmi Özkök'ün de ifadesine başvurulabilir. ALTERNATİF

BAŞKAN BARZANİ İLE CROCKER, SON SİYASİ GELİŞMELERİ DEĞERLENDİRDİ..

image

PNA-Çeşitli temaslarda bulunmak üzere bugün Kürdistan Bölgesi başkent Hewler’in Seladdin kasabasına gelen ABD’nin federal Irak büyükelçisi Ryan Crocker ve beraberindeki üstdüzey heyet Kürdistan Bölge başkanı Mesut Barzani tarafından kabul edildi.Görüşmede federal Irak ve Kürdistan bölgesindeki son siyasi gelişmeler masaya yatırıldı.

Kürdistan Bölge başbakanı Neçirvan Barzani , Başkan Barzani’nin Bağdat özel temsilcisi  Dr. Nur Şawes , Güvenlik Ajansı başkanı Mesrur Barzani , Başkanlık divanı başkanı Dr. Fuat Hüseyin , İçişlerinden sorumlu bakan Kerim Şıngali  ve Dışişlerinden sorumlu Felah Mustafa’nın da  hazır bulunduğu görüşmede 140.maddenin uygulanması , Petrol yasası , yerel seçimler yasası ve federal Irak ile ABD arasında imzalanması beklenen güvenlik anlaşması gibi ülkenin son siyasi sürecini meşgul eden  en önemli konular detaylarıyla ele alındı.

Kürdistan Bölge hükümeti ile merkezi Bağdat hükümeti arasında askıda kalan 140.maddenin uygulanması , petrol yasası gibi sorunların birönce çözüme kavuşturulması gerektiğinin önemine vurgu yapıldığı görüşmede ülkede yerel seçimler yasasının da bütün tarafların üzerinde uzlaşmaya varacağı bir çözüm mekanizmasının belirlenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Federal Irak ile ABD arasında imzalanması beklenen güvenlik anlaşmasının detaylarına inildiği  görüşmede  her iki taraf da söz konusu güvenlik anlaşmasının imzalanmasının iki ülkenin çıkarına olacağına vurgu yaptı.

Federal Irak’ta siyasi sürecin gelişmesi yönünde başkan Barzani’nin aldığı büyük rolün önemine değinen büyükelçi Crocker , ülkede askıda kalan sorunların biran önce çözüme kavuşmasını ümit ederek özellikle Kürdistan ile ABD müttefikliğinin önemine dikkat çekti.

Mitannilere ait tablet bulundu

image

Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde bulunan Hırbinmerdan Höyüğü'nde yapılan kazılarda Kürtlerin atası olarak bilinen Hurrilerin bir kolu olan Mitannilere ait ilk kez yazılı bir tablet bulundu. Hırbinmerdan'da çalışan İtalyan kazı ekibinin başkanı Catania Üniversitesi'nden Nicola Laineri, kazı yaptıkları alanın milattan önce 2 bin 200 ile bin 600 yılları arasına tarihlenen Orta ve Geç Tunç dönemine ait bir yerleşim olduğunu bildirdi.image

Yerleşimde çok iyi korunmuş Orta Tunç dönemi yapıları bulunduğunu ve şimdiye kadar Mitanni dönemine ait bir tablet ile Suriye kültürü olan kahverengi ve kırmızı renkteki çok sayıda çanak çömlek bulduklarını belirten Laineri, 'Kırmızı kahverengi olarak işlenen çanak çömlekler, bize bu bölgenin kuzey Suriye ile ticaret halinde olduğunun işaretlerini veriyor. Sadece burada görülen bu teknik, boyama ile değil, objelerin fırınlarda farklı ısıya maruz bırakılmasıyla oluşturulmuş. Az ısı verilen parçalar kahverengi diğerleri kırmızı renk alıyor' dedi. Laineri, şimdiye kadar yaklaşık bin metrekarelik alanı gün yüzüne çıkardıklarını ve saray olduğunu düşündükleri bir yapı, çok sayıda çalışma atölyesi ile tapınak ve dinsel seremonilerin yapıldığını düşündükleri bir meydan bulduklarını ifade etti. Laineri, 'Orta Tunç dönemine ait bu bölgede, belki de en iyi durumda olan bir binayı ortaya çıkarmaya başladık. imageKazdığımız alanda çok sayıda atölye var. Bunların bir tarafında ise tapınak ve meydan bulduk' diye konuştu. Buldukları eserler arasında en dikkat çekici parçaların ise 25-30 santimetre ebatlarındaki kenarları süslenmiş, ortasında kadın ya da erkek figürü ile ön kısmında dışarı çıkıntı yapan küçük bir çanağın bulunduğu rölyefler olduğunu kaydeden Laineri, bunların şimdiye kadar sadece Irak'ta bir adet bulunduğunu ve bölgede çok sayıda Orta Tunç yerleşimi olmasına rağmen ilk kez Hırbinmerdan'da ortaya çıktığına dikkat çekti. Kazı ekibi başkanı Nicola Laineri, şöyle dedi: '25-30 santimetre boyutunda, etrafı boya ve çeşitli dekorasyonla süslü, ortasında çoğunlukla çıplak kadın figürü bulunan bu rölyeflerden 4 tane bulduk. Ayaklarında halhal olan çıplak kadın figürünü duruşuyla İştar ile ilişkilendiriyoruz. Ön kısmında işlevsel olmayan küçük çanağa su ya da şarap konularak tanrı ya da tanrıçaya sunulduğu anlaşılıyor. Bunlardan 4 tane bulduk. Meydan dediğimiz alanda bunların yanı sıra üzerinde çok sayıda geyik motifi olan eşyalar bulduk. Bunlar dinsel ritüeller için kullanılmış olmalı.' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ısrarla yapacağız dediği Ilısu Barajı inşaatının başlaması halinde ise Hasankeyf'in yanısıra bütün bu tarihi eserlerin bulunduğu bölge sular altında kalacak. DİYARBAKIR

TALABANİ İNGİLTERE BAŞBAKANI BROWN’U KABUL ETTTİ

image
PNA-Irak’ın başkenti Bağdat’a sürpriz bir ziyarette bulunan İngiltere Başbakanı Gordon Brown, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile bir araya geldi.

Görüşme, bugün, Devlet Başkanlığı sarayından yapıldı.

Talabani ve Brown arasında yapılan görüşmede Irak’taki son siyasi gelişmeler ve iki ülke arasındaki ilişkiler ele alındı.

Brown, bugün ayrıca, Irak Başbakanı Nuri el- Maliki ve çok sayıda Irak’lı üst düzey yetkili ile de bir araya gelmişti.

DTP KONGRESİ YARIN…

dtp kongre

PNA-Demokratik Toplum Partisi, 2. Büyük Olağan Kongresi'ni yarın yapıyor. Kongrede, Mardin Milletvekili Ahmet Türk'ün genel başkanlığı seçilmesi bekleniyor.

Yarın yapılması beklenen kongreye 916 delege katılacak.

Kongrede Genel Başkan ve Parti Meclisi ile Merkez Disiplin Kurulu üyeleri seçilecek. Kongre öncesi 12-13 Temmuz tarihlerinde Diyarbakır'da, Kongreye Hazırlık Konferansı düzenlenmiş ve konferansta Genel Başkanlık için Mardin Milletvekili Ahmet Türk'ün ismi belirlenmişti.

Almanya Polisi: Turistler için tüm Türkiye tehlikeli

Pippa231 Mart 2008’te Gebze'de ölü bulunan İtalyan Giusseppina Pasqualino di Marineo…

ANF BERLİN-Almanya Kriminal Dairesi (BKA), Dışişleri Bakanlığı'ndan tüm Türkiye’nin Alman turistler için tehlikeli bölge ilan edilmesini istedi. BKA, Roj TV’yi yasaklaması nedeniyle İçişleri Bakanına yönelik saldırı olasılığı tehlikesinin arttığı iddiasında bulundu.HBEMyDFL_Pxgen_r_220xA

Almanya Focus dergisinin ele geçirdiği 9 Temmuz tarihli, BKA Başkanı Klaus Wittling imzalı bilgi notunda Türkiye’ye giden Alman turistlere yönelik acil uyarının genişletilmesi istendi.

Wittling, Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 3 Alman turistin HPG gerillaları tarafından rehin alınması ardından Kürt illeri için geçerli olan acil uyarının yetersiz olduğunu belirterek Bakanlığı, acil uyarıyı tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde genişletmeye çağırdı.

BKA Başkanı, İçişleri Bakanı Wolfgang Schäuble’nin Kürt medyası tarafından Roj TV’yi kapatmakla sorumlu tutulmasının kendisine yönelik saldırı olasılığı tehlikesini arttırdığını ileri sürdü.HBXsHpkL_Pxgen_r_220xA

Focus dergisi başkent Berlin’deki İçişleri Bakanlığı'nın yanısıra ‘‘PKK kurumlarına yönelik çok sayıda operasyonu yöneten Wuppertal ve Köln polis müdürlerinin de tehdit edilmiş olarak kabul edildiğini’’ belirtti.

Almanya’nın yüksek tirajlı dergisi Der Spiegel de geçtiğimiz hafta yayınladığı bir haberinde Almanya Kriminal Polisi BKA’nın HPG'nin rehin alma olayından önce alıkoyma veya saldırı olabileceği yönünde uyarıda bulunduğu ifade edilimişti. Der Spiegel’e göre BKA bu bilgileri bir çok ülkenin İçişleri Bakanlığı’na göndermişti.