Güneydoğu Asya, Ortadoğu ve Afrika'dan Avrupa'ya gitmek üzere binbir türlü zorlukla yola çıkan mültecilere yönelik Türkiye'deki insanlık dışı uygulamalar artıyor. 24 Nisan'da Dicle Nehri'ni yüzerek Türkiye'yi terketmeye zorlanan 4 mültecinin boğularak ölmesine yol açan polis, bu kez de Kırklareli Gaziosmanpaşa Mülteci Barındırma Merkezi'nde gaz bombaları ve coplarla mültecilere saldırdı. Saldırı sonucu 1 mülteci yaşamını yitirdi, 2 mülteci de yaralandı.
Bir mülteci daha polis kurbanı Bundan bir süre önce Dicle Nehri'nde 4 mültecinin ölümüyle gündeme gelen polisi bu kez Kırklareli Gaziosmanpaşa Mülteci Barındırma Merkezi'nde bir mültecinin öldürülmesiyle gündeme geldi. Barındırma merkezinde meydana gelen bir olayda polisin silah kullanması sonucu bir mülteci yaşamını yitirdi, çok sayıda mülteci de yaralandı.
Uzun süredir polisten şikayetçi olan Kırklareli Mülteci Barındırma Merkezi'nde baskılar ve yaşam koşullarının dayanılmaz boyutlara varması mültecileri isyan ettirdi. Gaziosmanpaşa'daki kampta kalan mülteciler ile polis arasında arbede çıktı. Polisin gözyaşartıcı bomba ve silahlarla müdahelede bulunduğu olayda 1 mülteci öldü, 4 mülteci de yaralandı. Aralarında Filistin, Irak, İran, Somali gibi Ortadoğu ülkelerinden gelen 174 kişinin barındığı Gaziosmanpaşa Mülteci Kampı'nda saat önceki gece saat 01.00 sıralarında olay çıktı. Polisin, bazı mültecileri sınırdışı etmesi üzerine olayın başladığı belirtilirken, mülteciler olayları polisin başlattığını savunuyor. Kampa operasyon düzenleyen polisler, çok sayıda gaz bombası atarken içeriden yardım çığlıkları duyuldu. Polisin saldırısı üzerine 1 mülteci ölürken, 2 kişi de yaralandı. 2 kadın mülteci de korku ve panik nedeniyle bir süre fenalık geçirdi. Kadınlar ile çocukların da bulunduğu bulunduğu kampta olayların büyümesi üzerine çok sayıda polis bölgeye sevkedilirken, jandarmadan da destek istendi. Kamp çevresi güvenlik güçlerinde çevrilirken, bölgeye itfaiye ve ambulanslar da çağrıldı. Bu arada kampa giren ambulans polisin saldırıs sonucu ölen 1 mültecinin cesedi ile yarılı bir mülteciyi Kırıklareli Devlet Hastanesi'ne götürdü. Gece 03.00 sıralarında sona eren olayların ardından polisin kampta olağanüstü güvenlik önlemleri alırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
4 mülteci ölüme gönderildi
Türkiye'de mültecilerle polis arasında yaşan olaylar ilk değil. 24 Nisan'da da 4 mülteci polis tarafından Dicle Nehri'ni yüzerek Türkiye'yi terketmeye zorlanınca boğularak ölmüşlerdi. Polis 24 Nisan'da Habur Sınır Kapısı yakınlarında aralarında Irak, Suriye ve İranlıların bulunduğu 60 kişiyi Irak'a sınırdışı etmeye çalıştı. Iraklı yetkililer, 42 Iraklının girişine izin verdi. Ancak 18 İran ve Suriye yurttaşının sınırdan geçmesini engelledi. Bunun üzerine Türkiye polisi, 18 sığınmacıyı alarak Türkiye ve Irak'ı birbirinden ayıran nehire götürdü ve bu kişileri nehirden yüzerek geçmeye zorladı. 4 kişi nehrin sularına kapılarak öldü. Ölenlerden üçünün Suriyeli olduğu açıklandı. Mültecilerin bu şekilde sınırdışı edilmesini kınayan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, mültecilerin ölümünden Türkiye'yi sorumlu buldu ve Türkiye'den açıklama istedi. Ancak şu ana kadar Türkiye'den bu konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Gundemonline.com




Raporda Türk halkının, kasımda ABD'de yapılacak seçimden sonra iktidara gelecek yeni başkana da fazla güven duymayacağı ortaya çıktı.Türkiye'de, Demokrat Parti'nin başkan adayı Barack Obama'ya güvenenlerin oranı yüzde 20, güvenmeyenlerin oranı yüzde 62 oldu. Türklerin yine sadece yüzde 5'i Cumhuriyetçi aday John McCain'e güven duyduğunu belirtirken, yüzde 71'lik bir çoğunluk aksi görüş bildirdi.Türklerin yüzde 29'u yeni ABD başkanının yönetiminde Amerikan dış politikasının iyi yönde ilerleyeceği, yüzde 43'ü pek değişmeyeceği, yüzde 13'ü ise daha da kötüleşeceği görüşünü dile getirdi.






PNA-Federal Irak Parlamento Başkan Yardımcısı Arif Tayfur, Türkiye'nin Özel temsilcisini Murat Özçelik yolu ile Irak'ın içişlerine müdahale ettiğini söyledi.Tayfur Türk temsilci Özçelik'in Iraklı siyasi gruplarla görüşmelerinde Kürt halkının taleplerine açıkça karşı çıktığını dikkat çekti.
Tayfur açıklamasında, Türk temsilci Özçelik'inin Iraklı siyasi gruplarla gerçekleştirdiği bütün görüşme ve müzakerelerinde Kürt halkının istekleri ve özellikle Irak daimi anayasasında bulunan 140.maddenın kapsadığı bölgelerin Kürdistan Bölgesi'ne bağlanmasının önüne geçmek istediğini belirtti. Tayfur,ayrıca Türk temsilci Özçelik'in Irak karşısında ''samimi'' olmadığını söyledi.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitiren Abdulvahap Baytimuş'tan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı mikrobunun 2 pratisyen hekim, bir kadın ile Baytimuş'un 5 yakınına bulaştığı ileri sürüldü. Hekimlerden alınan kan örnekleri Ankara'ya gönderilirken, ismi açıklanmayan kadın ile Baytimuş'un yakınları özel odalarda tedavi altına alındı.

Bingöl'de kene ısırığı nedeniyle Kırım Kongo Kanamalı Ateşli (KKKA) hastalığına yakalanan Abdulvahap Baytimuş'un tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gaestroentropatoloji Servisi'nde tedavi görürken, yeterli önlem alınmadığı için virüsün bir kadına bulaştığı iddia edildi. Baytimuş hastaneye getirildikten bir gün sonra virüsün ismi açıklanmayan bulaştığı, kadında kusma ve yüksek ateş oluştuğu bildirildi. Bunun üzerinde kadının özel bir odaya alınarak burada tedavi altına aldığı bildirilirken, konuya ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen 3 müfettişin bugün hastanede incelemelerde bulunduğu öğrenildi.


